DÜŞ SATICISI

Altında bisikleti, bisikletinin arkasında içinde malzemeleri öyle ki soğuk ve yağmur geçirmez bir uyku tulumu bile bulunan kutusu, saçları ağarmış, altmış yaşlarında bir adam köy köy dolaşır düş satıcılığı yapardı, geçimini düş satmakla sağlardı. Yapardı, ancak artık yapamıyor; işte bu öyküde bunun öyküsünü bulacaksınız.

 

Yalnızca köylere giderdi ve bisikletini köyün kahvesinin(kahvehanesinin) önüne dayar, selamlaşıp(merhabalaşıp), kendini tanıtıp hal hatır sorduktan ve bu sırada birkaç bardak da çay içtikten sonra köyün meydanına gider, mevsim yaz ise köyün meydanında büyük bir ağaç varsa ağaçın(ağacın) gölgesi altına, yoksa malzeme çantasındaki malzemelerden bir tentenenin altına, iş tezgahını kurar ve tezgahına büyük harflerle ve her renkten harflerle yazılı şu dörtlük yazılı naylon bırandayı(brandayı) asardı, yine büyük ve renkli harflerle beyaz bir naylon bıranda üzerine yazılı 'DÜŞ SATICISI' yazısını astıktan sonra:

'İnsan ayakları ile değil düşleri ile gittiği kadar gider

Hayatı ayakta tutan her insandan kırıntı kırıntı düşler

Bugün de buraya geldi bu düş satıcısı

Senin karnın toksa üçbeş at da karnını doyursun bu düş bakıcısı'.

 

Ve yeterli kalabalık toplanınca dünyaca ünlü güzel ve doğru sözlerden ve dünyaca ünlü şiirlerden bir demet sunmaya başlardı, tiyatrosal beden, yüz ve ses hareketleri yapıp; söyleyenlerinin, yazanlarının isimlerini de söyleyip.

 

Sesi çok güzeldi tıpkı yüzü gibi; ve çok kibar, çok nazik, çok sevimli, çok sevecen biri idi; öyle olmasa zaten bu iş de olmazdı. Düş sattığını söylediğinde önce hep gülerlerdi ona.

 

Söylediği güzel ve doğru sözler ve güzel şiirler ile; kendilerini, hayatlarını, günlerini, yıllarını, varlıklarını yalnızca bağa bahçeye, tarlaya çifte çubuğa, işe, çalışmaya adamış insanların önce kulaklarında sonra ruhlarında duygu, sevinç, mutluluk dolu tuhaf bir dünya yaratıyordu, o güne yabancı oldukları, bilmedikleri, anlamadıkları, tanımadıkları, yabancısı oldukları.

 

Sonra böyle birgün, gittiği bir köyde bir genç kıza aşık oldu. Oysa kendisi yaşını başını almış idi, saçları bile ağarmışdı(ağarmıştı). Genç kız ise yirmisinde falandı. Düş satıcısı genliğinde, karışılıksız kalmış ve hayatında yaşadığı tek aşktan sonra ilk kez aynı duyguları yaşıyordu.

 

İnsanlara düş satan düş satıcısı o andan başlayıp gerçekte kendisinin düşlerden yoksun olduğunu gördü. İnsanlara düş satıyordu ancak tuhaf ki kendisinin düşü yoktu ve o düşü de ona o güzel ve genç kız vermişti. Düş satanların bile düşlere gereksinimi oluyordu demek. bunu çok geç anlamıştı. İkinci bir olanaksız aşk ile karşı karşıya idi düş satıcısı. Yine ilk olanaksız aşkındaki gibi büyük acılar, derin sancılar. O zamanlar gençdi(gençti), şimdi ise durum daha da olanaksız idi çünkü yaşını başını almıştı.

 

İnsanı nasıl düşler ayakta tutarsa, düşler de öldürür.

 

Düş satıcısı o genç kızı gördükten sonraki hergün daha da büyüyen, çoğalan bir acıya, sancıya, yalnızlığa, olanaksızlığa düştü. Ayakları artık bisikletinin pedallarını çevirmekte bile yetersiz kalıyordu; bedeninin tüm gücünü ruhu, ruhunun tüm gücünü o genç kız alıp kendine sürüklüyordu.

 

Birkaç hafta sonra düş satıcısının bisikletini kendisi ile bir uçurumun dibinde buldular. bisikletini uçurumun başında bırakmak istemişdi(istemişti) önce ancak sonra bisikleti ona boyunu(boynu) bükük bakınca, ona kıyamamışdı(kıyamamıştı) ona kıymamayı seçip.

 

Kuşkusuz ki düşleri olanların da düşleri olmayabilir. Düşleri olmayanların ise düşleri hiç yoktur. Düşlerimiz bazan içimizde değil dışımızdadır, şimdi de değil gelecektedir; bazan bizde değil başkalarındadır. İnsan bazan birşeyi yitirdiğinde, bazan da yitirdiği birşeyi bulduğunda ölür.

 

(Düş satıcısı adlı öykümden kısaltılmıştır).

 

 

Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 25.4.16/09.16

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
HELAL GIDA YİYİP İÇİN AHLAKDIŞI ÜNLÜLERİ SEVMEK Felsefe 16.07.2019
BRAHMANCILIK VE İSLAMİYET Felsefe 15.07.2019
YAHUDİLİK İNSANLIK SUÇU OLARAK YASAKLANMALIDIR Felsefe 14.07.2019
SARIŞINLAR APTAL OLUR'UN GENELLEŞMESİ DURUMU Felsefe 13.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
zaman nedir? Ben bilemedim Edebiyat 01.06.2019
........... ? ! Edebiyat 21.05.2019
Bir Garip Günlük gibi "Ömürlük" Edebiyat 15.04.2019
Parçalarım Eksikti Edebiyat 10.04.2019
Hüzün Edebiyat 07.04.2019