ORUCUN ANLAMINI BİLMEYEN ÜLKE

Türkiye'de genelde din, özelde ise İslamiyet dini inançlılığı en başta siyaset, medya, moda, ünlüler ve özel sektör olmak üzere birçok kaynakça doğrudan yani gerçek anlamlarından uzaklaştırılmaktadır; adeta keyif, eğlence, yemek-içmek, ticaret, siyaset, kibir, cehalet, mantıksızlık, tutarsızlık, bencillik, sorumsuzluk, nefs haline getirilmeye çalışılmaktadırlar.

 

Görülmekte ki genelde Ramazan ayı, özelde ise oruç(oruc) da(ta) bu saldırıya uğramaktadır.

 

Anlaşılıyor ki genelde dinin ya da İslamiyet dini inançının; özelse ise Ramazan ayı'nın ya da oruçun anlamı ya bilinmemektedir.

 

Farkındasınızdır ki bir oruç yani neftsen inziva ayı anlamında olan Ramazan ayı için gündeme gelen, gündeme getirilen temel şey hep yemekiçmek, ziyafet, eğlence yani nefs olmakta yani genelde Ramazan ayı'nın, özelde oruçun, daha özelde ise dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı şeyler olmakta; yani yapabilseler dansöz bile oynatacaklar sanki. Yani Ramazan ayı sanki oruç yani nefssizlik ayı değil ziyafet, şölen, keyif, eğlence ayı; oruç demek de yememek, içmemek, nefssizlik demek değil de sanki tıkınmak demek.

 

Ramazan ayı geldi yani oruç ayı. Televizyon kanalıları(kanalları) üstelik de siyasi yandaşlık yapmak; bikinili/mayolu yani ahlaka aykırı reklamlar(tanıtımlar), filımlar(filmler), televizyon dizisileri(dizileri) göstermek; açıksaçık/daracık/cinsel sunumlu/cinsel tahrikli/moda kölesi bayanları ekranlarına taşımak, ekranlarına yaymak üzerine kurulu televizyon kanalıları nefsi tahrik eden reklamlarla yani midelik yani sıçmalık yani helaya gidecek şeyler yani nefs reklamıları(reklamları) ile doldu. Yani düşünün ki Amerikan malı gazlı içecekler bile kendilerini Ramazan ayı'na yamamak küstahlığını ve cehaletini bile gösterebiliyorlar; yani medya ve şirketler için Ramazan ayı oruç, nefssizlik, inziva ayı değil de alışveriş, ziyafet, şölen, eğlence, para harcama ayı. Ey siz; pılajlarda(plajlarda), otel havuzularında bikinilerle, mayolarla yani sütyen-külot herkesin içine çıkan reklamcılar, patronlar, patroniçeler, medyacılar; siz ne anlarsınız dinden, İslamiyet'ten, Ramazan ayı'ndan, oruçtan?

 

Bir de şu var: Hadis 'Ramazan demeyin, Ramazan ayı deyin çünkü Ramazan Allah'ın adlarından biridir' demesine karşın bu çokbilmişler ısrarla 'Ramazan' diyorlar; ve tuhaf ki bu çok bilmişler çocuklarına bile Ramazan adını koyabiliyorlar; sonra da dinden imandan, İslamiyet'ten söz ediyorlar.

 

Ve; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğünü ve sultanılarını(sultanlarını) baştaçı eden; dine aykırı olmasına karşın siyasi yandaşlık yapan; bikinili, mayolu yani dine göre çıplak turizım çoğalıyor diye bayram eden, kamu zararlısı, din zararlısı, insanlık zararlısı, Türkiye zararlısı televizyon kanalıları bile Ramazan ayı, din iman, İslamiyet, oruç, iftar, sahur fetvacılığına giriyorlar.

 

Ramazan ayı geldi diye; sokaklarda iftar çadırıları(çadırları), iftar sofrasıları(sofraları) kurulacak, bir tek kuş sütünün eksik olduğu: 'Çorba, yemek, tatlı'. Oysa iftar nedir; bir bardak su ya da bir tek zeytin tanesi ile bile yapılabilen bir şey yani iftar demek yemek yemek demek değildir, oruçluluğa geçici bir son vermek demektir yani iftar için çadırlar, sofralar kurulması, yemekler yapılması, çorbalar yapılması, tatlılar yapılması gerekmiyor yani açık ki akşam yemeği iftar, iftar da akşam yemeği sanılıyor.

 

Türkiye'de Ramazan ayı'nın yani oruçun doğru anlaşılmadığı şundan da belli: Ramazan ayı'nda televizyon reklamılarına bakıyorsunuz; 32 dişleri ortada, sırıtan, mutlu insanlar var. Oysa oruç demek inziva yani dünyadan, durumdan(halden) utanmak demektir yani mutluluk, sırıtmak, gülmek, keyif demek değildir yani oruçlu insan 32 dişi ortada olmaz; düşünceli olur, dalgın olur, hüzünlü olur. Yani düşünün ki yazları bikini, mayo ile dolaşıp, Ramazan ayı geldiğinde de oruç tutan, 'Ben oruçluyum' tuhaf insanlar var. Yani demek ki doğru oruç ya da doğru Ramazan ayı için öncelikle medyanın, siyasetin, ticaretin ve modanın Ramazan ayı'ndan, oruçtan, iftardan, sahurdan yani dini inanç sömürüsünden uzaklaştırılması gerekir.

 

Ramazan ayı'nda televizyonlara bakın; 'Yiyin, için, tıkının' yani 'utanmayın' yani ‘Dine, Ramazan ayına, oruça aykırı davranın' diyen reklamlarla doluyor.

 

Ey medya; tüm yıl siyasi yandaşlık yapıp; tüm yıl ahlaka aykırı yayınlar; tüm yıl ahlaka aykırı giyimli ve ahlaka aykırı özel hayatlı insanları baş yapıp Ramazan ayı geldiğinde de Ramazan ayı, oruç, din iman uzmanlığı yapamazsın. Din ne gazoz açmak ne de kola açmak kadar kolay, basit bir şey değildir.

 

Peki Diyanet, ilahiyatlar, imamhatipler nerede?

 

Ramazan ayı'nı, iftarı, sahuru konu edinen yani bunları sömürmeye çalışan yiyecek, içecek, tıkınmalık, sıçmalık reklamıları yani hem Ramazan ayı'ndan, oruçtan, iftardan, sahurdan söz edip hem de Ramazan ayı'nın, oruçun anlamına, ruhuna, özüne aykırı reklamlar yasaklanmalıdır.

 

Gerçek ki Ramazan ayı'nda her kim ki 'iftar sofrası'nda ya da 'iftar masası'nda ya da 'iftar çadırı'nda ise ya da 32 diş sırıtıyor ya da gülüyor ise ne oruçludur ne de dini anlamıştır; o açık ki cehaletini din, nefsini oruç sanmaktadır.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 6.5.19/05.42