KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA SALDIRANLAR AKIL HASTAHANESİNE KAPATILMALI SAVIM

Hiçbir siyasi partiden yana değilim çünkü ben zaten siyasete karşıyım çünkü siyaset cehalet, nefs ve barbarlıktır. Bu yazımın amaçı(amacı) ne Chp başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu savunmak ne Chp’yi savunmak ne siyaseti savunmaktır; yazımın tek amaçı topluma egemen ya da topluma egemen edilen bir mantıksızlığı anlatmaktır.

 

Tuhaf ki Türkiye son 16 yıldır yalnızca Chp başkanı Kılıçdaroğlu’na değil; Atatürk’e de saldırı dönemi olmakta. Yani Kılıçdaroğlu’na saldırı döneminin Atatürk’e de saldırı dönemi de olması bile Kılıçdaroğlu’na saldırının anormal bir şey olduğuna yeterli mantıksal kanıttır.

 

‘Şehidler/Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye gösteriler yapan tuhaf bir kitle var. Ve; milliyetçiliği ve dinsel inançı(inancı) sömürmeye, kullanmaya çalışan bir kitle var.

 

Neden tuhaf? Şehitler ölmüyorsa ölmüyor yani ölmüyorlarsa ölüyorlar demenin zaten ne anlamı olur; yani onlara ne, yani böyle bağırmanın, böyle gösteri yapmanın anlamı ne? ‘Dünya dönüyor’ diye gösteri yapılıyor mu hiç; birileri meydanlara çıkıp ‘Dünya dönmüyor’ diye gösteriler yapsa, onlara karşı ‘Dünya dönüyor diye gösteri yapmak, bağırmak gülünç olur. ‘Vatan bölünmez’ diyorlar; kuşkusuz ki vatan bir ekmek, pasta gibi bölünmez ancak şirket şirket, çiftlik çiftlik yani kapitalist kapitalist bölünebilir.

 

Yani hem ‘Şehitler ölmez, şehitlik en yüksek mertebelerdendir’ deniliyor hem de şehit cenazesilerinde(cenazelerinde) Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırılıyor; madem ki şehitlik en yüksek ödüllerdendir, ödül verildi diye insanlara saldırılır mı? Yani açık ki Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırmak ya siyasidir, ya da Alevilik nedeni iledir yani dini inanç ayrımcılıkıdır(ayrımcılığıdır) yani dini inançın dini inança saldırması mantıksızlığıdır, tutarsızlığıdır; peki toplumu bu duruma kimler getirdi, felsefeye-bilime-Din hadisileri’ne egemenlik değil de halka, oya, seçim sandıkılarına(sandıklarına) egemenlik veren siyasetçiler getirdi, siyaset getirdi.

 

Peki Çözüm süreci denilen saçmalıkta kaç Akp’liye, kaç Hdp’liye tepki gösterdi; bu ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyenler acaba? Tümü de mum gibi susmadılar mı Akp öyle istiyor diye?

 

Peki o ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyenler; zinanın suç sayılmamasına, genelevlerin kapatılmamasına, eşcinsel evliliğin serbest bırakılmasına, çıplak pılajlara(plajlara), akıldışı-ahlakdışı modaya tepki gösterdiler mi hiç?

 

Peki o ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyenler; Akp ‘Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım’ dediğinde tepki gösterdiler mi hiç?

 

Peki o ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyenler; Atatürk’e ve İnönü’ye ‘İki ayyaş’ denildiğinde; ‘Lozan zafer değil hezimet denildiğinde’ tepki gösterdiler mi hiç?

 

Peki o ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyenler bebeklere ve çocuklara zorunlu sağlık aşısıları(aşıları) zorunlu olmaktan çıkarıldığında tepki gösterdiler mi hiç?

 

Papağan gibi ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye bağırıyorlar ancak o sözün anlamını bilmiyorlar çünkü siyaset denilen cehalet, nefs ve barbarlık papağanlık öğretir yalnızca.

 

Açık ki birileri din ve milletçilik maskesi, kılıfı arkasına saklanıp sorunlu akıl ve ruhlarını tatmin etmeye çalışıyorlar; sorsan ki dini tanımlayan Din hadisileri’nden bile haberleri yoktur.

 

Vatan şirket şirket, çiftlik çiftlik, özel sektör özel sektör, siyasi parti siyasi parti bölünmüş; daha nasıl bölünecek?

 

‘Şehidler ölmez, vatan bölünmez’ diye Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıranlar var. Gerçek ki bu koşullar altında  Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırmak ya kasıtlı bir örgüt eylemidir ya şerefsizliktir ya da akıl-ruh hastalığının tatminidir.

 

Ve açık ki bu hali yaratan temel cehaletten, neftsen, barbarlıktan, ilkellikten, vahşilikten medet uman şey Akp dünyasıdır ki zaten bu dünya bebek kardeşlerini, çocuk kardeşlerini, çocuk torunlarını, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı’nı baştaçı etmiş bir dünyadır.

 

Bu nedenle savım ki toplum medenileştikçe, bilgilileştikçe, mantıklılaştıkça Akp’ye oylar da azalacaktır.

 

Önerim ki Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıranlar hapishaneye değil akıl hastanesine gönderilmelidir, ve tam tedavi sağlanıncaya kadar da serbest bırakılmamalıdır.

 

Doğru devlet felsefenin, bilimin ve dini tanımlayan Din hadisileri’nin yanında yer alır; dini inançların ve bilimdışılığın yanında değil, eğer bir devlet felsefenin, bilimin ve Din hadisileri’nin yanında değil de dini inançların yanında yer alıyorsa orada doğru devlet değil siyaset vardır çünkü siyaset gerçeklere ve doğrulara değil, işine ne geliyorsa ona sarılır.

 

Türkiye’nin huzur ve güven bulması isteniyorsa; genelde cehalet, nefs ve barbarlık sömürüsü; özelde ise dini inanç ve milliyetçilik sömürüsü yapan Akp ve benzeri siyasi partiler hemen kapatılmalıdır. Türkiye’nin doğru yolu bulması isteniyorsa; Türkiye hemen felsefeye ve bilime sarılmalıdır, ve akıldışı, ahlakdışı heryeri kapatmalıdır, pılajlardan/plajlardan eşcinselliğe, akıldışı-ahlakdışı modadan zinaya kadar, akıldışı-ahlakdışı her şeyi yasaklamalıdır; yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırmak din, milliyetçilik ve hüner sanılır hep.

 

‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyorsan; siyasetin ve özel sektörün yasaklanmasını istemelisin çünkü bunlar dine de, vatana da aykırı şeylerdir.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.4.19/00.11

(Öteki yazılarımı 'www.siir-defteri.com' sitesinde okuyabilirsiniz.)

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018