On Aralık Hain Hareketi ve E.İMAMOĞLU/ A.GÜL İLİŞKİSİ !

10 Aralık Hain Hareketi ve E.İMAMOĞLU/A.GÜL İLİŞKİSİ

 

  “14-15 Ekim 2005’de İstanbul Dedeman Otelde  toplandı ve CHP içinde Sosyaldemokrat bir rejim oluşturulmasının ilk adımı atılmış oldu. Bilindiği gibi, 10 Aralık 1948’de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin kabul edildiği gündür. Ve aynı zamanda da İnsan Hakları Günü‘dür. Dolayısıyla bu önemli günlere atfen bu hareketin adını öyle koymuşlar!! Çok komik.

Bu hareketle; Prof. DR. Burhan Şenatalar, İlhan Tekeli  Prof.Dr.Fuat Keyman, Prof. Dr. İbrahim Kabaoğlu’ gibi  ittihatcı dandiklerin de  aralarında olduğu çok sayıda bilim adamı, sanatçı, ve sendikacıların, sosyaldemokratların, demokratik solcuların, özgürlükçü sosyalistlerin,  siyasetçiler ve ÖDP, DSP, SHP gibi siyasi partilerin katlımı ve birleşmesi ile oluşturulacak partileşmeye gidileceğinin ve dolayısıyla Avrupa endeksli bir sosyaldemokrat parti kurularak iktidara gelineceğinin hesapları yapılıyordu.

Hatta Mehmet Bekaroğlu ve Mason Ertuğrul Günay’ın “Yeni Siyasal Girişim Hareketi” de oluşuma sıcak bakıyordu ama Ertuğrul Günay’a AKP’den vekillik teklifi gelince işler yattı ve harekete katılamadılar.

2005-2010 arası süreçte bu hareket çalışmalarını olanca hızıyla sürdürdüler ve partileşme sürecini tamamlamışlardı ki;  Devlet içindeki çetenin bir kaset komplosu ile Deniz Baykal’ın CHP Genel Başkanlığından istifası sağlandı.

10 ARALIK HAREKETİ ÖNCE KILIÇDAROĞLU’NA YOL AÇTI VE  PARTİ TÜZÜGÜNÜ DEĞİŞTİRDİ…DELEGEDE BU GELİŞMEYİ  AVAL AVAL SEYRETTİ.

26. 02. 2012 Tarihinde Genel Başkan K.K; bir Tüzük değişikliği yapar. Aşağıda koyu renkle gösterilen sonradan Tüzüğün 3. Maddesine ilave ettiği gri ve esnek tümceleri şimdi bir bir inceleyelim. Tüzüğün 2018 evlere şenlik versiyonu aşağıda:

 MADDE (3)   Cumhuriyet Halk Partisi, "programındaki anlamlarıyla" Atatürkçülüğün “Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik” ilkelerine bağlıdır. (4) Cumhuriyet Halk Partisi, başta Kurtuluş Savaşımız olmak üzere Aydınlanma ideallerini, emek mücadelelerini, "sosyal demokrasinin" özgürlük, eşitlik ve dayanışma ilkelerini benimseyen çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir. 

1.     “programlarındaki anlamlarıyla”  6 oka bağlı bir parti diyor. Yersen! Parti seçim bildirgeleri ve programlarında 6 okun anlamını sayısız kez “sosyal demokrasi” maskesi altında değiştiren KK değil mi? 

2.   “Sosyal demokrasi” doktrininin ilkelerini benimsiyormuş parti. Yok yaaa… Neymiş onlar KK?

Atatürk döneminde de; sosyal demokrat/ federasyoncu mandacılar vardı. ATATÜRK, özellikle bu “sosyal demokrasi” denen pek bir afili ancak ” kuruluş felsefesinin kurdu” olarak gördüğü bu Alman düşünce ekolünü partiye sokmadı… Yanına yaklaştırmadı. Neden acaba?

3.     Parti “demokratik sol” bir partiymiş?

Bir yol ayrımı: “SOSYALDEMOKRASİ”! VE KEMALİZM:

KK, ne bulduysan içine eklemişin de eklemişsin… Neredeyse ideolojiler toplama kampına dönmüş tüzük maddesi.

Sosyal demokrasi öncelikle “sol” bir ideoloji değildir. Kemalizm’i de; salt bir ”sol” veya liberal ideolojiye indirgemekte olası değil.

Yani birbiri ile çelişkili üç kavramı aynı paragraf içerisinde geçirerek aslında “KEMALİZM” ideolojisi kavramını ve orijinal içeriğini bir illüzyonla buharlaştırmış ve tahrip etmiş… Partiyi kimliksizleştirmiş.

Haaa birde… Partiyi, “Parlamenter sisteme” bağlı görmeyerek de;  belki ileride Başkanlık sistemine geçiş yapılacağını önceden sezen KK, bu ayrıntıyı da es geçmiş…!

Amerkan-İsveç merkezli Silkron Enstitüsü bir rapor hazırlamış 2008’de. Raporun “Türkiye: laik ve üniter bir gelecek” bölümünde, Deniz Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun geleceği belirtilmekte!  Bu Enstitü,Johns Hopkins Üniversitesi’ne bağlı. Bu Üniversite de Amerikan Derin Devleti!ne bağlı!.. Dolayısıyla bu 10 Aralık Hareketi  partileşme çalışmalarından vazgeçti. Ve CHP içinde yuvalandılar. 2011 seçimlerinden sonra Şenatalar;  “… CHP’de başlayan değişimle birlikte 10 Aralık Hareketi içinde önemli sayıda arkadaşımız, CHP içinde siyaset yapmamız daha gerçekçi olduğunu savundular ve 10 Aralık Hareketini kapatma kararını aldı.” açıklamasını yaptı.

            Şimdi bu 10 Aralık hareketinin içinde olan ve destekleyenlerin, ülkenin rejimine, kurcu felsefesine, devrimcilerine karşı eylem ve söylemlerin birkaçını aktarmalıyım:

 Prof. Dr. Burhan şenatalar mesela: CHP’nin 2012 kurultayında, Bilim Yönetm Kültür Platfomu listesinden PM’sine girdi, son kurultayda da 900’e yakın oy alarak tekrar  CHP içinde sosyal demokrasiyi savunan Ercan Karakaş ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin 10 Aralık hareketi’ne kazandırdığı Oğuz Kaan Salıcı; “… CHP sosyal demokrat bir parti değildir, sosyal demokrasinin önünde en büyük engeldir ve kapatılmalıdır.” diye basın açıklaması yapmıştı. Sonra CHP İstanbul il yönetimine girdi, Canan Hanım’la aynı yönetimde çalıştı, il başkanı oldu. Şimdi CHP’de örgütten sorumlu genel başkan yardımcısı. Önümüzdeki genel seçimlerde de Sn.Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna oturtulacağı söylentiler arasında!..

Kılıçdaroğlu  mevcut il başkanına aday olma dedi.. Cemal Canpolat adaylıkta ısrar etti. Kılıçdaroğlu 10 Aralıkçılarla ilişkileri iyi olan Erdoğan Toprak’ı görevlendirdi. Toprak, yanına Beylikdüzü Belediye Başkanını  Ekrem İmamoğlu (!) ve başka belediye başkanlarını, vede eski il başkanını da alarak İstanbul il kongresine müdahale etti. Atatürk’ün askerleri değiliz… Demirtaş’la aynı karede olmaktan hiçbir rahatsızlık duymuyorum, buradan Demirtaş’a selam gönderiyorum… Ermeni soykırımı yapılmıştır, vb. diyen Canan Kaftancıoğlu, şimdi taşıma üyelerin oyu ile  ile  İstanbul İl Başkanı!..

 Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Cizre’de, Nusaybin’de, Silopi’de ve daha çok yerde sokağa çıkma yasağı uyuyarak fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, işkence ve kötü muameleye tabi tutulmaktadır. Anayasaya ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir. …Devletin başta Kürt halkı olnak üzere tüm bölge halklarına uyguladığı sürgün politikalarının durdurulması, … zararları ödenmesi, sorumlularının cezalandırılmasını… talep ederiz şeklinde kamuoyuna açıklanan, “Bu suça ortak olmayız” bildirisinde imzası olan 10 Aralık’çı İbrahim Ö. Kabaoğlu, şimdi CHP milletvekili.

Bugün geldiğimiz noktada 10 aralı ekibi Cumhuritet Halk Partsi’ni egemenliği altına almış durumdadır. Patimizde Atatürk düşüncesini savunan ulus devleti, ülke bütünlüğünü , bağımsızlığı, üniter yapıyı, kemalist ideolojiyi savunanlar tasfiye edilmiş, yerine özerklikten  yana olan ve bir kısım saydıklarımızın tam tersi olan batı endeksli  ithal Sosyaldemokrasi’ye  tam bağımlılığı savunanlar getirildi!..

Ekrem İmamoglu’nun Misyonu nedir? Herşey kime güzel olacak lan  Ekrem..?!

Ekrem İmamoğlu’da bir 10 ARALIK çocuğudur. Bakmayın onun siz sevimli arkasında Atatürk resimleriyle çektirdiği pozlara.Atatürk’ü bir özne olarak seviyormuş gibi yapan ama ideoloji olarak Kemalizm karşıtı bir karşı devrimci oppportunist ve oldukça pragmatist, kadrolu bir  10 aralık çetesi görevlisidir.

Şapkadan Tavşan çıkardılar millete havuç gözterip İstanbul belediyesini aldık deyip bı arada Koskoca CHP’yi sıfırladılar. Seçmen’e alkış tutturdular. Birde, Utanmadan kendilerinin ATATÜRKÇÜ OLDUKLARINI SÖYLEYEREK seçmenden oy istediler…Takiye yaptılar.

SİYASET EKOLOJİSİNE MÜDAHALE …

Bu hain hareketin bağlı bulunduğu dış güçler dairesinin amacı şudur:

1.  Hamamönü üçlü çakallar çetesine parti kurdurmak ve Yeni CHP’yi bu yeni kurulacak parti ile kanka yapmak.

 

2.  Erdoğan’a ihanet ettirip kendisini rahmetli Erbakan pozisyonuna düşürüp siyaset sahnesinden silmek.AKP’yi tabela partisi haline getirmek.

 

 

3.  MHP’yi çevresinde ittifak yapacak tek parti bırakmayacak şekilde yüzde 10 barajının altına sokarak parlamento dışına itmek.

 

4.  Ekrem İmamoğlu’nu, Hamamönü cemaatçilerinin kurduğu yeni parti ile beraber Cumhurbaşkanı  ortak adayı olarak göstermek. CHP yeni Genel başkanını ise yine 10 Aralık torbasından kura ile çekerek o makama  tavşanlardan birini getirmek.

 

 

5.  İyi partiden aldıkları transferler ile partiyi bölmek ve diğer yarısını MHP’ye muhtaç eder hale getirmek.

 

6.  YCHP’yi başkanlık sisteminin bir bacağı yapmak ve Türkiye’de federatif yapılanmanın önünü açmak.

Hesap edemedikleri ve tek çekindikleri şey yani sessiz güç ise; Türkiye gerçek Kemalistleri ve Seçmen davranışı.

 

SONUÇ

Agatha’nın şark ekspresinde cinayet romanı gibi 10 tane birbirleriyle bağlantılı  10 aralık  mason çetesi üyelerini bir trene bindirmişler ve trende Kemalist ideoloji arkasından bıçaklanacak.Hesap bu…?  Bakalım kaç kişi bu trenin camından atılacak. Çünkü trende bizler de olacağız.

Aziz önder Atatürk dönemi sonrasında, CHP içinde ve çevresinde türeyen Federasyon-cu  İttihat Terakki uzantıları ile (nesilden nesile) Kemalizm’i; putlaştırmaya çalıştıkları “sosyal demokrasi” söylencesi   ile ikame  etme dayatmasını dış merkezli ve gayri milli politikalar eliyle sürdüre  gelmişlerdir.

Bizzat şapkadan çıkardıkları görevli Kuvvacı damar ve gelenekten uzak tavşan politikacılar eliyle; CHP yönetimi işgal edilmiş ve bir  “başkalaştırma”  yöntemi ile son dönemde de kapsamlı olarak Parti formatlanmaya çalışılmaktadır.

Başarılı olamadılar…

Olamayacaklar..!!

Çünkü Kemalist ideoloji ve Kuvvacılar halen daha dimdik ayakta… !!

Yakında düğünümüz var bekleriz….

Tahir Çalgüner

Gazeteci Yazar.