CAMİLER VE İSLAMİYET

Anlaşılan ki dünyada dini inançlar mabed açma yarışına girmişler. Ya da durum acaba yalnızca Abd'de ve Türkiye'de mi böyle? Türkiye'de Akp iktidarı cami açma yarışı içinde gibi; Abd'de ise televizyonda Amerikan filımlarında(filmlerinde) ve dizisilerinde(dizilerinde) görmekteyiz ki kişiler kendi adlarına kiliseler açmakta; Türkiye'de bile 'Her apartmanın altında bir kilise açılıyor' savı vardı. Avrupa'da, Rusya'da, Çin'de, Japonya'da, İsrail'de durum ne acaba?

Yani sanki Türkiye'de Müslümanlar cami açma yarışına girmişler; İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerde Müslümanlar şeriat yani İslamiyet diye linç, vahşice idamlar yani vahşilik yarışına girmişler; Afganistan gibi ülkelerde de İslamiyet diye terör yarışına girmişler ve örnek ki El Kaide'yi, Işid'i, Boko haram'ı kurmuşlar; Suriye, Irak, Libya gibi ülkelerde İslamiyet diye savaş yarışına girmişler gibi bir görünüm oluşmuştur. Yani sanki İslam dünyasında cami açma yarışı, vahşet yarışı, terör yarışı ve savaş yarışı diye dört bölge, dört durum var gibi. Yani dünyaya baktığımızda; dini tanımlayan Din hadisileri'ne(hadisleri'ne) sarılı bir Müslüman bölgesi, ülkesi görmek olanaklı değil. Nedir dini tanımlayan ve 'Din hadisileri' diye tanımladığım hadisler; 'Din bilimdir/ilimdir', 'Din ahlaktır, edeptir, utanmaktır', 'Din vicdandır, merhamettir, medeniliktir, öğretmenliktir', 'Din nefssizliktir, inzivadır' gibi hadisler; ancak Müslüman dünyanın en ileri ülkesi olan Türkiye'ye bakıyoruz: Genelevler, barlar, pavyonlar, gecekulübüleri(gece kulüpleri), sıtriptiz(striptiz) kulübüleri(kulüpleri), sexshoplar, bay-bayan karışık karma sıpor salonuları(salonları), diskotekler, meyhaneler, bay-bayan karışık karma masaj salonuları, çıplak yani bikinili-mayolu yani sütyen-külotlu pılajlar, çıplak havuzlar, zina, eşcinsellik, ahlakdışı moda, ahlakdışı giyim, çıplaklık serbestliği var, ve Din hadisileri'ne göre siyaset dine aykırı olmasına karşın Akp ve benzeri siyasi partiler İslamiyet ile siyaset yapıyorlar, ve hükümdarlık 'Sultanlar düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimlik bile dine aykırıdır' hadisine karşın üstelik te iktidar için kundaklarındaki öz bebek kardeşlerini-3/5 yaşındaki çocuk kardeşlerini-öz annelerini-öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş sultanları baştaçı(baştacı) eden bir Akp iktidarı var yani hem bunlar hem de cami üstüne cami açmak yarışı ne yaman bir çelişkidir, ne yaman bir tutarsızlıktır, ne yaman bir mantıksızlıktır; yani bu durumda Akp iktidarının cami yarışının ekonomiyi canlandırmak ve siyaset için olması olasılığı oldukça güç kazanmaktadır.

Akp'nin cami açma yarışının asıl nedeni büyük olasılıkla 'İnşaat ile kalkınmak' sisteminin, modelinin, hamlesinin, yönteminin, amaçının(amacının) bir hali olsa gerek çünkü camiler milyarlarca Tl para ile ve inşaat şirketileri(şirketleri) ile yapılıyor artık yani camileri artık 'Hasan usta'lar, 'Hüseyin ustalar', 'Ahmet usta'lar, 'Mehmet usta'lar, Mimar Sinan'lar yani emek ve erdem değil şirketler yani kapitalistler yani sömürü yapıyor yani bu konuda da açık ki büyük bir inşaat rantı olabilir. Yani nasıl ki konut inşaatı ülkenin çimento, demir sanayisini canlandırıyor, aynı biçimde cami inşaatları da aynı işlevi görür. Bu hal Akp'nin hem inşaata sarılması hem de dini tanımlayan Din hadisileri ile aykırı, zıt hali ile de uyuşmakta gibidir. İşçi ölümlü iş kazasılarında(kazalarında) ve yolsuzlukta Avrupa birincisi yapan, dünyada ise ilk üçe sokan bir siyasi iktidarın yani dünyada iş kazasıları ve yolsuzlukla tanınan bir siyasi iktidarın cami yapma yarışına girmesi de kuşku içermeyecek bir durum değildir. Yani bu durumda 'Akp iktidarının cami yapma yarışının asıl nedeni ekonomiyi canlandırmak ve siyaset yani oy için midir acaba?' diye düşünülmesi olası olmaktadır.

Yani bakın fabrika yapmayan Akp iktidarı camiler ve hapishaneler yapıyor çünkü oralarda makina(makine) yani ithal yani döviz gereksinimi yok çünkü Akp iktidarının bir yanlışı da sanayiyi ihmal etmesi ve döviz israfı içine girmesidir ki düşünün ki Külliye'nin mermerleri bile yurt içinden değil yurt dışından gelmiş. Ve tarım da ihmal edilmiş ki halk Türkiye tarihinde ilk kez sebze kuyruklarına girmiş, ve Türkiye tarihinde ilk kez saman ithal bile etmiş. Yani Akp iktidarı diyor ya iki de bir 'Cumhuriyet tarihinde şunda rekor kırdık, bunda rekor kırdık' diye; bir de Akp döneminde Türkiye tarihinde ilk kez saman, et ithal edildi, halk sebze kuyruğuna girdi, bunları da söylesin ki zaten biryandan(br yandan) din iman, Müslümanlık taslayan Akp iktidarının biryandan da iktidar için bebek, çocuk kardeşlerini; öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmüş; ekonomisi sömürgeciliğe bağlı Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmesi onun mantıksızlık ve tutarsızlık dünyası olmasını zorunlu yapmaktadır ve yapacaktır. Yani düşünün ki hem bir yandan 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi terk edelim; Lozan zafer değil hezimettir' diyor hem de 'Yerli ve milli' olmaktan söz ediyor ki aradaki çelişkiyi anlamıyor çünkü hem Osmanlı imparatorluğu millet değil ümmet üzerine kurulu idi hem de bay sultanların eşleri yerli ve milli değil yabancı idi; ve hem de biryanda(bir yanda) çıplaklık, biryanda mabedler yani Akp iktidarı biryandan camiler açıyor biryandan(bir yandan) da pılajlardan(plajlardan) döviz gelecek diye mutluluk içinde yani belli ki Akp 'Hem türbanlının oyunu alırım hem çıplağın oyunu alırım, hep iktidarda kalırım' anlayışı içinde olmalı; türbanlılar bu hale düşmemeli, bu hale araç olmamalı. Ey beyin, ey bilim; sen bu ülkenin akılını(aklını) Akp'den koru yani ben diyorum ki 'Hangi siyasi parti Din hadisileri'ne uygunsa oyum ona' ancak tuhaf ki böyle bir tane bile parti yok ancak tuhaf ki ülkede belki binlerce cami var, bu ne turşu bu ne perhiz hali yani.

Yani Türkiye'de siyasi iktidarın cami yapma yarışının altında ekonomi ve siyaset yatmakta olabilir çünkü dini inanç açısından hali büyük bir tutarsızlık ya da ilişkisizlik durumu sunmaktadır.

Bir de konunun manevi yani mantık yönü var ki yazımın asıl konusu da budur.

Müslümanlar camiye 'Allah'ın evi' diyorlar. Ancak tuhaf ki camilere insan isimi(ismi) de, koyuyorlar öyle ki padişah, sultan isimi de koymuşlar. Yani mantık, akıl, zeka şunu soruyor: Allah'ın evi'lerine(evlerine) kendi isimlerinizi ya da insan isimlerini nasıl koyarsınız yani koyulmaması gerekir.

Akp Türkiyesi'nde Hulusi Akar kendi adına yani kendi isimine bir cami yaptırdı yani kendi yaptırdığı camiye kendi isimini(ismini) koydu, ve Diyanet'in tuhaf hali de buna izin vermiş olmalı ki koymuş. Hulusi Akar diyebilir ki 'Ben o camiyi genelkurmay başkanı iken yaptırdım'; zaten camilere insan isimi koyulması İslamiyet'e aykırı da haydi diyelim ki o zamanlar askerdi; ancak şimdi bakan yani Akp siyasetçisi oysa siyaset dine yani Din hadisileri'ne yani İslamiyet'e de aykırıdır yani bu durumda en azından Hulusi Akar'ın 'Ben kendi adıma cami yaptırdım, siyasete girmem yanlış olur' deyip siyasete sırtdönmesi(sırt dönmesi) gerekirdi ancak görmekteyiz ki geçenlerde Akp'nin İstanbul belediye başkanı Binali Yıldırım'ın siyasi mitingindeydi. Siyaset neden dine aykırıdır; çünkü siyaset hem cehalet ve nefstir hem de yandaşlıktır yani dinde zorunlu olan tarafsızlığın, adilliğin, dürüstlüğün, vicdanın zıttıdır.

Bir de cami açılan özelde şehirlerin(illerin), genelde ise Türkiye'nin Din hadisileri'ne aykırı hali var. Yani genelev, bar, pavyon, pılaj gibi şeyler olan yerlere de camiler açılmış, açılıyor; yani sonuçta öyle şeylere sahip yerlerde, ve hem öyle şeylere sahip hem de zina, eşcinsellik gibi şeylerin serbest olduğu bir Türkiye'de camiler açılmış, açılmakta ki bu hal de İslamiyet'e aykırıdır.

Açıkça gördük ki Akp'ciler camilerde açıkça siyaset bile yapdılar(yaptılar) seçim dönemilerinde(dönemlerinde).

Yani 'Cami Allah'ın evidir' savı, yaklaşımı açısından olası ki Allah ya 'Ben o camilere gitmem, o camilerde yapılan ibadetleri ve duaları kabul etmem; ben Hulusi Akar'ın camisine gitmem ve o camide yapılan ibadetleri ve duaları kabul etmem çünkü siyaset yapıyor ya da 'Ben Türkiye'deki adı insan isimi olan camilerdeki ibadetleri, duaları kabul etmem çünkü Allah'ın evi'ne kendi isimlerini koymuşlar, sultan isimleri koymuşlar' derse ya da 'Ben Türkiye'ye gitmem, Türkiye'de yapılan ibadetleri ve duaları kabul etmem çünkü Türkiye'de genelevler, meyhaneler, barlar, pavyonlar, sıtriptiz kulübüleri, diskotekler, çıplak pılajları, çıplak havuzları, zina serbestiliği, eşcinsellik serbestliği, ahlakdışı moda var' derse ne olacak? Diyemez mi yani?

Dikkat edelim ki İslamiyet'in peygamberi Muhammed kendi adına bir mabed yaptırmamıştır hiç. Olacak olsa herkesten önce o kendi adına mabed yapardı değil mi?

Bir de şu yaman çelişki de var: Din hadisileri yani din yani İslamiyet siyasete ve sultanlığa karşı olmasına karşın tuhaf ki Diyanet başkanı bir siyasetçi olan ve Osmanlı'yı baştaçı eden Erdoğan'la yani bu durumda Akp ile cami açılışları yapıyor. Bunu baskı altında yapıyorsa sorun yok ancak gönüllü olarak yapıyorsa Din hadisileri yani din yani İslamiyet dini inançı açısından büyük sorun ve zıtlık var demektir.

Açık ki Müslümanlar da, Hıristiyanlar(Hristiyanlar) da, Yahudiler de, öteki dini inançlılar da dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmiyorlar henüz yoksa biryanda mabedler biryanda Din hadisileri'ne aykırılık olmazdı.

Yani açık ki bu durumda evlerde ibadet ve dua etmek camilerde ibadet ve dua etmekten İslamiyet'e daha yakındır çünkü evin dışı dünya insanın kendi iradesi dışındadır.

Oysa dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılınsa İslam dünyasından siyaset, hükümdarlık, savaş, terör, vahşet değil bilim/ilim, alimlik, alimelik dünyayı saracak, ve İslam dünyası dünyanın akıl ve insanlık önderi olacak.

Yani Müslümanlar siyasi partilere oy vermek yarışına girmek yerine 'Bebek, çocuk, annesini, babasını öldürtmüş bir sultanın isimini taşıyan bir camide nasıl namaz kılınır', 'Bir siyasetçinin isimini taşıyan camide nasıl namaz kılınır?', 'İnsan isimi taşıyan camide nasıl namaz kılınır', 'Genelevin, zinanın, eşcinselliğin, çıplaklığın, barın, pavyonun yani dine aykırı herşeyin serbest olduğu bir ülkede nasıl namaz kılınır', 'Siyasetçi ile cami açan bir Diyanet ile nasıl namaz kılınır' diye düşünmek zorundalar artık yoksa din ya da İslamiyet başka yöne, onlar başka yöne gidecek.

Ve bu gidişle öyle bir hal gelecek ki en masum yerler evler olacak; evlerin dışları değil.

Yani Müslümanlar din diye, İslamiyet diye, Müslümanlık diye 'Biz nereye gidiyoruz, biz nereye götürülüyoruz' diye düşünmek zorundalar artık çünkü çağ artık Muhammed'in çağı değil. O zamanlar dünyada bikinili, mayolu yoktu; şimdi ise heryer onlarla kaynıyor, ve buna da din, İslamiyet değil siyasi iktidarlar yani siyasi partiler yani siyaset izin veriyor; yani düşünün ki Türkiye'de eşcinsel evlilik yani eşcinsel aile kurmak bile serbest oldu ve bunu da Akp iktidarı yaptı çünkü Türkiye'de 2014 yılında yani Akp döneminde, ilk kez İstanbul'da Türkiye'nin ilk eşcinsel evlilik düğünü yapıldı ve 21 yaşındaki üniversite öğrencisi bay ile 28 yaşındaki bay eşcinsel çift, İstanbul'un ilk eşcinsel düğününü yaptı, ve hala eşcinsel evlilik te, eşcinsellik te, zina da, çıplaklık yani bikini/mayo ile herkesin içinde olmak ta, genelevler de serbest yani Andımız'ı bile okullardan kaldırabilen, ülkede hemen hemen her istediğini yapabilen Akp iktidarı bunları neden kaldırmıyor, sigaraya savaş açan Akp ahlaka-edepe-Din hadisileri'ne aykırılıklara karşı neden savaş açmıyor?

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 29.3.19/06.32

 

((Öteki yazılarımı 'www.siir-defteri.com'da okuyabilirsiniz)


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TÜRKİYE DEĞİL BU Şiir 14.12.2019
YERLİ VE MİLLİ İHANET Felsefe 13.12.2019
ŞIRINGA ÇİKOLATA AJANLIK SAVIM Felsefe 12.12.2019
AKP, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DİYANET BAŞKANI SİZ NE ANLARSINIZ DİNDEN? Felsefe 11.12.2019
MÜSLÜMANLARI HADİSLERLE YANILTMAK SAVIM Felsefe 10.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019