TARİHTEN DERS ÇIKARMAK

Bugün 1 Mayıs tüm işçilerin emekçilerin ‘’Emek ve Dayanışma Günü’’ kutlu olsun. İnşallah önümüzdeki 1 yıl boyunca daha az iş kazasının olduğu ve işçi haklarının daha fazla arttığı bir yıl geçirmek nasip olur. Cumhuriyet tarihimizin en kara günlerinden birini yaşadığımız 1 Mayıs 1977 tarihinde öldürülen insanların sonrasında elde edilen karışıklık ortamının 11 Eylül 1980 tarihinde Amerikancı CIA darbesi ile ülke karanlığa sokulup demokrasi rafa kaldırılmak istense de Türk Milleti Devleti ile bütünleşip bu yıllara kadar gelebilmiyi başardı ümidimiz o ki sonsuza kadar da Şanlı Al bayrağımızın gölgesinde birliğimiz ve beraberliğimiz sürecek.

 

Ülkemizde ki ekonomik ortam gün geçtikçe daha da kırılgan bir yapıya bürünüyor, elimizde ki argümanların sayısı azalıyor ve hamle ihtimallerimiz kısıtlanıyor. Durumun kötüye gitmesinin bir başka işareti de en çok güvenilen ve sağlamlığından kimsenin bir nebze şüphesi dahi olmadığı Bankacılık sektöründen geldi. 2 gün önce Garanti Bankası Kamuoyu Aydınlatma Platformuna 364 Milyon gecikmiş alacağını 19 milyon’a sattığını açıkladı. Daha öncede Yapı Kredi Bankası 530 Milyon’luk gecikmeli alacağını 16 Milyon TL’ye sattığını açıklamıştı. Bankalar kangren olmuş alacaklarını toplam bedellerinin %10 bile etmeyen rakamlarla elden çıkartmaya başka bir deyişle nakde çevirmeye başladılar. Toplamda Türkiye genelinde banka ve finansal kuruluşlara olan borç ise 500 Milyar TL. Bu borca baktığımızda Garanti ve Yapı Kredi Bankası’nın yaptığı hamle daha başlangıç denilebilir. Bu durum çokta uzak olmayan 2008’de ki Amerika merkezli Mortgage krizini anımsatıyor. Umarım sonumuz aynı olmaz ama başlangıcımız aynı. Emlak sektörüne yönelik yatırımlar sonucu uzun vadeli kredi kullanımı bankaların düşük faiz oranıyla kredi dağıtması en sonunda borçların ödenemeyip başta ülkenin sonrasında da Dünya’nın bir krize düşmesi daha sonrasında İzlanda ve Yunanistan’ın iflas etmesine kadar giden süreç. İnşallah tarihten gerekli dersler çıkartılır ve 2001 yılındaki gibi acı reçetelere maruz kalınmaz.

Bu sefer elimizde özelleştirip nakit para akışı sağlayacak sermayemizde kalmadı çünkü.

TUIK’in en son açıkladığı rakamlara göre işsizlik %14 seviyelerine ulaştı. Ki bu rakamı belki de ülkenin en zorlandığı en sıkıntılı dönemini geçirdiği 2001 krizinde dahi görmemiştik. Bu en büyük sorun olarak önümüzde bekliyor. Bu rakama mültecileri de eklersek herhalde yolda karşılaştığımız her 4 kişiden 1'i işsiz olacaktır. Genç işsizlikteki %25 işsizlik oranı ise üniversiteler de verilen eğitimin nitelik ve kalitesini tartışmaya açarken yetişen neslin üniversite hayallerini de iyiden iyiye azaltıyor. Mezun olunan faküte farketmeksizin tüm faküte mezunlarında işsizlik her geçen yıl artmaya devam ediyor buna karşılık yeni istihdam yaratamıyoruz.

 

Kendi iç siyasi dinamiklerimize bir yanda S-400 vs Patriot diğer bir yanda F-35 vs SU27 gerginlikleri ekleniyor, YSK karar vermede geciktikçe daha da kırılgan bir yapıya bürünüyoruz. Bir an önce iç politikadaki çekişmeleri bir kenara bırakıp dış siyasette birlik olma vaktiyken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemlerinin tersine hem TBMM’den hem de yargıdan tam tersi kararlar çıkıyor. İç politika da işler bu kadar karışıkken hükümetten beklenen adımlar geç kalıyor üstüne bir de Merkez Bankası maalesef tatmin edici bilgi ve veriler paylaşmıyor ya da paylaşamıyor. Örnek mi 1 Ocak 2019 tarihinde ki Dolar Kuru= 5,34 enflasyonda %20 olduğuna göre yılsonu kur beklentisi minimum 6,40 olabilir bunu üstü mümkün iken altı neredeyse imkânsız olacaktır. İşte bu yüzden de Ali Babacan ismi sürekli ön plana çıkıyor. Daha önceki yazılarım da yazmıştım 2008 yılına kadar Kemal Derviş’in özelleştirmeye dayalı güçlü ekonomiye geçiş modelini başarıyla uygulamıştı Ali Babacan ama sonrasında ne olduğu anlaşılmadan görevden alınmıştı. Herkesin kafasında o günlere dair iyi izlenimler bulunmasındandır ki Ali Babacan Ahmet Davutoğlu’dan daha güçlü bir isimdir daha umut vadeden biri isimdir eğer gerçekten bir alternatif aranıyor ise.

 

Saygı ve Sevgi ile.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019
2023 EĞİTİM VİZYONU İLE İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK MÜMKÜN MÜ? Politika 20.05.2019
KAYBEDEN TÜRKİYE OLUR. Politika 23.04.2019
DEĞERSİZ YALNIZLIK Politika 14.04.2019
UFUKTA ERKEN SEÇİM Mİ VAR? Politika 07.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
23 Haziran seçimleri. Politika 12.07.2019
Siyasi Teoriler (Sisler Devri) Politika 05.07.2019
3 YILI DEVİRİRKEN FETÖ İLE MÜCADELEDE GELİNEMEYEN NOKTA…! Politika 28.06.2019
İstanbul Değişimi (3) Son... Politika 27.06.2019
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.