RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN YANLIŞ SÖZLERİ SAVIM- 3

Recep Tayyip Erdoğan 2014 yılında demiş ki 'İktidara gelmek için, siyaset yapmak için; emir-komuta merkezim isterse rahip elbisesi bile giyerim'.

Bu söz 'Benim üzerimde bir emir-komuta merkezi var, ben o ne diyorsa onu yaparım/yapıyorum' anlamına da 'Ben emir-komuta merkeziyim, ben ne diyorsam herkes onu yapacak' anlamına da, 'Amaça ulaşmak için takiye/hile/aldatmak/kandırmak mübahtır' anlamına gelebileceği açıktır. Ancak bu yazının amaçı(amacı) bunu tartışmak değil.

Hile savaşta olur; savaş hileye, hile de savaşa aykırı şeyler değildir; bunu herkes bilir ancak dinde hile olmaz. Savaşta hilenin yanlış olmamasına karşılık olarak ise vicdansızlığın, merhametsizliğin, vahşetin aykırılığı vardır yani savaş der ki 'Savaşta hile yapabilirsin ancak vicdansızlık, merhametsizlik, vahşet yapamazsın' yani dine uygun savaş anlayışında hile vardır ancak vicdansızlık, merhametsizlik, vahşet, insanlıkdışılık yoktur. Savaşan insanlar savaştan döndüklerinde hile ile savaşı kazanmışlarsa 'Zeki, akıllı, kurnaz' olmakla onurlandırılırlar, övülürler, baştaçı edilirler ancak savaşı vicdansızlıkla, merhametsizlikle, vahşetle kazanmışlarsa bunun övülecek, övünülecek yanı olmaz ve bu hal günümüzde yargı konusu da olur. Yani savaş ile dini de, barışı da yani savaş dışı alanları ayırmak gerekir; yani savaşta uygulanması hak olan yöntemler sivilde uygulanamaz. Savaşta uygulanan yöntemler dinde de uygulanamaz. Çünkü düşünün ki hile ile ülkenizi düşmana karşı savunmuşsunuz ya da düşmandan kurtarmışsınız, bu övünülecek birşeydir çünkü düşmanın yüzüne bakmak zorunda değilsiniz artık ancak diyelim ki hile ile seçim kazanmışsınız ya da hile ile iktidara gelmişsiniz ya da insanları hile ile dinli yapmışsınız; hem kendi toplumunuzun hem de insanlığın yüzüne nasıl bakacaksınız? Yani savaşı hile ile kazanabilirsiniz, buna kimse birşey demez ancak vahşet ile kazanırsanız buna tepki olur; savaşı ile hile ile kazanabilirsiniz ancak diyelim ki evinizi ev sahibinden hile ile kiralamışsınız, ev sahibinin yüzüne nasıl bakacaksınız; din de düşmanın yüzüne bakmak gibi değil, örnek ki ev sahibinin yüzüne bakmak gibidir. Yani değil emir-komuta merkezi; ilahlar bile emretse dinde hile olmaz çünkü hilebaz bir savaşçı olarak tanınmak ile hilebaz bir dinli olarak tanınmak farklı şeylerdir yani genelde sivil alanda, özelde ise siyaset alanında hem kendini dinli olarak tanıtmak hem de hile ile tanıtmak din açısından doğru, olanaklı değildir. Yani insan savaşta düşmanı aldatmak için karşı cinsin giysisini de, düşmanın giysisini de giyebilir ancak bu hal dinde olmaz, dine aykırılıktır ve din de değildir, dinlilik te değildir; dinli insan sivilde, barışta dürüst biri olarak tanınmak zorundadır.

Anlaşılan ki Erdoğan 'Savaş hiledir' hadisinin yalnızca savaş ve canı, hayatı, namusu korumak ile sınırlı olduğunu; sivil hayatı, barışı, dini, dinliliği, iktidar hırsını, iktidar nefsini, hükümdarlık amaçını kapsamadığını anlamak için yeterli bir çaba göstermemiş. Ve anlaşılan ki Erdoğan; din diye; dini tanımlayan Din hadisileri'nin değil de Arabçılığın, Osmanlıcılığın, kapitalist düzenin, siyaset yapmanın, siyasi yandaşlığın, ticaret yapmanın, bilimdışılığın, akıldışılığın, cehaletin, nefsin öğretildiği bir öğretim düzeninin kurbanlarından biri olmuş.

Zaten bir hadis te 'Ya Rab; bilselerdi yapmazlardı' diyor.

Yani kendini demokrasici gösterip, iktidara gelince de demokrasiyi yok etmek zorunluluk değil keyfilik içerir yani din ile bağdaşmaz. Kaldı ki Akp'li Türkiye'de zina serbestliğinden eşcinsel evlilik serbestliğine; bikini, mayo yani sütyen-külot herkesin içine çıkmaktan genelevlere kadar; dine aykırı herşey serbest, var. Ve üstelik te Akp; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz babalarını, öz annelerini bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı ve sultanlarını baştaçı etmek gibi dine aykırı bir hal içindeki bir dünyadır yani Akp daha en baştan dine aykırıdır, dolayısı ile yaptığı ya da yapacağı takiye zaten İslamiyet'e aykırı bir takiyedir; yani bakın ülkede biryandan(bir yandan) gökdelenler yükselirken biryandan ahlaka aykırılıklar da yükseliyor, Türkiye yolsuzlukta Avrupa birincisi olmuş yani sözü edilen takiyenin İslamiyet ile, din ile ilgisinin daha en baştan da, en sondan da ilgisinin olmadığı oldukça açık ve kesin bir durum. Kaldı ki Müslümanın 'Müslümanım', Hıristiyanın(Hristiyanın) 'Hıristiyanım', Yahudinin 'Yahudiyim', Budistin 'Budistim' diyebildiği bir ülke Türkiye yani gizlenmek, saklanmak, gizlemek, saklamak için hiçbir neden yok eğer ki amaç, niyet yanlış ya da kötü ya da zararlı ya da çirkin değilse.

Din hadisileri'nin tanımladığı din insanın da, insanlığın da en doğru, en iyi, en güzel, en mükemmel, en üstün, en değerli, en anlamlı evidir; ona hile ile girilemez, ona hile ile girmek ayıptır, ona ancak dürüstlükle ve samimilikle girilir.

Ve Akp'li Türkiye'nn haline bakın: Din hadisileri'nde ya da dürüstlükte ya da ahlakta ya da medenilikte ya da vicdanda ya da nefssizlikte değil; yolsuzlukta Avrupa birincisi.

Ne her davete gidilir ne her emir yapılır. Birşey dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı ise yapılmamalıdır; ve anayasalar da, devletler de, ülke yönetmek te, demokrasi de, laiklik te, eğitim de, ekonomi de, ticaret te, din öğretimi de, sanat ta, özgürlük te, medya da, savaş ta, ekmekparası(ekmek parası) da; herşeyden önce Din hadisileri üzerine kurulu olmalıdır.

Bana denilse ki 'Seni hile ile devlet başkanı yapacağız' kabul etmem; kim emrederse emretsin yapmam çünkü benim için önce Din hadisileri yani din önemlidir.

Müslüman, dinli 'Elinden de, dilinden de emin olunan kimsedir' oysa 'Amaça ulaşmak için rahip elbisesi bile giyerim' demek emin olunmak haline yani Müslümanlığa, dinliliğe aykırı bir haldir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.4.19/09.18

 

(Öteki yazılarımı 'www.siir-defteri.com'da okuyabilirsiniz)


Başlık Kategori Yayın Tarihi
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
SENİ SEVMENİN BİR YARARI VAR MI Şiir 12.09.2019
GÖNÜL NE YARARI VAR DERDİNİN BANA Şiir 11.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019