HOCALARIN EGOLARINI TATMİN ETME ÇATIŞMASI

İnsanoğlu ne kendiliğinden var olmuş, nede kendiliğinden yok olacaktır...

Amacı, gayesi ve yeryüzüne geliş sebebi diğer canlılardan çok daha farklıdır...

Diğer canlılar genelde ekosistem dengeyi teşkil eder...

İnsanlar ise söz konusu ekosistemi korumanın ötesinde, Allah'ın emir ve yasaklarını öğrenip hayatına geçirmek ve yeryüzüne iyiliği yayıp, kötülüğü nehyetmekle mükelleftir.

 

Fakat gel görki aynı dine mensup ve aynı Peygamberi kabullendiklerini söyleyen din adamları, ne hikmetse aynı çatı altında durmaktan acizler.

 

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de din bilginleri sürekli çatışma içerisinde dine uymak yerine, dini kendilerine uydurma kompleksine girerek egolarını tatmin etme gayretindeler.

 

Maalesef bu kimseler, Emrolunduğun gibi dostdoğru ol ayetini kendi hayatlarında hiç kaile almadan egolarını ve triplerini devreye sokarak riya içerisinde insanlara tebliğ ederler...

Ve sonrada en iyi olma gayretine girerek gerçek yüzlerini değil, maskeli yüzlerini gösterirler.

 

Elbette ki samimiyet dairesi içerisinde ilmiyle, irfanıyla kendisini putlaştırmadan ve tapılır hale getirmeden hocalık mesleğini icra eden ve çıkar gözetmeden Allah rızası için insanlara faydalı olan saygı değer din alimlerimiz var.

 

Bunda hiç kuşkusuz şüphemiz yok...

Çünkü o kimseler bir birleriyle uğraşmaz ve bir birlerinin icraatlarını kıskanmazlar...

Bilakis fikir alış verişi yapar, bir birlerini korur ve gözetirler...

Din düşmanları karşısında bir ve beraber olduklarını her platformda gösterirler...

Ve böylece kendilerine sempati duyan kitleleri de bir birine düşman etmemiş olurlar.

 

Fakat kendileriyle çelişen, üretmeyen, zamanın durumuna göre fetva verecek kabiliyete sahip olmayan, sürekli gıybet yaparak iftira atan keyfiyetci hocalar,

İnsanları bölmek, cepeleştirmek, cemaat çoğalma peşinde koşmak, insanlara sempatik görünerek rant elde etmek, kendi hocalığını meşrulaştırıp tapılır hale getirmek ve Müslümanı, Müslümana düşmanlaştırarak ümmet-i Muhammet'i bölüp din düşmanları karşısında gülüç duruma düşürürler.

 

Ve bununlada yetinmezler kerameti kendilerinde gösterme, ilmiyle herşeyi kuşatmışcasına kibirlenme, fikir üreten samimi hocalara iftira atarak halkın gözünden düşürme ve en iyi kendisiymiş zannına kapılmak din değil, olsa olsa bunun adı vitrindeki hocanın dini olur.

 

Vitrindeki hoca sana sesleniyorum...

 

Yapıcı olmak yerine yıkıcı, birleştirici olmak yerine bölücü olan bir din anlayışını kaldır...

Başkalarının kusurunu ararcasına insanları tekfir etme yüz karalığını bırak...

Müslümanı Müslümana cepeleştirmeyi ve kinleştirmeyi terk et...

Gerçekten Allah'a karşı samimiysen, mümin'ler kardeştir ayetini dikkate al ve cüz'i bilginle kibirlenme, güzel ahlak imandandır desturuyla hemhal ol...

 

Peygamber s.a.v'in izinden gidiyormuş gibi görünen değil, gerçekten giden ol, Derviş ol, Yunus ol, ol ama ne olursan ol, Allah'a samimi kul ol. Vesselam. Hud. 112 Hucurat. 10



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.