TÜRKİYE'NİN DÜNYADAKİ YERİ NE OLMALI SAVIM

Kapitalizımın(Kapitalizmin) yani özel sektörün ilk merkezi önce Avrupa'dır, günümüzde ise Abd'dir. Yani bir ülkede özel sektörün olması o ülkenin merkezinin, başının, liderinin, önderinin, egemeninin daha en baştan Abd olması demektir.

 

Yani bir ülke bağımsız, özgür ve dünya ya da insanlık önderi, lideri olmak istiyorsa özel sektör üzerine kurulmamalıdır çünkü özel sektör üzerine kurulmak daha en baştan 'Benim reisim, başkanım, liderim, önderim, merkezim, hükümdarım Abd'dir' demektir yani kapitalızım genelde Batısız, özelde ise günümüz açısından Abd'siz yaşayamaz; yani özel sektör ile bağımsız, özgür, dünya/insanlık önderi, lideri olamayacağı açıktır.

 

Öyle ise bir ülke ne üzerine kurulmalıdır ki hem bağımsız ve özgür hem de dünya, insanlık önderi, lideri olsun? Bu şey öyle bir şey olmalı ki ne Batı da, ne Abd'de, ne de dünyanın başka bir yerinde var olsun.

 

Bu şey; felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir yani bağımsız, özgür ve dünya/insanlık önderi/lideri olmak isteyen bir ülke, devlet, toplum felsefe, bilim, ve özellikle Din hadisileri üzerine kurulu olmalıdır. Yani Türkiye bağımsız, özgür, ve dünya/insanlık önderi/lideri olmak istiyorsa öncelikle felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kurulu olmalıdır, sonra da Türkçe üzerine ancak bu konu sanıldığı ya da düşünüldüğü kadar kolay, basit birkonu(bir konu) değildir; neden?

 

Çünkü: 1- Genelde Batıda, özelde Abd'de, daha genelde ise dünyada öğretilmekte olan felsefe gerçek, doğru felsefe değildir; çünkü felsefe diye öğretilmekte olan şey felsefe bilimi değil, felsefe tarihidir, felsefe mazisidir, felsefe magazinidir. Yani felsefe konusunda da genelde Batı, özelde Abd lider, önder, baş, merkez konumunda ve durumunda değildir. 2- Genelde Batıda, özelde Abd'de, daha genelde ise dünyada bilim diye öğretilmekte olan şey yalnızca niceliktir yani bilimin yalnızca nicelik yönüdür; yani öğretilmekte olan bilim düşünür/filozof, alim, alime, bilge yaratmak üzerine değil de düzene uygun kafalar yetiştirmek, özel sektöre ve özel sektör düzeni ile siyasi düzene hizmetçi/uşak yetiştirmek, ve meslek/iş sahibi/sahibesi yapmak içindir; oysa bilimin yani üniversitenin birinci amaçı(amacı) düşünür, alim, alime, bilge yetiştirmek, ve bilime, ve insanlığa yani insanca bir dünya/insanlık oluşmasına hizmet içindir. 3- Genelde Batıda, özelde Abd'de, daha genelde ise dünyada, din diye öğretilen şey gerçekte din değildir, dini inançtır ancak din başkadır, dini inanç başkadır; dini inançta insanlar/toplumlar yalan, yanlış her şeye inanmak hakkına sahiptirler/sahipedirler, sahibedirler ancak dinin ne olduğu, dini tanımlayan Din hadisileri'nde tanımlanmıştır; yani herkes dini inançlı olabilir ancak dinli olamaz çünkü Din hadisileri dini toplumlara ya da insanlara ya da mutluluğa göre değil bilime göre tanımlamıştır ki bu nedenle dünyanın hiçbir ülkesinde Din hadisileri öğretilmez çünkü Din hadisileri birer cehalet, nefs ve barbarlık türü olan siyasete de, özel sektöre de karşıdır çünkü Din hadisileri cehalete, nefse ve barbarlığa karşıdır.

 

Yani şu an dünyada felsefe de, bilim de, din de sahipsiz, sahipesiz durumdadır, ve bunlara sahip çıkan ülke, devlet, millet hem gerçekten bağımsız ve gerçekten özgür olur hem de dünyanın/insanlığın gerçek, doğru lideri, önderi olur.

 

Türkçe konusu da tuhaf gelebilir ancak tuhaf olan şey Türkiye'de Türkçenin bilinmediği gerçeğidir yani Türkiye'de konuşulmakta olan dil gerçekte Türkçe değildir çünkü Türkçe denilen dilde Türkçe sözcükten çok Arabça, Farsça, Batıca sözcükler vardır; örnek ki Türkiye Türkçelerini kullanmak ya da Türkçelerini üretmek yerine Batıca 'Aktivite, misyon, vizyon, aksiyon, etik, hijyen, performans, anektod, lansman' gibi sözcükler ile doldu, dolduruldu ki devlet kurumularının(kurumlarının) internet sitesilerinde bile bu sözcükler kullanılmakta yani ülkemiz Türkçe açısından da büyük bir kendine yabancılık içinde. Ve düşüncem ki Türkiye'de on kişiden yalnızca birinin adı Türkçedir ki bu bağlamda da 'Ben Türküm' diyenlerin adlarının Türkçe sözcükler ile değiştirilmesi ve bunun internetten de yapılacak kadar kolaylaştırılması çalışması da zorunludur.

 

Yani Türkiye'nin yapması gereken ilk şey ülkeyi siyasete ve özel sektöre göre değil; felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne ve Türkçeye göre düzenlemektir; ve bu nedenle de pılajlarda, havuzlarda bikini, mayo yani çıplak olarak bulunmaları yani görünümsel ahlaka aykırılıkları; bar-pavyon-meyhane-gecekulübü(gece kulübü)-sıtriptiz(striptiz) kulübü-kumarhane-gazino-eşcinsellik-zina-genelev/fuhuş, sexshop-sex oyuncakları üretimi/ticareti-akıldışı-ahlakdışı moda-masaj salonu-bay/bayan karışık sıpor(spor) salonu-bay/bayan karışık pılaj/yüzme havuzu-öğrencide/öğretmende moda-dövme-takı; ahlakdışı medya; sigara-içki üretimi, ticareti, kullanımı; falcılık, astroloji gibi şeyleri yasaklamaktır.

 

Türkiye'nin ikinci yapması gereken şey ise: Avrupa'ya, Abd'ye, Rusya'ya, Çin'e yani dünyanın her ülkesine hem kapalı yani uzak hem de açık yani yakın olmak ancak hiçbiri ile kanka, birlik(müttefik) olmamak çünkü tümü de felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne aykırılık ve düşmanlık içinde; yani Türkiye felsefe, bilim, Din hadisileri ve gerçek-doğru Türkçe üzerine kurulmalı, ve dünyaya çırak değil usta, öğrenci değil öğretmen, çömez değil önder, lider olmalıdır, ve bu bağlamda bir uzaklık ve bu bağlamda bir yakınlık içinde olmalıdır, yani Türkiye her ülkeye eşit uzaklıkta ve uzak olmalı ancak her ülkeye felsefe, bilim, din hadisileri öğretmeni, önderi, lideri de olmalıdır yani Türkiye kendine felsefe, bilim, Din hadisileri ve Türkçe düzenini bir kural ve süzgeç olarak koymalı ve dünyaya böyle bir hal ile açık olmalıdır yani okulda öğrenciler okula istedikleri gibi gelebiliyorlar mı, hayır, Türkiye de dünyanın, insanlığın felsefe, bilim, Din hadisileri, doğru insanlık okulu olmalıdır yani 'Bu kurala uyanlar Türkiye'ye gelebilirler, girebilirler, uymayanlar ise gelemezler, giremezler' durumu olmalıdır, ve bu konuda asla ödün(taviz) verilmemelidir; ödünü vermesi gerekenler öğretmenler değil öğrencilerdir.

 

Dünyanın yarısı bikini, mayo, fuhuş, zina, eşcinsellik gibi şeylere karşı; yarısı da adalet diye barbarlığa, vahşiliğe, akıldışılığa, insanlıkdışılığa; yani tüm dünyayı birleştiren ancak hiçbir ülkeye benzemeyen ancak doğru bir ülke gerek dünyaya.

 

Dünya akıldışı-ahlakdışı özel sektörün, akıldışı-ahlakdışı siyasetin, akıldışı-ahlakdışı modanın, akıldışı-ahlakdışı medyanın, akıldışı-ahlakdışı turizımın(turizmin), akıldışı-ahlakdışı ünlülerin önderlik, liderlik ettiği bir bataklığın içine girmiş bir durumdadır; ve bu durumdan ancak, yalnızca gerçek/doğru felsefe, gerçek/doğru bilim, ve Din hadisileri ile çıkılabilir; insanlar, toplumlar, insanlık bunu anlamalıdır artık. Gözleri akıldışılık ve ahlakdışılık ile bağlanmış bir insanlık gerçekleri ve doğruları asla göremez, ve bulamaz.

 

Türkiye felsefede, bilimde, Din hadisileri'nde ve Türkçede birleşmeli; tüm dünya da felsefede, bilimde ve Din hadisileri'nde birleşmelidir. Gerçeğin ve doğrunun ölçüsü, ölçütü siyaset, özel sektör, moda, nefs, demokrasi, laiklik, dini inanç, toplum, seçim sandıkıları(sandıkları), hukuk, kanun, gelenek, görenek, töre gibi şeyler değil felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir. Bu nedenle Türkiye ve dünya hem felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kurulu olmalıdır hem de üniversiteler düşünür, alim, alime, bilge yetiştirmek için açılmalıdır; siyasete, özel sektöre, düzene, nefse eleman yetiştirmek için değil. Bir ülkede 200 üniversite var ancak iki tane bile düşünür, alim, alime, bilge yoksa; o üniversiteler gerçeklere ve doğrulara değil; siyasete ve özel sektöre yani cehalete ve nefse yani akıldışılığa ve ahlakdışılığa hizmet ediyorlar demektir.

 

Dünya, insanlık ak ile karayı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü; çok acı verecek olsa da, ayırmak zorunda artık yoksa dünya akıldışılık, ahlakdışılık ve barbarlık halinde bir bataklığa dönecek.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.4.19/09.37

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019