TUHAFLAŞAN DİNİ İNANÇLILAR TUHAFLAŞAN MÜSLÜMANLAR

Açık ki dini inançlılarda büyük bir tuhaflaşma var; ve bu tuhaflık teknolojinin, modanın ve hayat ortamılarının(ortamlarının) gelişmesi ile daha da artacak gibi görünmekte. Bu halin genel nedeni dini tanımlayan Din hadisileri’nin bilinmemesi; özel nedeni ise cehalet ve nefsle yani Din hadisileri’ne aykırılıkla birleşmiş siyaset, özel sektör, ünlüler, moda ve turizım(turizm) gibi şeylerdir.

 

Dünyadaki genelevlerde bir araştırma yapılsın; ‘Yüzde kaçında dini inançlı fahişeler yoktur?’ diye; görülecektir ki %99’u dini inançlıdır. Dünyadaki; bikinili, mayolu yani sütyen-külot yaşanılan pılajlarda(plajlarda) araştırma yapılsın, ‘Yüzde kaçı dini inançlı değil?’ diye; görülecektir ki %99’u dini inançlıdır. Dev bir Jesus(İsa) heykeli bulunan Bırezilya’da(Brezilya’da) bile fuhuş yani fahişelik ve dine aykırı öteki her şey devlet eliyle desteklenmektedir. Hindistan’da inek bokularını(boklarını) insanlar ‘dini inanç’ diye birbirlerine atmaktadırlar. Bunların ve benzeri her şeyin temel nedeni dini tanımlayan Din hadisileri’nin bilinmemesidir; bu nedenle ki Müslüman dünyanın yapması gereken temel şey insanlığa, dünyaya Din hadisileri’ni öğretmek, anlatmak, yaymak olmalıdır ki Müslüman dünya bunu yaparsa dünyanın insanlık, medenilik ve önderlik merkezi olur ancak ne yazık ki görülmekte ki Müslüman dünya buna değil siyasete, ticarete, modaya ve savaşa yönlendirilmektedir yani Müslüman dünya için asıl fitne Müslüman dünyanın dışında değil, Din hadisileri’nden uzaklaşmış kendi içindedir.

 

Yani açık ki dini inançlılar dünyası beden olarak bir tuhaflık içindedir.

 

Ancak görülmekte ki dini inançlılar mantık, düşünce olarak ta kendi dini inançları ile çelişki, mantıksızlık, tutarsızlık içine girmişlerdir. Örnek ki Türkiye’de; kendilerine ‘Arabistan’a gidin, burası Arabistan değil’ denilmesini hakaret sayan tuhaf bir sözde Müslüman kitle türemeye başlamış. Bu mantık açık ki Arabistan’ı hakaret sayan bir Müslüman anlayışıdır ki çok tuhaf bir haldir; demek ki bazılarında cehalet, nefs ve kibir Arabistan’ın da üzerine çıkmış durumda.

 

Müslümana ‘Arabistan’a gidin’ denilmesi Müslüman açısından hakaret değil onur olmalıdır. Yani düşünün ki bir Müslüman ‘Bana burası Arabistan değil, Arabistan’a git’ deyip hakaret ettiler diye hüngür hüngür ağlıyor; bu İslamiyet adına, Müslümanlık adına çok tuhaf bir haldir ki bunun temel nedeni ise din olarak Din hadisileri’nin öğretilmemesi, ve Din hadisileri’nin öğretilmesini önleyen siyasi iktidarlar ve özel sektördür ki zaten siyaset ve özel sektör cehalet ve nefstir çünkü siyaset oyu, özel sektör ise parayı arar; gerçekleri ve doğruları, alimliği ve alimeliği değil.

 

Bu ülkede yıllarca; komünistlere ‘Komünistler Moskova’ya’ denildi ancak hiçbir komünist bunu hakaret saymadı çünkü komünistin Sovyetler birliği’ni hakaret sayması zaten akıla, mantığa aykırı, gülünç bir hal olur.

 

Atatürkçülere ‘Atatürkçüler Anıtkabir’e’ ya da ‘Selanik’e’ denilse kuşkusuz ki Atatürkçüler bunu hakaret saymazlar çünkü mantık ve tutarlılık bunu gerektirir.

 

Yani gerçekte ‘Müslümanlar Arabistan’a demek değil; ‘Müslümanlar Arabistan’a’ sözünü hakaret saymak Müslümanlara hakarettir çünkü Müslümanlar için, dinderlerinin(peygamberlerinin) vatanında, İslamiyet’in ilk doğduğu yerde yaşamak onur, gurur olmalıdır.

 

Yani bir insana ‘Sevdiğin burada değil, sevdiğinin yanına git’ demek nasıl hakaret olabilir! Müslümana hakaret olsun diye bile ‘Arabistan’a git’ demeyi Müslüman hakaret saymamalıdır; ve kendisine hakaret olsun diye ‘Arabistan’a git’ diyene ve ‘Sen kendi zekana, kendine hakaret ettiğinin farkında mısın?’ diye de gülmelidir ve acımalıdır yani önce gülmeli sonra acımalıdır. Gerçek ki Müslümana ‘Arabistan’a git demek’, ‘Cennet’e git’ demek gibi bir şeydir, Müslüman bunu böyle anlamalıdır, böyle yorumlamalıdır, böyle düşünmelidir. Arabistan’da hiç değilse genelevler, pavyonlar, barlar, meyhaneler, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri(kulüpleri), pılajlar(plajlar), çıplak ünlüler, sexshoplar, zina serbestliği, eşcinsellik serbestliği, ahlaka aykırı moda gibi şeyler yok; yani ben Müslüman olsaydım bana ‘Burası Arabistan değil, Arabistan’a git’ diyenlere ‘Seve seve’ derdim, ve Arabistan’a seve seve gitmek isterdim.

 

Ülkemiz açısından tüm bu tutarsızlıkların, mantıksızlıkların, tuhaflıkların temel nedeni din ya da İslamiyet diye Din hadisileri yerine Arabçılık, Osmanlıcılık ve siyasi yandaşlık öğretilmesidir; dünya çapında bu halin nedeni ise Din hadisileri’nin öğretilmemesidir ki bunun sonuçunda(sonucunda) da dini tanımlayan Din hadisileri ‘Din bilimdir/ilimdir’ demesine karşın(rağmen) ‘Din halkın afyonudur’ diyen tuhaf bir dinsiz kesim, ve ‘Arabistan’a gidin’ denilmesini hakaret sayan tuhaf bir Müslüman kesim üremektedir.

 

Yani bir de şöyle düşünün ki ortalıkta bikini yani sütyen-külot dolaşan bir bayan ‘Bana burası Arabistan değil, Arabistan’a gidin dediler’ diye şikayetçi olursa bu gerçekten akıldışı, mantıkdışı, tuhaf bir hal olmaz mı? Yani hem dine yani Din hadisileri’ne aykırı davranıp, yaşayıp hem de dinlilik taslamak ta nedir; yani ‘Ben istediğimi yaparım, istediğim gibi yaşarım, kendimi de dinli sayarım, kimse karışamaz’ demektir ki dinde böyle şey asla olmaz. Yani Kedicik’ler denilenler de gördünüz; hem bikini, mayo yani sütyen-külot, erotik pozlar verdiler hem de millete Müslümanlık öğretmeye kalktılar ki bu hal ya Müslümanlara karşı ajanlıktır ya şizofrenik bir haldir.

 

Açık ki dünyanın temel öznel sorunu dini inançlıların Din hadisileri’nden uzak olmalarıdır yani din diye siyasetin ve özel sektörün belirlediği bir yoz dünyaya, yoz hayale sarılmalarıdır.

 

Bu nedenle Diyanet hem Din hadisileri’ni öğretmemelidir hem de Müslümana ‘Arabistan’a git demek Müslümana hakaret değildir’ diye fetva vermelidir yoksa açık ki Müslümanlar Din hadisileri’nin peşine takılmadıkları gibi bir de Din hadisileri’ne aykırı olan yani cehalet ve nefs olan siyasetin ve özel sektörün peşine din diye takılacaklar din, Müslümanlık, İslamiyet, doğruyol(doğru yol) diye.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.4.19/05.38

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
SENİ SEVMENİN BİR YARARI VAR MI Şiir 12.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019