AKP'NİN KAFASI İYİCE KARIŞTI

Akp iktidarı her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da hata üzerine hata yapıyor bir halde durmakta. Neden? Çünkü felsefeye, bilime, dini tanımlayan Din hadisileri'ne, gerçekliklere, gerçeklere, doğrulara, mantığa göre değil kendi kafasında yarattığı bilimdışı, akıldışı, mantıkdışı, gerçekdışı bir hayali amaç yapmış. Bu nedenle eleştirilmeye düşman olduğu gibi özeleştiri kavramının anlamı içindeki özeleştiriye de kapalı; kendisini eleştirenlere, kendisine uymayanlara da vatanhaini, terörist, vandal, manipülatör(maniplatör), sıpekülatör(spekülatör), sıtokçu(stokçu) ve benzeri şeyler diyor. Yani herşeyden önce anlamadığı şey şu: Devlet bekası için bile olsa Osmanlı'nın bebekleri, çocukları öldürmesi, ve böyle bir hali baştaçı etmek, savunmak, övmek Türklüğe de, İslamiyet dini inançına da, dine de, felsefeye, bilime de, akıla da, mantığa da, insanlığa da, medeniliğe de aykırıdır ki bunun da zorunlu sonuçu hem akıla, mantığa düşmanlık hem Atatürk'e düşmanlık hem de evrime düşmanlık gibi şeyler olur; ancak bu vahim, mantıksız, tuhaf halin Türk kökenli olmamak ya da Türk olmamak, akıl-ruh sorunu hali gibi nedenleri olması olasılığı yanında daha önemli neden din olarak dini tanımlayan Din hadisileri'nin bilinmemesi, din diye Arapçılık-Osmanlıcılık-Siyaset-Ticaret-bilimdışılık yapılmasıdır çünkü hem devlet bekası diye bebek kardeşlerini, 3-5 yaşındaki çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını öldürtmüş Osmanlı hanedanlığı'nı, Osmanlı sultanılarını(sultanlarını) baştaçı etmek, onurlandırmak, saygınlaştırmak ve vatanını, halkını düşman işgalinden kurtarmış ve medeni bir insanlık düzeyine ulaşmasının önünü açmış Mustafa Kemal Atatürk'e düşmanlık ne Türklüğe uygundur ne Müslümanlığa ne dinliliğe ne akıl-ruh sağlığına ne felsefeye ne bilime ne medeniliğe ne insanlığa ne dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun bir haldir. Kuşkusuz ki böyle bir dünyanın gerçek hayatta hem başarısız olması hem de gittikçe daha çok mantıksızlaşması kaçınılmaz olacaktır yani örnek ki 21. yüzyılda 'Dünya dönmüyor, dünya düzdür' diyen insanlardan nereye kadar başarı, bilim, medenilik, insanlık, barış, demokrasi, özgürlük, akıl, mantık, tutarlılık gibi şeyler beklenilebilir? Açık ki yanlış düşünceler yanlış sonuçlara yolaçar(yol açar), yanlış sonuçların da yanlış düşünceleri vardır.

21. yüzyılda Osmanlı'yı savunan, Atatürk karşıtlığı yani demokrasi-laiklik-bilimsellik-Türkçe karşıtlığı yapan Akp dünyasının, Akp hayatının hali böyle işte. Yani bu kafa yapısı daha nereye kadar gidebilir, sonunda mutlaka gerçeklerin, doğruların, hayatın sınavları içinde başarısızlığa köle olacaktır. Ve öyle de olmaktadır ki Akp tarihi bunun artık sayısız örnekleri ile dolmuş durumda.

Dolar geçen gün tırendi(trendi) gereği %5 gibi bir artış yapdı(yaptı). Hemen 'Vay bunun nedeni manipülatörler' falan. Oysa Dolar'ın(doların) gırafiğine(grafiğine) bakanlar bile Dolar'ın bir yükseliş tırendi içinde olduğunu anlarlar. Akp Dolar Abd'li rahibin serbest kalması ile birlikte 7 Tl'nin üzerinden aşağı doğru inmeye başlayınca, Dolar'a karşı aldığı önlemlerin işe yaradığını sandı oysa Dolar 7 Tl'den 5 Tl'ye doğru, borsa bilimi gereği, olması gereken birşey olan %60'lık 'düzeltme' denilen şeyi yapmak için aşağı gidiyordu. Ancak asla 'Sütüm ekşi, yoğurdum ekşi, ayranım ekşi' demeyen; asla 'Gözünün üzerinde kaşın var' bile dedirtmeyen Akp Dolar 7 Tl'den aşağı doğru inerken bunu kendi başarısı olarak gösterdi ancak aynı Dolar 5 Tl'den yukarı çıkmaya başlayınca da bunun sorumlusu olarak 'maniplatör' dediği kişileri ve kuruluşları göstermeye başladı ki bu da zaten Akp'nin genelde felsefeden, bilimden, özelde ise ekonomiden ve borsadan anlamamasının zorunlu sonuçudur(sonucudur).

Tırend(Eğilim, gırafik, grafik) olarak Dolar borsa terimi ile 'Yukarı yönlü dev bir üçgen' halinde ki bu da borsada 'yükselişin başlangıçı, olasılığı, olanağı' demektir. Yani Akp önce bunun nedenini bulmalı çünkü Dolar'da böyle bir hal varsa bunun birinci nedeni siyasi iktidardır çünkü ekonomiyi, sanayiyi, tarımı, bilim üretmeyi, teknoloji üretmeyi, demokrasiyi, insan haklarını, işçi haklarını, bilimselliği dışlamış, ekonomide yanlış şeyler yapmış olabilir. Ya ülkede sebzeden Dolar'a kadar sorun varsa yani Türkiye 21. yüzyılda Venezuela'ya benzemişse bunun nedeni kişiler değil siyasi iktidardır çünkü hiçbir fare koca bir dağı yerinden oynatamaz eğer ortada bir dağ varsa ki fareler oynatabiliyorsa oynattıkları şey dağ değil küçük bir kütledir. Yani düşünün ülkede domates, soğan, patates, saman, mercimek, et, zartzurt sorun olmuş; özelleştirme diye devletin-milletin-vatanın fabrikaları-kaynakları-servetleri şeker fabrikasından tank paleti fabrikasına kadar yerli, yabancı şirketlere satılmış; sonra da kalkıp 'Soğan fiyatı yükseldi' diye, 'Dolar fiyatı yükseldi' diye kişileri suçluyorsunuz, insaf, insaf; yani zengin bir insan 1.000 Tl'sini düşürse ya da çaldırsa ona ne olur, hiçbirşey olmaz çünkü milyonları vardır; demek ki soğan, Dolar fiyatı yükseldi diye yaygara yapılıyorsa demek ki 'var' denilen zenginlikte bir sorun olmalı.

Dolar 5,350 Tl civarından 5.75 Tl'ye geldi. Bakın bunun gerçek nedenleri nelerdir bence:
1- Demek ki ülkede döviz sorunu var. Bunun nedeni kim? Sanayiyi, tarımı ihmal etmiş; ülkeyi saman, patates ithaline(dışalımına) kadar getirmiş; ülkeyi döviz kıtlığında dövizle yapılan işlere, rant işlerine köle etmiş siyasi iktidardır herşeyden önce. Yani bakın bu döviz sorunu altında bir de Kanal İstanbul dediği şeyi yapacaktı. Yani bakın Türkiye ne dün kurulmuş bir ülkedir ne de bir 3. dünya ülkesi yani ekonomi bilimindeki Rostow'unki gibi kalkınma kuramılarını(teorilerini) Türkiye'ye uygulamak anlamsızdı yani 'Önce inşaattan gireriz, sonra sanayiden çıkarız' mantığı çok yanlışdı(yanlıştı) çünkü bu tür yaklaşımlar ya yeni kurulmuş ülkeler ya da 3. dünya ülkeleri için geçerlidir.
2- Bu mart ayının başlarında medyada 'Abd S-400'ler yüzünden Türkiye'ye yeniden ambargo uygulayabilir' haberi çıkdı(çıktı) ki ben böyle birşeyin olacağını Rahip Brunson serbest kaldığında, Trump-Erdoğan el sıkışması fotoğraflarını beden diline göre olumsuz yorumlayıp 'Trump Erdoğan'ı sevmiyor' diye yazmışdım(yazmıştım) yani Dolar konusunda böyle bir halin geleceği daha o zamandan belli idi yani gizli saklı bir hal değildi. Yani medyada bu haber çıktıktan sonra Dolar'ın kafasını kaldıracağını ekonomi okumuş ya da bu işlerle ilgilenenler mutlaka anlamışlardır.
3- İş bu kadarla kalsa yine iyi idi çünkü bir kesinlik değil olasılıktı ancak Akp iktidarı 21.3.2019 tarihinde, cumhurbaşkanı imzasıyla 'Döviz mevduat hesaplarında bir yıla kadar olan stopaj oranı yüzde 20'ye yükseltildi' haberi çıkdı(çıktı) medyada; ve böylece Akp iktidarı kendi bindiği dalı kendisi kesmiş oldu çünkü ambargo haberinden sonra böyle bir haber Dolar'daki yükselme olasılığını güçlendirmiş oldu. Yani iktidar bunu %20 yapmak yerine örnek ki %2 yapmalı ve kuşku uyandırmamalı, güven uydandırmalı idi. Yani bir ülkede döviz sıtopaj oranının yükselmedi döviz sorunu olduğunu gösterir, bu oran ne kadar yüksekse bu sorun da o kadar yüksek demektir. Yani hükümetin döviz sıtopaj oranını üstelik te %20 gibi yüksek yapması döviz sorununa tuzbiberekmek(tuz biber ekmek) gibi oldu. Yani tam da döviz bolluğu demek olan turizım mevsiminin başında döviz mevduatında sıtopaj oranını üstelik te %20 gibi büyük bir oranda yükseltmek çok büyük bir hatadır ki bu durum Türkiye'deki döviz sorununa turizımın bile çözüm olamayacağı düşüncesi yaratır; anlaşılıyor ki beton işilerinde(işlerinde) ve teröre karşı başarılı olan Akp ekonomiyi anlamada pek te başarılı değil ki böyle olması da kaçınılmaz çünkü Hazine bakanı işletme fakültesi mezunu yani ekonomi/iktisat fakültesi mezunu değil; Erdoğan da İibf'nin ekonomi bölümü mezunu değil 'İşletme bölümü' mezunu imiş ki işletme fakültesinde makro ekonomi yani ülke ekonomisi değil mikro ekonomi yani şirket ekonomisi öğretilir ki bunlar alakasız ve farklı şeylerdir.
4- Arkasından; 24.3.2019 tarihinde, döviz sorununa daha çok tuzbiber eken birşey oldu: Bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu ve Sermaye piyasası kurulu Jp Morgan adl ABD merkezli uluslararası bankacılık ve finansal hizmetler alanında faaliyet gösteren bir şirket hakkında soruşturma başlatdı(başlattı); gerekçe şu: 'Müşterilerini döviz piyasalarına ilişkin olarak yanıltıcı ve manipülatif olarak döviz almaya yönlendiren bankalarla ilgili şikayetler üzerine inceleme başlatmak'. Yani Akp ülkede döviz sorunu varsa bile yokmuş gibi göstermeye çalışacağına farkında olmadan bunun tam tersini yapıyor; sonra da suçu üstlenmek yerine hep yaptığı gibi başkalarına atıyor.
5- Arkasından; yerel seçim yani belediye başkanlığı ve muhtarlık seçimi meydanılarında(meydanlarında) isiminin(isminin) yanına Akp yandaşı medyada 'Akp genel başkanı' değil de 'Cumhurbaşkanı' yazılan Erdoğan'ın 'Ey finans sektörünün içinde olanlar, kalkıp da piyasadan dövizleri toplayıp, döviz yükselecek şöyle olacak böyle olacak bu tür pırovokatif(provokatif) eylemlerin içerisine giriyorsanız bunun bedelini çok ağır ödeyeceksiniz' demesi mızrağı artık iyice çuvala sığmaz bir hale getirmiş oldu.

Tüm bu bilgiler Türkiye'nin mezarını kazmak isteyen iç ve dış güçler için çok önemli istihbarat bilgileri durumundadır yani onlar artık bu bilgilerle Türkiye'nin ne yapacağını ne yapmayacağını çok önceden rahatça kestirebilirler.

Jp Morgan nedir? Ekonomi alanında uzmanlık yapan bir şirkettir; ve uzmanlar yalnızca var olan, genel, geleneksel bilgileri vermezler yani yalnızca bilgi öğretmezler, yalnızca sorun çözmezler, öngörülerde(tahminlerde) de bulunurlar. Peki örnek ki altın konusunda da yerli uzmanlar da, yabancı uzmanlar da aylardır öngörülerde bulunuyorlar, Akp neden onlara tepki göstermiyor; çünkü altın bol. Yani Jp Morgan işini yapıyor, yapmasa işini yapmamış olur. Bırakın Jp Morgan'ı; Türkiye'de hangi yerli borsa şirketine gitseniz, Dolar'ın gırafiğine bakıp Dolar'ın yükseleceğini söyler öyle ki tarihini bile verebilir çünkü borsa herşeyden önce bir bilimdir artık ancak 'Borsa haramdır' diyen bir dünya kuşkusuz ki bunu anlamakta güçlük çeker.

Yani Akp işi gereği soğan depolayan soğan toptancısını sıtokçulukla, işini yapan patates toptancısını sıpekülatörlükle(spekülatörlükle) suçluyor, işini yapan şirketi manipülasyonla, pırovokasyonla suçluyor; yani tüm dünya bilir ki Jp Morgan gibi şirketlerin işi ekonomi alanında öngörüler(tahminler) de yapmaktır ki bu hal örnek ki simitçiyi simit satmakla suçlamak gibidir. Yahu ben bile anladım Dolar'ın fırlayacağını; döviz mevduatında sıtopaj(stopaj) %20'ye yükseltildiği gün ve dedim ki 'Birileri yine Dolar'dan köşeyi dönecek' bu haberle.

Deprem konusunda açıklamalar yapılmasını da yasaklamıştı bilime, Gölcük depremi sonrasında Akp.

Yani hem 'Dolar yükselecek' diye kendiniz yayın yapıyorsunuz, izlenim veriyorsunuz, kendiniz olanak sağlıyorsunuz, kendiniz sorun yaratıyorsunuz sonra da Dolar'ın yükselmesinin nedeni olarak başkalarını suçluyorsunuz k bu çok tuhaf bir haldir; yani madem ki Abd'nin ambargo haberi çıktı, öyle ise durumu çaktırmadan yönetmek gerekirdi örnek ki sıtopaj oranı'nı örnek ki %2, %2 arttırmak yerine hemen %20'ye çıkarmak ambargo haberini destekler durumuna düşmektir. Oysa 'Türkiye'ye bu yıl 50 milyon turist bekliyoruz, 80 milyon turist bekliyoruz, 100 milyon turist bekliyoruz' gibi haberler Abd ambargosu söylentisine karşı da, döviz sorununa karşı da, sıpekülatörlere karşı da, manipülatörlere karşı da doğru ve iyi hamle idi ancak üstelik te cumhurbaşkanının imzası ile 'stopaj oranı'nın %20'ye çıkarılması adeta pişmişaşasukatmak(pişmiş aşa su katmak' gibi oldu, sonra da bu hatanın bedelini başkalarına çıkarmak yasal işini yapan soğan toptancısını sıtokçulukla(stokçulukla) suçlamak gibi tuhaf bir hal olur; anlaşılıyor ki Akp iktidarı ekonomiden de, ekonomi politikasından da sanıldığı ya da sandırıldığı kadar çok anlamıyor bir hal var ortalıkta.

Ancak bu kez Dolar'ın yükselme hali tuhaf ki tam da turizımın(turizmin) başladığı zamana denk geliyor yani Türkiye'de dövizin bollaşması gereken zaman ki bu da Türkiye'de Dolar'ın yükselme halinin daha çok Abd kökenli olduğunu göstermekte ki ben bile zaten Trump'ın Türkiye'ye yeni bir ambargo başlatabileceğini daha rahipin(rahibin) salınmasından hemen sonra yazmışdım(yazmıştım) internette çünkü Trump'ın beden dilinin Erdoğan'ı sevmediğini gösterdiğini ve Trump'ın Türkiye'nin başına yine bela olabileceğini ileri sürmüşdüm(sürmüştüm).

Ey lafbaşı(laf başı) geldiğinde Yunus'tan, Mevlana'dan söz edenler; biraz da kendinizi eleştirin, kendinizi suçlayın artık olmaz mı? Bunun için de önce dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrenmelisiniz bence çünkü Yunus ve Mevlana gibiler Din hadisileri'ni öğrenmiş kişilerdir.

'Devlet devlet gibi değil şirket gibi yönetilmeli' dediniz; alın işte size şirket. Oysa devleti felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile devlet gibi yönetmek yerine şirket gibi yönetmek güneşe sırtını dönüp güneş diye ampüle bakmak gibidir.

Bence gidin artık çünkü sayenizde 'Take off' için yeterince sermaye toplandı. Gerisi artık felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin, demokrasinin, laikliğin işi yoksa bakın Birleşik Arab emirlikleri'nin Emirates havayolları şirketi bile tanıtımlarında(reklamlarında) bikinili, dar giysili seksi bayanlar kullanmaya başladı bile; demek ki onlar bile 'Take off'u çoktan aşmış.

Erdoğan'a bazı yandaş, dalkavuk medya 'Cumhurbaşkanı' yerine 'Başkan' diyor; anlaşılıyor ki Türkiye'de 'Başkanın adamları' filımı(flmi) ya oynanıyor ya yeniden çekiliyor; filımın sonu da belli zaten.

Devlet şirket, kapitalist, patron, hükümdar kafası ile değil; felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile yönetilirse doğru, güçlü, dünyaya örnek, insanlığa örnek, insanca ve ileri olur ancak.

Tek doğru yol, tek çözüm, tek kurtuluş yalnızca felsefe, bilim, ve Din hadisileri; gerisi tencere-tava değil fasafiso.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.3.19/05.25


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
HELAL GIDA YİYİP İÇİN AHLAKDIŞI ÜNLÜLERİ SEVMEK Felsefe 16.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019
DOĞRUNUN PİTORESKİ Felsefe 26.06.2019
MÜMKÜNSÜZLÜĞÜN İPİNCE SIRTI Felsefe 22.06.2019
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019