BAYAN YA DA KADIN OLMAK İLKELLİĞİ

‘Kadının adı yok’ denildi; ortaya zina serbestliği, çıplaklık serbestliği, ahlaka aykırılık, akıla aykırılık gibi şeyler çıktı.

 

Ne bu bayanların hali böyle? Bedenlerinde pirsing denilen, dövme denilen tuhaflıklar; bikini, mayo, tatil, turizım(turizm) diye sütyen-külot herkesin içinde olmalar, eşcinsel örgütlenmeler falanfilan.

 

İnternette iş hayatı ile ilgili bir sitede bir fotoğraf var. Baylı bayanlı bir genç kitlesi seminerdeler; bayanlar mini etekli.

 

Yani bayan olmak ya da bayanlık demokrasi, özgürlük, kadın hakları, özel hayat, moda, sanat, eğitim, iş hayatı, çalışmak, para kazanmak, mutluluk, zartzurt diye akıldışı, ahlakdışı biryerlere götürülüyor gidiyor.

 

Yani eskiden bayan ya da kadın olmak bir erdemdi çünkü erdem demek her şeyden önce, utanmak demektir, bedene ya da cinselliğe köle olmamak demektir. Yani doğru olan kuşun tüylü olmasıdır, tüysüz kalması değil.

 

Yani oluşmakta ya da oluşturulmakta olan, pirsing, dövme, cinsel sunum giyimli, makyajlı boyalı, kaslı maslı, utanmayı dışlamış bayan türüne bakıldığında sanki Afrika; yani sanki yetişkin insan dişisi türü medenilik, beyin, ruh, akıl, mantık, felsefe, bilimsellik peşinde değil de insanlığın ilk var oluş merkezi olan Afrika’ya bir özlem, bir Afrika arayışı içinde, yani birgün ellerinde ok, mızrak ile sokaklarda gezmeye başlarlarsa şaşmamak gerekir. Yani sanki yetişkin insan dişisi türü Afrika’daki kökenlerini arar bir durumda. Yani neredeyse ortalıkta çırılçıplak dolaşacaklar, ortalıkta sevişecekler; ortalığa işeyecekler, dışkılayacaklar. Yani yetişkin insan dişisi türü özgürlük, çağdaşlık, demokrasi, özel hayat diye erkeksi ve Afrikamsı bir yapıya, dünyaya götürülmekte; boks, karate, kickboks, güreş, haltercilik, halterle vücut geliştirme yapan bayanlar falan. Bakın; medya da, moda da, reklamlar da bu yöndeler genelde; yani yaptır dövmelerini, tak pirsinglerini, giy mini şortunu, gösterişli/marka sıpor(spor) ayakkabısılarını(ayakkabılarını), boks eldivenlerini, çık sokağa koştur yani bedeninin, kaslarının, cinsiyetinin ve cinselliğin kölesi ol; akşamları da bara git, at bir, iki kadeh’ anlayışı yaratılıyor, yani medyada nereye bakılsa ya bacakları meydanda ya memeleri meydanda çıplak bayan görüntüsü; yani bu hal medeni olmak mutluluğu değil, ilkel olmak mutluluğudur; zaten başlarına da Zeyna, Tomb Raider diye önderler, liderler geçirilmiş.

 

Kuşkusuz ki bu hale en başta siyaset nende oluyor; akıldışı, ahlakdışı modaya tepki göstermeyen, yasak getirmeyen; akıldışı-ahlakdışı modaya karşı toplumlarını savunmayan, korumayan.

 

Oysa bayan demek; ahlak, edep, erdem, soyutluk, ruhsallık içinde bir varoluş demektir; erkeklere ya da ilkel kavimlere benzemek değil.

 

Siyaset ve özel sektör zaten hükümdarlığın uzantısı da, anlaşılan ki modanın arkasında da ilkel kavim dünyası özentili; akılla, mantıkla, ahlakla, beyinle, ruhla, felsefe ile, bilimsellik ile pek alakalı olmayan kimseler var.

 

Yani yetişkin insan dişisi türü düşünür, alime, bilge olmaya değil; ‘Kaç şınav/şnav çekiyorsun; kaç kilo kaldırıyorsun; bikini giyiyor musun, dövmelerin var mı, pirsinglerin var mı; modaya uyuyor musun; okla attığını vuruyor musun?’a eşitlenmeye ve indirgenmeye çalışılmakta; demokrasi, özgürlük, kadın hakları, özel hayat, moda, sanat, hukuk, eğitim, iş hayatı diye yani durum ‘Sıpor yap, heryerini göster, seviş’ durumu gibi bir durum.

 

Yani bu durum kadına ad vermek değil, kadını ilkelleştirmektir. Bu durum kadını yüceltmek değil aşağılamaktır. Bu durum kadını ilerletmek değil geriletmektir. Bu durum kadını özgürleştirmek değil erkeğe daha da cinsel köle yapmaktır. Bu durum kadını özgürleştirmek değil özgürlüğünü daha da yok etmektir.

 

Yani bakın; bayanlara haklar verildikçe ortalık alimelerle değil çıplaklarla, akıldışılıklarla ve ahlakdışılıklarla doluyor ki bunun adı özgürlük değil serbestliktir.

 

Hayvanlar ve bitkiler özgür bırakılamazlar, serbest bırakılabilirler çünkü onlar hayvan olmakla, bitki olmakla zaten özgürdürler.

 

Bu moda nasıl birşeydir ki bayanları giydirmeye değil soymaya çalışıyor hep; bayları giydirmeye çalışırken? Acaba modanın arkasında sapkınlık derecesinde azgın bir erkek cinselliği mi var?

 

Demek ki özgürlük bayan olmakta ya da bay olmakta değil; felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile insan olmaktadır.

 

Oysa dini inançlar ‘Giyinin; giyinmek medeniliktir, insanlıktır; çıplaklık ilkelliktir’ der. Yani ilkelliğin nesi onur, gurur, övünç, baştaçılık?

 

Anlaşılan ki insanlık yalnızca cehalete, nefse, diktatörlüklere, doğal felaketlere, uyuşturucuya, sigaraya, içkiye karşı değil; akıldışı-ahlakdışı modaya, ve yetişkin insan dişisi türüne karşı da örgütlenmek ve savaşım içine girmek zorunda çünkü yetişkin insan dişisini akıldışı-ahlakdışı modaya kaptırmış bir toplum, ülke çökmüş demektir çünkü moda hem akıldışılık hem ahlakdışılık hem de bir uyuşturucu halini almış durumdadır oysa moda başlangıçta oldukça insani, oldukça medeni, oldukça ahlaklı idi, demek ki modanın da içineedilmiş(içine edilmiş); ve savım ki moda köleliği yüksek Mia(Maoa) geni ile ilgilidir yani insanlık Mia geni’ne karşı da savaşım içine girmek zorundadır yoksa bu gen tüm insanlığı kölesi yapar, ve dünya da, insanlık ta insanca olmaktan çıkar çünkü Mia geni’nin insanlığı götüreceği iki şey vardır: 1- Ahlaksızlık, 2- Savaş; yani dünya ya Sodom’a, Gomora’ya, Pompei’ye döner ya Nazi Almanyası’na.

 

Kadının adı yoksa; kadının adı felsefede, bilimde ve Din hadisileri’ndedir yani beyindedir, ruhtadır; vaginasında değil.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.4.19/02.05

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018