DEVLET MEMURUNUN SİYASETLE UĞRAŞMASI

Devlet memurunun ve memuresinin ticaretle uğraşması yasak.

 

Neden yasak?

 

Çünkü kötü, yanlış, zararlı sonuçları olabilir; yani devlet kötü duruma düşebilir, devlet utanç içine düşebilir.

 

Ancak tuhaf ki hem devlet memurunun ve memuresinin siyasetle uğraşması yaksa değil hem de devletin siyasetle, siyasetçilerle yönetilmesi yasak değil oysa devlet memurunun ve memuresinin siyasetle uğraşması da ticaretle uğraşmasından daha yanlış, daha kötü ve daha zararlıdır; hele ki bir devletin siyasetle, siyasetçilerle yönetilmesi hem o devletin hem o devletin vatanının hem devletin milletinin intiharıdır.

 

Bu durumun temel nedeni ise devletlerin felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine değil; özel sektör yani ticaret, ve siyaset üzerine kurulu olmasıdır ki siyaset demek de zaten özel sektörün dalkavukluğu, savunmanlığı, yandaşlığı demektir. Yani gerçek, doğru devlet felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kurulu, ve düşünürlerce(filozoflarca), alimlerce, alimelerce, bilgelerce yönetilen devlettir.

 

Yani devlet siyaset dışındaki insanlarla çalışmalı, yönetilmeli, işlemelidir.

 

Bu nedenle:

Kısa vadeli önlem olarak: Devlet memurunun ve memuresinin siyasetle ilgilenmesi, siyaset yapması, siyasi yandaşlık yapması, ve oy kullanması yasaklanmalıdır.

Kalıcı önlem olarak: Devletin, özellikle de devletin eğitim, cumhurbaşkanlığı, savunma, sağlık, adalet, Diyanet, Tdk, Ttk gibi temel yapılarının siyasetle, siyasetçilerle, siyasi partilerle, siyasi yandaşlarla yönetilmesi yasaklanmalıdır; siyaset ve siyasetçiler devletten uzaklaştırılmalıdır; devlet siyasetle, siyasetçilerle değil felsefe, bilim, Din hadisileri, düşünürler, alimler, alimeler ve bilgelerle yönetilmelidir.

Genel hal olarak: Siyaset yasaklanmalıdır.

 

Devlet memurunun ve memuresinin siyasetle uğraşması, siyasi yandaşlık içinde olması, siyaset yapması, siyaset içinde olması; devletin siyasetle, siyasetçilerle yönetilmesi bir devlete devlet memurunun ve memuresinin ticaretle uğraşmasından daha çok zarar verir, daha çok kötülük yapar çünkü siyaset tüm ülkeyi, devleti, tüm milleti, tüm ekonomik kaynakları yönetmek demektir ki bu durum bir memurun pazarda terlik satmasının yanında neki(ne ki).

 

Gerçek ki şu ülkeye siyasetin maddi ve manevi olarak verdiği zarar Japonya’ya atılmış iki atom bombasına eşittir en az. Yani düşünün ki en azından; Tbmm’deki siyasi partilere devletin, milletin, vatanın kesesinden her yıl dünyanın parası veriliyor, yardım/destek diye; sonra da bakın millet sebze kuyruğuna giriyor, ülke saman ve patates ithal ediyor. Yazıktır ve ayıptır. Ancak bir cehalet, barbarlık, ilkellik ve nefs türü olan siyasetin asla utanması yoktur oysa Din hadisileri bile der ki ‘Utanma olmayan yerde din de olmaz’; ve bakın, ülkede siyaset eşcinsel evliliği, zinayı, pılajlarda(plajlarda) sütyen-külot dolaşmayı bile serbest bıraktı yani açık ki siyaset demek çocuğa yolcu uçağı kullandırmak gibi bir şey demek yani sonuç hep hazin olacak; yani bakın Türkiye kurulalı neredeyse 100 yıl olacak, patates-soğan kavgası yapılıyor; kapitalistler milyonları, milyarları götürürken asgari ücret 2.020 Tl gibi serçe bir şey. Yani siyaset kafasıyla doğru ve iyi dünya olmaz.

 

Gerçek ki tek doğru devlet biçimi de, tek doğru özgürlük de, tek doğru demokrasi de ancak felsefe-bilim-Din hadisileri üçlüsü ile olur; gerisi gerçeklerden ve doğrulardan uzaklaşmaktır, fasafisodur.

 

Siyasete hayır; felsefeye, bilime, Din hadisileri’ne evet. İnsanlık bunu kavramalı artık, ve siyasi köleliğe son vermeli. Gerçek demokrasi ya da en doğru biçimi; devleti, ülkeyi siyasetin ya da milletin yönetmesi değil; felsefenin, bilimin ve Din hadisileri’nin yönetmesidir.

 

Siyaset güldürmez, ağlatır. Güzel dünya ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile olur.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.4.19/03.20

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019