PAULO COELHO'NUN SÖZLERİNİ ELEŞTİRİM- 2

İnsanlık için söylenmiş her sözde kuşkusuz ki doğruluklar vardır ancak bu hal bazıan(bazan, bazen) genel gerçeği önleyebilir; bu durumda söz doğru söz olarak değil güzel söz olarak kalır.

 

Türkiye Türklerinin temel yanlış özelliklerinden en birincisi yabancı hayranlığıdır. Bence Türkleri Orta Asya’dan dünyaya yayan şey kuraklık değil yabancı hayranlığıdır, ve bu hayranlık Türkiye Türklerinde günümüzde de sürmektedir. Atatürk Türkiyesi’nde Batıya yönelik ilk büyük yabancı hayranlığı ise aydınlanmak diye Avrupa kitaplarını Türkiye’ye boca eden Hasan Ali Yücel ile başladı.

 

Yani çöldeki Arablar, çöldeki Afrikalılar neden yerlerinde kalmışlar? Eskimolar neden yerlerinde? Yani bir tek Türklere mi yerleri dar gelmiş? İşin gerçeği şu: Yabancı hayranlığı. Türkiye 2019 yılında bile ‘Batı mı, Doğu mu?’ arayışında ise işte bu yabancı hayranlığı nedeni iledir.

 

Demokrasi biçimi Batıdan, hukuk biçimi Batıdan, hayat biçimi Batıdan, devlet biçimi Batıdan, ekonomi biçimi Batıdan, mutluluk biçimi Batıdan; inanç biçimi ise Doğudan. Yani halimize baktığımızda bizden olan yalnızca yoğurt gibi görünmekte. Arablar bin yıldır bilime, teknolojiye, insanlığa bir katkı içinde değiller; Türkiye Türkleri doksan yıldır ne katkı içindeler? Oysa Müslümanlar dini tanımlayan din hadisileri’ne sarılsalar insanlığa en büyük katkıyı yapacaklar ancak açık ki Müslüman ülkelerde Din hadisileri’nden uzaklaşmak Din hadisileri’ne sarılmaktan daha güçlü bir halde; yani bakın Müslüman olduğunu söyleyen Türkiye’de bile genelevler, sütyen-külotlu pılajlar(plajlar), zina serbestliği, eşcinsel evlilik serbestiliği, ahlaka aykırı giyim serbestliği, meyhaneler, barlar, pavyonlar var.

 

Maberlerle dinli olunmaz; Din hadisileri ile dinli olunur.

 

Paulo Coelho ‘Bilge, yalnızca sevdikleri için bilgedir’ demiş.

 

Açık ki dünyada felsefenin de, bilgeliğin de, demokrasinin de, bilgeliğin de anlamı doğru olarak bilinmiyor henüz çünkü heryeri en büyük cehalet olan nefs sarmış.

 

Jesus(İsa) sanki dünyayı mayo ile dolaşmış gibi; boyunlarında haç kolye, bikinili, mayolu bayanlar Hıristiyanlık(Hristiyanlık), dinlilik taslamaktalar. Hıristiyanlara göre Jesus mayo giyen, içki içen biri. Oysa dine göre; ahlaka aykırı giyim de, içki de yanlıştır. Demek ki insanlar ve toplumlar din diye kendilerine Din hadisileri’ni değil siyasetçileri önder edinmişler; açık ki insan bedeni beyininden daha önde, daha ileri bir evrim içinde.

 

Paulo Coelho ‘Bilge yalnızca sevdikleri için bilgedir’ demiş ya; bu sözü bir yabancı, üstelik te Batılı bir yabancı demiş ya, hemen sarıl; Batılı ya, mutlaka doğru söylemiştir.

 

Paulo Coelho’nun felsefeyi de, bilimi de, dini de, bilgeliği de bilmediği açık. Zaten görülen ki kitapları bilenler değil bilmeyenler yazıyor artık. Kitap sayısı çığ gibi büyümekte ancak ortalıkta düşünür(filozof), alim, alime, bilge, insanca bir dünya yok henüz.

 

Bilgelik kişinin sevdikleri için değildir. İnsanlar kendilerine hoş davrananlara bilge diyebilirler, kendilerine karşı çıkanlara da iyi şeyler söylemezler genelde.

 

Bilgelik birileri için olmak değil; felsefe, bilim, ve Din hadisileri’dir. Yani insanlar birilerine bilge diyorlar da neden, niye diyorlar anlamak zor çünkü ne kendilerinin ne de bilge dediklerinin bilgelikle ilgisi var.

 

Bir ilçede müftülük ve kaymakamlık Bilge kadınlar kursu açmış, ödül ise umre. Böyle bilgelik olmaz. Bilgelik düzene karşı çıkmaktır da, oysa müftülük ve kaymakamlık düzeni temsil ediyorlar. Yani devletler doğru felsefeyi öğretemezler ki bilgeliği öğretsinler. Yani bakın; okullarda, ilahiyat fakültesilerinde, kuran kursularında, imam-hatiplerde , camilerde Din hadisileri’ni bile öğretmiyorlar örnek ki ‘Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennettir’ hadisinin, ‘Sultanlarla yoldaş olanlar hırsızdır, dinsizdir’ hadislerinin öğretildiğini gördünüz mü hiç; okullarda olsun, televizyonda olsun?

 

Gerçekte bilge öyle bir insandır ki genelde onu hiç kimse sevmez çünkü herkese karşı çıkar çünkü herkes ya cehalet ya nefs içindedir. Yani insanlar bilgelere koşakoşa(koşa koşa), altın bulmuş gibi gitmezler. Bilgeliğin temellerinden biri de zaten insan sevgisi değil felsefe, bilim, ve Din hadisileri sevgisidir yani bilgelikte insanları sevmek diye bir yasa yoktur çünkü cehalet ve nefs içindeki, ve bağırsak, bok içindeki insanların neyini seveceksin; ve felsefeyi, bilimi, Din hadisileri’ni sevmeyenlerin nesini seveceksin; bilgelik sanatçılık değil gerçekçiliktir yani bilgelik sevgi üzerine değil, insan üzerine değil, her şeyden önce felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kuruludur. Bilgelik insanların gözlerini, kulaklarını, cehaletlerini, nefslerini, çıkarlarını, sanılarını, yanılsamalarını, duyularını, duygularını, hazlarını, çıkarlarını mutlu etmek değil; felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri’ni mutlu etmektir.

 

Eskiden; kitap okumak ta, kitap yazmak ta erdemdi. Anlaşılan ki onların da içineedilmiş(içine edilmiş). Yani düşünün ki ilkokul mezunu, ortaokul mezunu insanlar bile din adına, insan adına, insanlık adına onlarca kitap yazmışlar. Yani belki medyumlar, falcılar, büyücüler , üfürükçüler, duacılar da tıp kitapları yazarlar.

 

Yani işin gerçeği şu: İnsanlık henüz felsefeden de, bilimden de, dinden de, bilgelikten de, demokrasiden de, özgürlükten de bir şey anlamıyor, ezbere yaşıyor yani düşünün ki Türkler bile Türkçeyi bilmiyor; Türkiye’de nerede ise Türkçe sözcük kalmadı; sözcükler ya Arabça ya Farsça ya Batıca; bakın ortalığı etik, misyon, vizyon, aktivite, performans, aksiyon, lansman gibi sözcükler sardı çünkü Türkiye’yi felsefe, bilim, Din hadisileri, Türkçe değil birer cehalet ve nefs dünyası olan siyaset ve özel sektör yönetiyor.

 

Hayır Coelho; bile sevdikleri için de, insanlık için de bilge değildir; bilge felsefe, bilim, ve Din hadisileri için bilgedir, tüm insanlar ona düşman olsalar da, tüm insanlar ondan nefret etseler de; işte bu nedenle ki bilgelik tatlı bir hal değil acı bir haldir de. Yani Ferrari’li bilge de, ortalıkta otuz iki diş sırıtan bilge de olmaz; bilgenin bilgisi ve acıları olur.

 

Paulo Coelho kimdir; Bırezilyalı(Brezilyalı) bir roman ve müzik sözü yazarı, bilimdışı bir inançsa(inanca) sahip biri; internette eğitim düzeyi konusunda hiç bilgi yok; tek bilgi ‘İlkokula başladı’. Bırezilya ne? Fahişeliğin devlet desteğinde olduğu tuhaf, akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir ülke. Peki Coelho Bırezilya’daki bu hali eleştiren kitap yazmış mı? Yani açık ki insanları Coelho’nun peşine takan şey gerçekçilik, doğruculuk, gerçekler ve doğrular değil; cehalet ve nefs. Coelho’nun internetteki pozları da zaten buram buram nefs yani en büyük cehalet kokuyor.

 

Batıya da olsa, Doğuya da olsa Türkiye’den yabancı hayranlığını kazıyıp çöpe atmak zorunludur yoksa Türkiye asla bağımsız, özgür ve insanlık önderi olamaz.

 

Elini sallasan yazara, kitap okuyana, üniversiteye, üniversite mezununa, öğretmene, akademisyene değiyor da tuhaf ki ülkede düşünür, alim, alime, bilge yok. Yani her şey ezbere.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.4.19/01.17


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018