FACEBOOK'TA TEKNİK SORUN MU DİKTATÖRLÜK HEVESİ Mİ?

Türkiye güvenilir bir ülke değil. Neden değil? Çünkü Türkiye'de internet güvenliği yok çünkü siyasi iktidar istediği an interneti de, istediği internet sayfasını da kapatabilir. Bu nedenle ki Türkiye'de Facebook, Youtube, Twitter gibi dünyaca ünlü internet sitesileri yok çünkü Türkiye'ye güven yok. Bu tür internet sitesileri neden Abd'de yalnızca; çünkü dünya henüz yalnızca Abd'ye güveniyor çünkü Abd'de mutlak güçler ayırılığı yani mutlak demokrasi var yani devlet başkanı hukuka aykırı şeyler yapamaz, ve devlet başkanıları(başkanları) bile yargılanabilirler; bu durum dünyada kaç devlette var?

Yani bu nedenle Türkiye olarak 'gavur'un Facebook'una, Youtube'una, Twitter'ına muhtaç hale geliyoruz.

Twitter diyor: 'Şu kadar harften fazla sayıda harf kullanma, aynı tümceyi/cümleyi üst üste 3 kez yazma'.

Yani Türkiye'nin dünyada 'Güvenilir, güvenli ülke' olarak tanımlanabilmesi yani dünyaya önder ülke olabilmesi için önce internet giveniliğinin yani mutlak demokrasinin yani mutlak güçler ayrılığının olması zorunludur.

'Elin gavuru'nun eline bir kez düşümüşüz ya; bizi parmağında oynatma hakkını da kendisinde görüyor ve oynatıyor. Ve adeta Amerikan sosyal medyası başımıza bela, diktatör kesildi; ne isterse yapmamız gerekiyor; birgün 'Şunu yap' diyor, yapmak zorundayız; birgün 'Bunu yap' diyor yapmak zorundayız.

Geçenlerde gazeteci Cüneyt Özdemir Youtube'tan şikayet ediyordu, 'Benim sayfama reklam koymuyor, reklam koyulması için ille de yavşak videolar mı koymak gerekli, ey Youtube biraz delikanlı ol' diyordu. Anlaşılıyor ki 'delikanlı olmak' kültürü ile Abd kültürü birbirlerine aykırı şeylerdir ki bu yazım da benim Facebook hakkındaki şikayetim ile ilgilidir.

Facebook hakkında uzun zamandır düşündüğüm şey şu idi: 'Mark Zuckerberg yapacak birşeyler bulamıyor, bunun için de sürekli olarak Facebook'ta değişiklikler yapmaya üstelik te saçmasapan şeyler yapmaya didiniyor cansıkıntısından'. 'Zaman tüneli' denilen o şey ne büyük bir saçmalık ki insan yıllar ya da aylar önce kendi yazdığı yazıları bile bulabilmek için adeta aslan döğüşür bir hale giriyor. Gerçekte Facebook, Youtube, Twitter gibi şeyler Abd demokrasisinin ürünü olsalar da hem gizli bir diktatörlük hevesinin uzantısıları(uzanlatıları) olmak halini vermekteler hem de 'Gününü, anını yaşa; geneli, geleceği, geçmişi düşünme' anlayışını ve bu anlayışın Amerikan toplumunda egemen olmuşluğunu yansıtmakta.

Facebook'ta son 1 aydır bir tuhaflık var. Örnek ki bir sansür, diktatörlük, akıla aykırılık, mantığa aykırılık, demokrasiye aykırılık, düşünce ifade özgürlüğüne aykırılık içine girmiş gibi bir halde ya da sanki Facebook Türkiye'nin başına bir Akp'li getirilmiş gibi bir halde.

Yani Facebook Türkiye son bir aydır mantıksızlık ve diktatörlük kokmakta. Örnek ki içinde 'Akp, cumhurbaşkanı, dinsel sözcükler' geçen yazıları; siyasi yazıları, dini yazıları, ahlaka aykırılığı eleştiren yayınlamamak eğiliminde. Örnek ki 'İsraf konusunda mantıksızlık' adlı, israf konusuna felsefel yaklaşan yazımı bile yayınlamadı. Yazıların yayınlanmaması haline 'Yazının yeniden değerlendirilmesi' sekmesini koymuş ancak haftalar geçmiş, yanıtları hala yok. Sonunda şimdi de Facebook'a yazdığımın telefonumun onaylanması için ceptelefonuma kod gönderdiler, kodu gönderdim, bu kez de Facebook'a gerçek bir fotoğrafımın yüklenmesini istedi yani isim, telefon ve fotoğraf, yani bir tek parmak izi, kan gırubu(grubu) ve Dna eksik, belki yakında onları da ister yani bu hal insanları fişlemek değil de nedir yani acaba Facebook Cia'nın dünya insanlarını fişleme çalışması var da ona mı hizmet etmeye çalışıyor? Telefon kodundan sonra fotoğrafımı isteyen yazısı şöyle diyor: 'Facebook'a tekrar bağlanmak için, yüzünü net olarak gösteren bir fotoğraf yükle. Fotoğrafın iyi ışıklandırılmış olduğundan ve bulanık olmadığından emin ol. Fotoğrafta başka birisi de gözükmemeli. Bu fotoğrafı bu hesabın sana ait olup olmadığını kontrol etmek için kullanacağız. Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra fotoğrafı sileceğiz ve hiçbir zaman profilinde görünmeyecek. Her zaman güvenliğini önemsiyoruz, bu yüzden inceleme tamamlanana kadar Facebook'u kullanamayacaksın.' diyor, öyle ise telefon numarası yetmiyorsa neden telefon numarasını istediğinde bunun 'güvenliğimiz' için olduğunu söyledin, neden telefon numarası ile yetinmiyorsun; iyi ya, safız biz değil mi, örnek ki önce Cia sistemine yüklesin ya da önce sen fişle, sonra da sil, 'Sildim' de, öyle mi; biz ne bilelim fotoğraflarımızın 3. ellere gitmeyeceğini? Yakın bu bir zorlamadır ve hukuka aykırıdır; kimseden zorla isimi, telefonu, fotoğrafı istenilemez. İyi ya, bir de adresimizi verelim. Facebook, Youtube, Twitter Türkiye'nin sahipsiz olmadığını, muz cumhuriyeti olmadığını, 3. dünya ülkesi olmadığını öğrenmeli ya da bu ona öğretilmeli; bunun için de hukuku konuyla ilgilenmeye davet ediyorum.

Yani amaç büyük olasılıkla şu: Yazılar konusunda sorunlar çıkarıp insanları fotoğraflarını vermeye zorlamak; çünkü ne versen daha fazlasını istiyorlar.

Ya alt tarafı Facebook'sun; ne ilahsın ne devlet.

Güvenlik ise güvenlik; mail adresimizi, telefonumuzu vermişiz, daha ne istiyorsun? Demek ki asıl amaç gerçekte güvenlik değil de fişlemek olmalı değil mi bu durumda?

Acaba bu bir teknik sorun mu yoksa bir diktatörlük ya da Facebook devleti olmak hevesi mi?

Ancak önce bizi 'Elin gavuru'na muhtaç edenler utanmalı. Onlar da zaten bu utanmamayı utanmazlıklarına cesaret ve güvence yapıyorlar.

Hani 'Abd özgürlükler ülkesi' denir ya; inanmayın; o yalnızca ahlaka aykırılıklara, akıldışılıklara, utanmazlıklara özgürlük. Yani Abd demokrasi ülkesi de tuhaf ki özgürlük ülkesi değil.

Bu nedenle Türkiye hemen mutlak demokrasiye geçmeli yani mutlak güçler ayrılığını kurmalı, internette dünya güvencesi haline gelmeli yoksa ekonomide, sanayide, ticarette, sıporda(sporda) başarılarla bu iş olmaz. Savım ki dünyanın en güvenilir, en güvenli ülkesi internet hakkı, internet özgürlüğü, internet demokrasisi, interneti en güvenilir, en güvenli olan ülkedir.

Açık ki son 1 aydır Facebook'tan en iyi yararlananlar fuhuş yapanlar artık çünkü Facebook bu amaçlı sayfalarla dolmakta.

Telefonumu almışsın işte, daha ne istiyorsun, daha ne bir de fotoğrafımı istiyorsun? Bir sen mi akıllısın bu dünyada? Köle, sömürge mi sandın Türkiye'yi?

Ne günlere geldik; bir şiiri bile yayınlamaktan kaçınan bir Facebook'a geldik.

Evet; Türkiye'de mutlak güçler ayrılığına geçilsin, güvenli internet özgürlüğü sağlansın, yerli sosyal medya kurulsun, ve dünyaya internetin nasıl olması gerektiği öğretilsin.

Yılarca, binlerce yazı yazıyorsun; sonra birgün sayfan yayından kaldırılıyor; bu zalimlik, zulüm, diktatörlük, demokrasiye aykırılık, düşünce ifade özgürlüğüne aykırılık, insan haklarına aykırılık değil de nedir.

Abd'ye dersvermek(ders vermek) mi isteniliyor; önce internetten başlanılmalı.

Türkiye'nin Facebook, Yotube, Twitter yani Amerikan sosyal medyasına köleliğine son verilsin.

Evet; Türkiye'nin bağımsızlığı, özgürlüğü, onuru için Facebook'a, Youtube'a, Twiter'a hayır; hemen internete hukuk güveni sağlanmalı ve Türkiye bu alanlarda kendisi yaratmalı; bizi 'elin diktatör kesilmiş gavuru'na muhtaç etmemeli.

Yeter ya; bizi parmaklarında kukla gibi oynatıyorlar. Buna yerli üretimle son verilmeli artık. Facebook özgürlük derken adeta diktatör kesildi başımıza. Bu ülkede kafanagöre(kafana göre) davranmazsın; bu ülkede hukuk var. Nesin sen ya, alt tarafı bir internet sitesinden başka. Başımıza diktatör kesildin yav. Ey Mark Zuckerberg zenginsin diye ne sanıyorsun sen kendini; kendini dünyanın devlet başkanı mı gibi mi görmek istiyorsun?

Teknoloji insanlara zeka verir ancak mantık vermez. Lady Gaga'ları, Madonna'ları baştaçı eden bir dünyanın da mantıklı olduğu zaten söylenilemez.

Kurtarın Türkiye'yi ya, bu 'gavur zulümü'nden artık. Yok mu bu ülkede kafasıçalışan(kafası çalışan), Facebook, Youtube, Twitter gibi şeyler kurabilecek insanlar, kurumlar, kuruluşlar? Kurtarın artık ülkeyi züppelik dünyasının elinden; yazıktır, ayıptır.

Yani Cüneyt Özdemir'in de dediği gibi ille de saçmasapan şeyler mi yayınlamak gerekir?

Alttarafı güvenle, rahatça, huzurla yazı yazacağımız bir yer istedik; işin cılkını çıkardılar; sanki kendilerini kuklacı, insanları da kukla sanıyorlar.

Evet; dünya önderi, dünya lideri Türkiye için önce mutlak demokrasi, ve internet özgürlüğü; ve Abd'nin tek üstünlüğü de gerçekte bu iki konu.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.4.19/11.11

 

(Öteki yazılarımı 'www.siir-defteri.com'da okuyabilirsiniz)