TURİZM DEĞİL AHLAKSIZLIK

Sözcüklerin anlamlarını doğru ve iyi bilmek gerekir; gerçeklere ve doğrulara ulaşabilmek için de, gerçekleri ve doğruları anlayabilmek için de.

 

Ülkemize sigarayı ilaç diye soktular; modayı 'Medenilik, beyefendilik, hanımefendilik' diye soktular; birayı 'Bir biradan bir şey olmaz' diye soktular; utanmazlığı 'Bir kereden bir şey olmaz' diye soktular.

 

Turizımı(Turizmi) da medenilik, kültür, konukseverlik diye soktular; oysa şimdi bikini, mayo yani sütyen-külot ortalıklarda hoplanıyor zıplanıyor. Ya bunun neresi medeniyet, medenilik, kültürlülük, konukluk?

 

Turizım 'tur/tur' kökünden gelir yani turlamak, gezmek demektir. Ancak bakıyoruz turizım diye pılajlarda(plajlarda), otel havuzularında sütyen-külot sereserpe, birzamanlar ancak genelevlerde rastlanabilecek haller. Yani eskiden baylar(erkekler) sütyen-külotlu bayanlar görmek için genelevlere giderlerdi, şimdi pılajlara, yüzme havuzularına gidiliyor. Anlaşılan ki birileri için lider, önder felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri değil de ahlaka aykırılık. Yani bakın; eskiden 'kötü kadınlar yapar' denilen hangi şey günümüzde yasal ve genel hale gelmemiş? Zina bile suç olmaktan çıkarıldı. Ve buna bir de ‘Türkiye' deniliyor. Türkiye bunu mu hak ediyor?

 

Pılajlar, yüzme havuzuları; çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, dişi, erkek, öğretmen, öğrenci, eşcinsel, komşu, dost, arkadaş, akraba, aile herkesin birlikte, külotuna kadar çıplak denize, havuza girdikleri, güneşlendikleri yerler. Bu mudur turizım? Bu ülkenin pılajları, denizleri, suları, kumları, toprağı, havası, suyu, güneşi bunu mu hak ediyor?

 

Sonra da 'Türkiye'nin %99'u Müslüman', öyle mi? Sonra da Türkiye Türk vatanı, öyle mi? Müslümanlığın ve Türklüğün neresinde var sütyen-külot, insanların içine serilmek?

 

Turizımın nesi konukluk? Siz evlerinizde konuklarınızı sütyen-külot mu karşılarsınız; siz evlerinizde konuklarınızın sütyen-külot ortalıkta dolaşmalarına izin mi verirsiniz?

 

Niye turizım? Çünkü döviz gelecek. Neden döviz gelecek? Çünkü siyaset Türkiye'yi ‘gavurun parasına' köle, muhtaç etti.

 

Sahillerdeki esnaf ta turist gelecek; çıplak denize girecek, para kazanacak diye sevinçle bekliyor. Sonra da 'Elhamdüllilah Müslüman'. Hani felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden utanmıyorsunuz da; peygamberiniz gelse, bu ülkenin pılajlarının halini, havuzlarının halini görse ne der size? Görmüyor diye O'ndan da mı utanmıyorsunuz?

 

Açık ki çıplak, ahlaka aykırı turizıma karşı çıkmayanlar Muhiddin Arabi'nin 'Sizin taptıklarınız benim ayaklarımın altındadır' dedikleridir.

 

Siyaset korkaklıktır çünkü ahlaka, insanlığa, akıla mantığa, vicdana aykırı olduğunu bildiği halde çıplak turızimı yasaklayamaz. Turizım ekonomisi gerçekte başarı değildir; bir ülkenin ekonomideki , ahlaktaki ve akıldaki zavallılığının başarı gösterilmesidir. İşte aynı mantık ki zinayı da, eşcinsel evliliği de serbest bıraktı.

 

Sonra da gelsin iftar sofrasıları(sofraları), Kurban kavurmasıları(kavurmaları), aşureler, lokmalar, Kandil helvasıları(helvaları), Kandil şekerileri(şekerleri).

 

İnsanlar soyunacaklar da, sütyen-külot ortalıkta gezecekler de para kazanacağız, batsın böyle ekonomi. Çıplaklıkla, utanmazlıkla değil; bilimle, teknoloji ile, üretimle, beyinle, ruhla ve ahlakla para kazanın; yoksa 'Aç aç'larla da para kazanılır.

 

Ve zavallı Bırezilya'da(Brezilya'da) fuhuşun, fahişeliğin devlet eliyle desteklendiğini biliyor musunuz?

 

İnsanlar da, devletlerle de cinsellikle değil; emekle va ahlakla para kazanmalı.

 

Gerçekler ve doğrular Batının yaptıkları değildir; felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin dedikleridir. Batı genelde nefs, özelde ise cinsel organ üzerine kurulu bir dünyadır. Batının insanlığa düşünce önderliği eskidendi; Batı şimdi ise 'doğru düşünememenin' önderi.

 

Bu nedenle çıplak, ahlaka aykırı turizım biran(bir an) önce yasaklanmalı. Yerindibinebatsın(Yerin dibine batsın) ahlaka aykırılıktan gelecek para.

 

Ahlaka aykırı turizıma tepki gösterilmelidir, ve ahlaka aykırı turizım yerlerine gidilmemelidir.

 

Felsefeye, bilime, teknolojiye, Din hadisiler'ne git; turistlere değil. Paranın bayrağı felsefe, bilim, ve Din hadisileri olsun; bikini, mayo, sütyen-külot değil.

 

Turistseniz efendi efendi turlayın gidin. Ya da yapılan şey turizım değil, 'utanmazizım/utanmazizim/utanmazizm' olur; ve bu durumda da dinden imandan söz etmeye asla hakkınız olmaz çünkü Din hadisileri der ki ‘Din utanmaktır, ahlaktır, edeptir; bunlar yoksa din de yoktur' ki bu durumda din Kedicik'leri dinli imanlı sanmak oluyor. O zaman da şu şarkıyı söyleyeceksiniz: 'Hangimiz Kedicik değilizki(değiliz ki)?'.

 

Çıplak, utanmaz turizıma lanet olsun.

 

Çıplak turistlerden aldığınız o Dolar'lara, çıplaklardan aldığınız o paralara hangi yüzle, nasıl bakacaksınız; onları nasıl evinize götüreceksiniz, ailenize yedireceksiniz? Açık ki moda gibi turizımın amaçı(amacı) da utanmayı yok etmek; ve barbar, ilkel, akıldışı, ahlakdışı bir insanlık; ve barbar, ilkel, akıldışı, ahlakdışı bir dünya yaratmak.

 

Eğer beni cumhurbaşkanı seçseydiniz ilk yasaklayacağım şeylerden biri kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimli olmayı yasaklamak olacaktı.

 

Ey Diyanet sen neredesin; bikiniye, mayoya, modaya, pılajlara, havuzlara karşı bir şey söylesen ya? Ve ey siz Aile bakanlığı, Gençlik bakanlığı, Milli eğitim bakanlığı, Adalet bakanlığı, ilahiyatlar, imamhatipler, Kuran kursuları(kursları), camiler, Akp, Chp, Mhp, İp, Vp, Sp siz de bir şeyler söyleseniz ya?

 

Türkiye tekkeler, zaviyeler, şeyhler, müridler ülkesi olmadı ancak ne yazık ki ve ne acı ki çıplaklar, ahlaka aykırılıklar, akıldışılıklar ülkesi oldu. Bu mu idi istediğiniz? Ancak emin olun ki Atatürk'ün istediği ikisi de değildi çünkü Atatürk hem 'En doğru olan şey bilimdir' ve ?Ben insanın ahlaklı olmasını isterim' dedi, tıpkı dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi.

 

Evet; seçimlerde oy verilecekse; hangi siyasi parti ülkede bilime ve ahlaka aykırılığı yasaklayacaksa ona verilmelidir ki Atatürk te, Din hadisileri de, felsefe de, bilim de, doğru insanlık ta böyle istiyor.

 

Akılı dışlayan özgürlük te, ahlakı dışlayan özgürlük te özgürlük değildir; akıldışı, ahlakdışı ve insanlıkdışı serbestliktir yalnızca.

 

Bir elde akıldışı-ahlakdışı moda, bir elde akıldışı-ahlakdışı turizım; böyle doğru ve iyi ülke olmaz.

 

O denizler, o sular utanmazlığın kalesi olsunlar diye var olmadılar. Bu vatan utanmazlığın kalesi olsun diye kurtarılmadı. Bu ülke utanmazlığın kalesi olsun diye kurulmadı. Türkler Orta Asya'dan bir Utanmazlık kalesi yaratmak için ayrılmadılar. Kendinize gelin artık; nefs, para, ticaret, ekonomi akılınızı ve ahlakınızı başınızdan almasın.

 

Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, beyine, ruha sarılıp doğrudüzgün(Doğru düzgün) üret te ‘gavurun parası'na da, çıplak bedenine de muhtaç olma. Ve gelecekse turist te ahlakla, edeple gelsin.

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 22.4.19/09.14

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKILLISI DA BİZİM DELİSİ DE BİZİM BU ÜLKENİN Şiir 17.09.2019
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019