DEĞERSİZ YALNIZLIK

İstanbul’daki seçim sonuçları belirsizliğini koruyor ve sürecin sonuna geliniyorken hayat ve Dünya gündemi tüm hızıyla ilerliyor.

Son olarak Sudan’daki gelişmeler sonucunda bir darbe yapılıyor ve darbe sonunda 25 yıllık El Beşir devriliyor. Bu devrilişin en tuhaf yanı ise halkın her kesiminden insanların yönetime karşı olması ana sebep mi sebep ekonomi ve enflasyon.

Türkiye’nin uzun yıllardır önem verdiği özellikle Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yönelik ılımlı ve dostane politikası da El Beşir’in gidişiyle Sudan özelinde sekteye uğruyordu.

Arap Baharı ile başlayan diktatörleşen liderlikler bir bir devrilirken Türkiye’nin pozisyon alıp kazanım beklediği yerlerde bir bir kaybediliyor, örnek mi?

            -Libya; Türk müteahhitler için Dünya’ya çıkış kapısı iken en son olarak Türkiye’nin desteklediği guruplar yeni yönetim tarafından terörist ilan ediliyor.

            -Mısır; darbeci Sisi karşısında tüm etkinliğimizi kaybediyoruz,

            -Sudan; El Beşir döneminde imtiyazı alınan topraklar El Beşir’in devrilmesiyle belirsizliğe giriyor.

            -Irak; Merkezi hükümet ile oluşan görüş ayrılığı sebebiyle ilişkiler neredeyse tamamen kesiliyor

            -Suriye; tam anlamıyla politika kontrolü Rusya’ya devredilirken biz sadece izleme pozisyonuna geçiyoruz.

Maalesef Davutoğlu Ahmet Bey’in stratejinin derinliklerinden çıkardığı değerli yalnızlık tam anlamıyla hedefine ulaşıyor, ortak politika üretebildiğimiz sadece Rusya ve Katar kalıyor elimizde onların da ne kadar dostluğuna inanır isek karar sizin.

 

Dünya gündemini iç meseleler yüzünden ıskalamaya devam etsek te Çin boş durmuyor. Çin; iş gücü, enerji ve ham madde maliyetleri bakımından belki de en avantajlı ülke ancak Çin’in yaşadığı en büyük sorun lojistik. Bugün Çin’den kalkan bir gemi çok uzun sürelerde Avrupa’ya ulaşabiliyor. Bunu gören Çin İpek yolu adı altında başlatılan proje öncelikle Afrika Kıtasını da katarak, Afrika’nın doğu sahillerinde lojistik üsleri önünde limanları ile birlikte, yol demiryolları da dâhil bir networkü kendi paralarıyla 2011 yılından itibaren oluşturmaya başlıyor, ama ekonomi ve teknolojik alt yapı gereği Afrika Çin’i tatmin etmedi öyleyse sırada Avrupa var paranın ve tüketimin merkezi.

Bu kapsam da Çin; 01 Ocak 2017 tarihinde küçük ev eşyaları, kıyafet, tekstil ürünleri yüküyle yola çıkan tren Kazakistan, Rusya, Belarus, Polonya, Almanya, Fransa ve Belçika’dan geçerek Manş Tünelinden İngiltere’ye ulaştırıyor.

Basında çıkan haberlere göre çok kısa süre içerisinde “Yeni İpek Yolu” Projesinin avantajlı olduğu gözlemleniyor. Proje resmen hayata geçirildikten sonra ilk haftada Avrupa’ya doğru 1881 yük treninin yola çıktığı kaydediliyor.

Yükün tren yoluyla taşınmasının denizyolu taşımacılığına göre neredeyse 3 kat daha hızlı, 30 gün daha az vakit aldığı” belirtiliyor. Durum böyleyken bizim halen daha ‘İpek Yolu’ projesini destekliyor olmamız gerçekten çok ilginç çünkü şuan Çin’e göre tek avantajımız lojistik yani jeopolitik konumumuz. Birçok ülke bu konuda temkinli hatta projeyi iptal ederken Malezya gibi. Teknoloji ve altyapı yatırımları vaadiyle yüklü krediler kullanıp daha sonrasında bunları ödeyemeyip stratejik liman veya demiryollarını uzun yıllar Çin’e devredenler var iken onların durumu da modern sömürgeciliğe bir örnek bakınız Sri Lanka.

Hal böyle iken, bu projenin parçası olmak ekonomimiz de ciddi yaralar açacaktır.

 

Ekonomi de rekabetçi ve yenilikçi olmak günümüzde en önemli faktörlerden teknoloji yatırımları ve üniversiteler bu kadar kıymetli iken hele bizim gibi üretmek zorunda ülkeler için çok kıymetli iken çok önemli bir veri var elimizde nasıl da ilim ve bilime önem verdiğimize dair (!)

Diyanet’ in bütçesi ile 16 tane devlet üniversitesine ayrılan bütçe aynı yani 6,5 milyar ₺ . Görünen köy kılavuz istemez, durum böyleyken üniversiteler bu kadar az değer görürken buna bir de akademisyenliğin babadan oğula geçen bir saltanat gibi algılanıp sanayiden endüstriden kopuk sözde bilim insanlarını da eklersek üniversitelerden bir atak beklemek neredeyse imkânsız.

 

Saygı ve sevgi ile.

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
UFUKTA ERKEN SEÇİM Mİ VAR? Politika 07.04.2019
SEÇİM BİTTİ ŞİMDİ YÜZLEŞME ZAMANI Politika 03.04.2019
ASIL BEKA: EKONOMİ Politika 10.03.2019
KRİZ Mİ? SEÇİM Mİ? Politika 28.02.2019
TÜRKİYE, YOZLAŞMA VE İNANÇSIZLIK Politika 13.01.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
“Temel Karamollaoğlu Milli Görüşçü mü?” Yazısına Cevab Politika 17.04.2019
Temel Karamollaoğlu Milli Görüşçü mü? Politika 16.04.2019
Türkiye'de Seçim Güvenliği Politika 13.04.2019
Terörün Amacı (2) Politika 13.04.2019
Seçim Muhasebesi Politika 11.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.