ORUÇ TUTULMAZ ORUÇ BOZULMAZ

Savım ki Müslümanlar genelde dini, özelde ise İslamiyet dini inançını(inancını) doğru ve iyi bilmiyorlar. Bunun en somut kanıtı; eğer bilselerdi; son on yıldır İslam dünyasından terör örgütleri, savaşlar, terörler değil; düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler, barış, huzur, güven, bilimsel buluşlar, teknolojik buluşlar fışkırırdı dünyaya.

 

Dini bilmek dini tanımlayan Din hadisileri’bi bilmek demektir.

 

Müslümanların dinden uzaklıkları dini tanımlayan Din hadisileri’ne aykırı durumları ile bellidir; örnek ki Türkiye’de biryanda(bir yanda) genelevler, barlar, pavyonlar, meyhaneler, gecekulübüleri(gece kulüpleri), sıtriptiz(striptiz) kulübüleri, bikinili/mayolu yani sütyen-külotlu pılajlar(plajlar)-otel havuzuları(havuzları)-site havuzuları var, bay-bayan karışık masaj salonuları(salonları), bay-bayan karışık sıpor(spor, sipor) salonuları, ahlakdışı moda, ahlakdışı medya; biryanda da camiler, Diyanet, ilahiyatlar, imamhatipler, Kandil kutlamalar, Ramazan ayı kutlamalar var.

 

Müslümanların kendi inançlarından yani İslamiyet dini inançından uzaklıkları da özellikle Ramazan ayı’nda bellidir. Örnek ki Ramazan ayı’nda ‘Oruç tutmak’ ve ‘Oruç bozmak’ diyorlar. Öncelikle şu ki oruç ne tutulur ne bozulur. Oruç kuş, balık, para, mal gibi birşey değil ki tutasın; oruç ‘tutulmaz’, oruçlu ‘olunur’. Yine ki oruç bozulmaz, oruç Ramazan ayı içinde geçici olarak sonlandırılır, Ramazan ayı sonunda ise gelecek Ramazan ayı’na kadar sonlandırılır; gerçekte ise oruç hiç sonlandırılmamalı, hayat boyu sürmelidir çünkü özelde Ramazan ayı, genelde oruç, en genelde ise din neftsen uzaklıktır, nefse karşı savaştır çünkü nefs insanın da, dinin de en büyük düşmanıdır çünkü nefs hem en büyük cehalettir hem de kötülüklerin hem nedeni hem de amaçıdır(amacıdır) yani nefs olmasaydı dünyada kötülük de olmazdı; bu nedenle dinde nefs olmaz, neftse de din olmaz; yani özelde Ramazan ayı, genelde ise nefssizlik tüm hayat boyu sürmelidir, sürdürülmelidir dinde.

 

Oruçu bozmak demek; nefssizliği, neftsen uzaklığı bozmak, bitirmek ve nefse yani yemeye içmeye adeta hücum etmek demektir ki iftarların durumuları(durumları) örnek ki İftar çadırı denilen yerlerin, sokaklardaki ‘iftar yemeği’ denilen ziyafetlerin, ‘İftar daveti’ denilen ziyafetlerin durumuları da bunu göstermektedir. Oysa iftar oruç sonlandırmaktır, yemek yemek değil yani iftar oruçu sonlandırmak niyetinın uygulanmasıdır ki bu da bir zeytin tanesi ya da bir hurma tanesi ya da bir yudum su ile olur ya da hava almak ile bile olur, hiçbirşey yiyip içmeden de olur, televizyon izlemeye başlamakla da olur çünkü önemli olan niyettir iftarda yani iftar demek yemek yemek değildir, iftar yemeği diye bir yemek olmaz. Yani açık ki birileri belki de İslamiyet’i sinsi sinsi ve içerinden yıkmak isteyen birileri ya da İslam dünyasını felsefede, bilimde, teknolojide, ekonomide geri bıraktırmak isteyen birileri İslamiyeti nefse ve cehalete doğru sürüklemeye, götürmeye çalışmaktadır yani İslamiyet’e ‘Namaz kıl, oruç tut, kurban kes, hacca git, lokma dağıt, Kandil helvası dağıt, bayramlaş, dua et, ye, iç, gez, dolaş, keyifine bak, mutlu ol, nefse sarıl, bilimdışılığa sarıl’ gibi bir hava vermeye çalışmaktadır oysa dini tanımlayan Din hadisileri der ki ‘Din bilimdir/ilimdir, bilim yoksa din de olmaz, bilim Çin’de de olsa git öğren’.

 

Anlaşılıyor ki oruç sahurla başlayıp iftarla biten yani yemek içmekle başlayıp yemek içmekle biten bir şey olarak anlaşılıyor oysa oruç yemek içmekle değil niyet etmekle başlar ve biter. Yani açık ki birileri genelde dini, özelde ise İslamiyet’i nefs yani yemek, içmek, mutlu olmak, keyif, eğlence gibi dünyevi şeyler üzerine kurmaya, kurdurmaya, göstermeye çalışıyor.

 

Bu durumun en büyük sorumlusu da siyasetçilerdir, ve özellikle de siyasi iktidarlardır; toplumlarına Din hadisileri’ni öğretmeyen, din diye cehalet, nefs ve yandaşlık aşılayan.

 

Yani oruç tutulmaz, oruçlu olunur, oruçu değil kendini tut cehaletten ve neftsen uzakta; ve oruç bozulmaz, oruç yani nefssizlik yani nefsten inziva hali ömür boyu sürmelidir yani oruçu bozmak insan olmayı, insanca olmayı bozmaktır; yani oruç iki yemek arası değil iki niyet arasıdır.

 

Ben o İftar çadırı’larına gitmem, iftar masalarına gitmedim de, gitmem de, iftar davetilerine(davetlerine) gitmem, iftar yemeklerine gitmem; aç kalsam da gitmem, kuru ekmek yerim yine gitmem çünkü nefs dini en büyük düşmanıdır, dinin en büyük sınavıdır ve nefssizlik dinliliğin en büyük göstergesidir, ölçüsüdür, ölçütüdür.

 

Ey yüzü kitap, bilim görmeyen yüz; ey yüzü neftsen kalkmayan yüz; sen nasıl, dinden söz edebilirsin?

 

Her kim ki İftar yemeği'ndedir, İftar sofrası'ndadır, İftar daveti'ndedir, o kimse dinden uzaktır ve dini bilmiyor demektir.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 9.5.19/05.52