KAYBEDEN TÜRKİYE OLUR.

Yazıma Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve kahraman silah arkadaşlarının kurmuş olduğu ‘Gazi Meclis’ in kuruluş günü sebebiyle çocuklara armağan ettiği ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ tüm milletimize kutlu olsun.

Bir kez daha sonsuz şükranlar kendilerine.

 

Seçim 31 Mart akşamı bitmiş olmasına rağmen çalkantıları ve sarsıntıları maalesef bitmedi ve bir süre daha da bitmeyecek gibi.

 

Cumhurbaşkanı: Kızgın demiri soğutma günü dediğinde bunun söylemin ötesine geçip icraatlar ile desteklenmesi gerektiğini sosyal medya hesaplarımda belirtmiştim. Daha Cumhurbaşkanı’nın ne demek istediği anlaşılmadan İstanbul’da Ekrem İMAMOĞLU’nun yapacağı mitinge kısmi kıskançlık kısmı yenilgiyi hazmedememe dürtüsü ve seçim sürecinde Millet İttifakı’na atılmaya çalışılan terör destekli ittifak iftirasını desteklemek amacıyla sabahında Güneş Gazetesi tabiri caizse lağım çukuru gibi bir ilk sayfa ile çıktı ve öğleden sonra da Kılıçdaroğlu’na hain saldırı tertip edildi.

Yapılan saldırı son derece çirkin tartışılması bile yanlış.

 

Organize mi bence organize çünkü bu evi yakın diye haykıran hanım organize olduğunu ifşa ediyor kimin aklına gelir öyle bir anda evi yakmak Allah aşkına.

 

En büyük hakaret ile Şehidimizin cenazesine yapıldı, biraz olsun vatan millet sevgisi ve inancı olan insan Şehit cenazesi önünde bu davranışı gösterir mi?

 

Şehitler ölmez vatan bölünmez diye bağırırken vatan bütünlüğümüze en büyük bombayı atmaya çalışanlarda hangi vatan millet sevgisinden bahsedilebilir?

 

O kadar badireden sonra Kılıçdaroğlu’nun yarı ağlamaklı ses tonuyla yapmış olduğu konuşma ise çok değerliydi gerilen sinir uçları anında yatıştı çünkü o sırada Maltepe yaklaşık 2 milyon insan toplanmıştı çok vahim sonuçlar ortaya çıkabilirdi.

 

Ne oldu peki o yumruk atan kişiye. Kahraman olmayı beklerken bir anda hain oldu. Onu gaza getirip ona yumruğu attıranlar ortadan kaybolurken kendisi bir hain edasıyla elleri kelepçeli olarak girdiği adliyeden tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Neresinden tutarsanız tutun kaybeden yumruk atan oldu. Demem şu ki siz siz olun kimsenin gazına gelmeyin sonra ortada kalıverirsiniz sizden başlayarak tüm aileniz zan altında kalıverir. Rüzgârın adamı, adamın adamı olmayın, yoksa bir anda hain oluverirsiniz.

 

Kılıçdaroğlu ve ekibi şikâyetçi olmakta bunu yapanların en ağır cezayı alması noktasında ısrarcı olmalarında son derece haklılar. Yumruk atan şahsından kendine ve ailesine daha çok zarar vermeden bu işi kimin organize ettiğini açıklaması gerekmektedir, yoksa koca bir olay tek başına üzerine kalacaktır.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan; kendi de bir şeylerin ters gittiğini fark ediyor ve mümkün olduğunca az konuşuyor. Erdoğan konuşuyor fakat altta kendini kraldan çok kralcı sananların o kadar büyük bir kini ve koltuk korkusu var ki maalesef Erdoğan bu kişilere söz geçiremiyor. Cumhurbaşkanı bu duruma bir an önce nokta koymalı çünkü altında ki dalkavuk ekibi ve mahalle medyası en çokta Erdoğan’ın karizmasına zarar veriyor.

 

Seçim sürecinden son gelinen Kılıçdaroğlu saldırısına kadar tüm yaşananlar Ak Parti’ ye eksi puan yazdı ve yazmaya devam ediyor. Eğer gerçekten demir soğutulmak isteniyorsa ağızlarından salyalar akarak kendilerinden olmayan herkese iftiraları ile saldıran ar ve şereften nasiplerini almamış sosyal medya trollerini, alt ekibini ve mahalle medyasının temizlenmesi gerekiyor öyle sözde değil özde temizlik şart.

 

Mel’un olaydan sonra hükümet sözcüsü edasıyla açıklama yapan Sn. Bahçeli ise bir kez daha tehlikeli politik stratejisini sürdürdü çünkü ülkeyi kutuplaştırmak şuan için en çok MHP’ye yarıyor. Kızgın demiri soğutmak ise MHP’nin hiç işine gelmez sırf bu yüzden bile Sn. Bahçeli erken seçimi dillendirebilir, beka meselesi ciddi boyutlara ulaşmış olup bu yüzden güven tazelemek şart deyiverir.

 

Bana göre Sn. Erdoğan kafasında ittifakı bitirdi ama meclisteki MHP desteğine ihtiyaç duymaları ellerini kollarını bağlıyor yoksa ittifak MHP kazandırırken AK Parti’ye kaybettiriyor.

 

Ak parti kan kaybettikçe eski dostlar bir bir ortaya çıkıyor.

 

Ahmet Davutoğlu mesela; çok kritik bir olaydan sonra sanki parti manifestosu gibi bir bildiri yayınladı. Zamanlama çok ilginç bir bakmışsınız 19 Mayıs’tan önce de partiyi açıklamış olur mu olur.

 

Başbakanlığı döneminde yapmış olduğu yanlışlar maalesef halen daha ülkemizin başına bela, Ak Parti’yi ne kadar zorlar bilinmez ama benim ön görüm ancak Saadet Partisi kadar zorlar.

 

Şimdi ise Abdullah Gül ve ekibinin tavrının ne olacağını merakla bekliyoruz.

 

Saygı ve sevgi ile.

 

 

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
2023 EĞİTİM VİZYONU İLE İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK MÜMKÜN MÜ? Politika 20.05.2019
TARİHTEN DERS ÇIKARMAK Politika 01.05.2019
DEĞERSİZ YALNIZLIK Politika 14.04.2019
UFUKTA ERKEN SEÇİM Mİ VAR? Politika 07.04.2019
SEÇİM BİTTİ ŞİMDİ YÜZLEŞME ZAMANI Politika 03.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
TARİHİ BULUŞMA VE YANKILARI Politika 17.06.2019
EKREM, ABDULLAH GÜL'ÜN DUBLÖRÜ MÜ ? Politika 16.06.2019
FETÖ'cülerin Sığınağı, İdare Mahkemeleri mi?.. Politika 15.06.2019
Kin Nefret Uyanndırma ve Siyasi Teori (Sisler Devri) Politika 10.06.2019
NEREDEN ÇIKTI BU PROVOKATÖRLER ? Politika 05.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.