Bayan üniversite okuyunca ya da işe girince kuaföre etek traşı olmaya mı koşar?

Daha önceki bikini, mayo dönemini saymazsak bundan 20 yıl önceden, günümüze kadar yetişkin insan dişisi tuhaf yani akıldışı ve ahlakdışı bir hale ya da akıldışı ve ahlakdışı tuhaf bir evrime girmiş olmalı. Bunun nedeni dişilik hormonu mu, dişilik organı mı, genler mi, araştırılması gereken çok önemli bir konudur çünkü anlaşılmakta ki insanlığın hali yetişkin insan erkeki(erkeği) ile değil yetişkin insan dişisi ile koşut(paralel) bir hal almaya başlamıştır.

Bundan 20 yıl önce kadar; bazı bayan kuaförlerde etektıraşı(etek tıraşı) yaptıran bazı baylar olduğunu duyduğumda 'Yuh artık' demişdim(demiştim). Bundan 18 yıl önce, bir gazete bayisinden, porno dergileri bazı bayanların da satın aldıklarını duyduğumda 'Yok artık' demişdim. Daha sonra; Avrupa'da kadın sütünün ve kadın sütünden yapılma peynir satıldığını öğrendiğimde yine 'Yok artık' demişdim. Sonra; bir kadının aynı gün hem kocasından hem sevgilisinden hamile kaldığını okuduğumda yine 'Yok artık' demişdim. Daha sonra; Abd'de bir kadının kendisine ameliyatla üçüncü bir meme(göğüs) taktırdığını öğrendiğimde yine 'Yok artık' demişdim. Şimdi ise bazı bayanlar ki içlerinde üniversite mezunuları ve dini inançlılar da yani dini dini tanımlayan-anlatan-açıklayan-öğreten Din hadisileri yani akıl, mantık, ahlak, edep, utanmak, nefsizlik olarak değil de yalnızca bir ilaha yalnızca inanmak ve dua etmek olarak anlayan dini inançlılar olan bazı bayanlar, bazı bayan kuaförlere gidip etektıraşı(etek tıraşı) yani cinsel organ bölgesi ağdası yaptırıyorlarmış, ve bazıları bu işlemden sonra gusül abdesti bile alıyorlarmış ancak bu kez ne yazık ki 'Yok artık' değil de yine 'Yuh artık' demek zorunda kaldım; yani ahlakı, utanmayı, edepi yani dinin temellerinden olan şeyleri dışlayıp, unutup, sonra da abdest almak tuhaf bir hal; büyük olasılıkla bazı bay kuaförlere gidip cinsel organ bölgesi ağdası yaptıran bayanlar da olabilir; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne değil de siyasete, özel sektöre ve modaya yani nefse teslim edilmiş dünya bu hale geldi artık; daha bakalım neler olacak, büyük olasılıkla Avrupa'da serbest olduğu gibi sokaklarda cinsel ilişki yapmak bile serbest olur artık büyük olasılıkla çünkü felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sarılmak yerine Avrupa'nın kuyruğuna takılmak Avrupa'ya köle olmayı gerektirir.

Kuaförlere etektıraşı yaptıranlar içinde üniversite mezunuları, dini inançlılar olduğu gibi devlet yani kamu işinde çalışan bayanlardan da, kocası devlet memuru olan bayanlardan da bayanlar varmış. Yani ülkenin haline bakar mısınız? Yani ülkede tuhaf ki bir de 'Eğitim bakanlığı', 'Gençlik bakanlığı', 'Aile bakanlığı', 'Sağlık bakanlığı' ve 'Diyanet' var. Açık ki bunlar toplumun akıl-ruh-ahlak sağlığına da yönelmeliler.

Moda yani çıplaklık yani utanmazlık yani ahlaka aykırılık yani mantığa aykırılık neden genelde hep bayanların üzerine gidiyor? Çünkü bayanları akıl ya da ahlak olarak çökertilmiş bir toplum, ülke zaten çökmüş demektir. Hani 'Kadının adı yok' diyen tuhaflar var ya; onlar bilmiyorlar, kadının adı var: 'Kadın'; çünkü kadın demek akıl, mantık, ahlak, edep demektir ancak onların kadın olmaktan anladıkları tek şey anlaşılan ki bacak arası, cinsellik, cinsiyet, cinsel ilişki(seks), süslenmek boyanmak, takı, dövme, moda köleliği, vücut teşhiri olmalı.

'Haydi kızlar okula', 'Kadınlar yönetime', 'Kadınlar siyasete', 'Kadınlar çalışma hayatına' deniliyor da felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kurulu olmayan ülkelerde yetişkin insan dişisi doğruya değil de ya akıldışı ya ahlakdışı bir dünyaya koşacaktır büyük olasılıkla. Yani ülke, devlet felsefe, bilim ve Din hadisileri üzerine kurulu olmazsa eğitim doğruya ve iyiye değil yanlışa ve kötüye hizmet eder hale gelir sonunda.

Evet; etek tıraşılarını kuaförlere para ile yaptıran baylardan sonra, şimdi de bunu yapan bayanlar çıkmış. Kuşkusuz ki onlar bikini, mayo giyenlerdir de çünkü bikinin, mayonun yani modanın amaçı zaten genelde toplumlarda, özelse ise yetişkin insan dişisinde utanmayı yok etmek, utanmayı kaldırmak. Yani bu halin son hali açık ki sıtriptizten(striptizden) pornoya kadar giden bir dünya olmakta. Yani bu açıdan 'Moda bikini ile porno arasındaki aracıdır' denilebilir.

Yani ahlaka aykırılığın yani utanmazlığın yani akıldışılığın en zirve kamusal alan hali olan bikini, mayo serbest olursa; kuşkusuz ki cinsel bölge kıllarını başkalarına, tüccarlara aldırmak ta olağan hale gelebilir.

Yani bayanlar üniversite okuyunca ya da işe girince ya da ekonomiye katılınca ya da iş hayatına katılınca felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, alimeliğe, bilgeliğe, beyine, ruha, soyutluğa koşmak yerine pılajlara(plajlara) ve kuaförlere etektıraşı olmaya mı koşmalılar? Ülke, devlet, vatan, ekonomi felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile yönetilmezse işte olacağı bu.

İnternette Avrupa hakkında yazılar var; örnek ki İzlanda'da sokaklarda çırılçılak dolaşmak, sevişmek, sokaklarda 30 yaşındaki bayın 15 yaşındaki kız çocuğu ile öpüşmesi bile serbestmiş yani olağanmış, yani öyle mi olsun ülke? Yani felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sırtdönüp(sırt dönüp) öyle olmak mı demokrasi, laiklik, özgürlük, ilerleme, gelişme, başarı?

İşte; doğru bir dünya ve doğru bir ülke, doğru bir toplum, doğru bir vatan için önce ahlak yani önce mantık yani önce felsefe, bilim, ve Din hadisileri zorunludur. Ancak açık ki eğitimden önce akıl-ruh sağlığı zorunludur; bu nedenle eğitimden önce akıl-ruh sağlığı taraması yapılmalıdır çünkü akıla, mantığa, akıl-ruh sağlığına, bilimselliğe, demokrasiye, laikliğe, Atatürkçülüğe, felsefeye, bilime, bilimselliğe, bilimciliğe, eğitime; zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, akıl-ruh sağlığının en zirve hali olan ahlak ta dahildir.

Yani bayanlar okuyunca ya da işe girince pılajlara ve etektıraşı yaptırmaya kuaförlere mi koşar? Ve bul gittikçe yayılmakta, yaygınlaşmakta imiş.

Yani boşuna değilmiş demek; Avrupa'da, Abd'de birzamanlar bayanlara seçme ve seçilme hakkı verilmemesi?

Evet; 'Haydi çocuklar okula' değil; önce 'Haydi çocuklar akıl ve ruh sağlığına', sonra da 'Haydi felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne'.

Farkında iseniz pılajlardan, bilgisayar oyunularına(oyunlarına), modadan, sanata; siyasetten televizyon reklamlarına kadar; sokaklardan, televizyon yarışmasılarına(yarışmalarına) tımarhaneye döndü dünya.

'Yok artık' dedirtsin de, 'Yuh artık' dedirtmesin hayat.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.4.19/06.35

 

(Öteki yazılarımı 'www.siir-defteri.com'da okuyabilirsiniz)