BEKA MI ZEKA MI

Muharrem İnce isimli Chp'li siyasetçi 'Evet bir kez daha söylüyorum yerel seçimlerde ortaya çıkacak olası sonuçlara, içinde bulunduğu ittifakın başarısız olması durumuna beka sorunu olacağını söylemek zeka sorunudur' demiş.

Beka yani kalıcılık, sonsuzluk, varlık, gelecek.

Belli ki nicel ve küçük bir konuya değinmiş, ve haklı çünkü özelde Türkiye'nin bekası ne Akp'ye ne Mhp'ye ne öteki partilere ne siyasete ne siyasetçilere bağlıdır, genelde ise bir ülkenin geleceği siyasete, siyasetçilere bağlıdır.

Yani herhangi bir siyasi partinin 'Türkiye'nin bekası benim' demesi saçmalıktır çünkü hem siyaset cehalet ve nefstir hem de siyaset bilimsel bir dünya değildir; siyasetçileri hiç kitap okumayan, belki dünyanın döndüğünü bile bilmeyen insanlar, halklar da seçebilir yani siyasetçileri felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri yani evrensel akıl, evrensel mantık seçmez. Yani bir toplum herkese ev ya da birer kilo altın vereceğini söyleyen bir siyasi partiyi, okuma yazma bile bilmeyen bir siyasetçiyi bile seçebilir, iktidar yapabilir ancak üniversitelerde seçimler böyle olmaz, üniversitelerde seçim bilimle olur, demek ki demokrasinin doğru olması için seçimleri halkların, toplumların, siyasetin, siyasetçilerin değil bilimin yapması zorunludur.

2019 martı yerel seçimini 'Türkiye'nin bekası' gören Akp ve Mhp açık ki 'devlet bekası' anlayışını Osmanlı hükümdarlığı diktatörlük kültüründen almışlardır çünkü ikisi de Osmanlı hüükümdarlığını baştaçı etmektedirler. Devlet bekası konusuna Osmanlı hükümdarlığı kafası ile yaklaşılırsa; Osmanlı hükümdarlığı kafasında devlet bekası denilen şeyin kundaklarındaki öz bebek kardeşlerini, 3-5 yaşındaki çocuk kardeşlerini, 3-5 yaşındaki çocuk torunlarını, öz annelerini, öz babalarını bile 'devlet bekası' kılıfı ya da nefsi ya da cehaleti ya da barbarlığı ya da vahşiliği içinde ya da altında öldürtmeyi de kapsadığı, içerdiği olduğu görülür; Türkiye'de bu hal olamayacağı için 'devlet bekası' diye, altında, içinde, kapsamında öldürülme kapsamı, konusu içine girebilecek tek şeyin demokrasi, laiklik, bilimsellik, Atatürkçülük, Atatürk devrimileri(devrimleri), işçi hakları, insan hakları, medenilik, dürüstlük, vicdan, adillik gibi şeyler olması olasılığı yüksektir; ne yani genelevleri, barları, pavyonları, gecekulübülerini(gece kulübülerini), sıtriptiz(striptiz) kulübülerini, çıplak pılajları(plajları), sexshopları, akıldışı-ahlakdışı modayı, medyada yandaşlığı, özelleştirmeyi yani devletin-milletin-vatanın servetlerini satmayı yasaklayacak değiller ya?

Ne diyordu Akp? Örnek ki 'Demokrasi tıramvaydır(tramvaydır), istediğim durakta terk ederim' diyordu yani 'devlet bekası' diye demokrasiyi yasaklar; 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım' diyordu, 'delet bekası' diye Türkçeyi yasaklar; 'Lozan zafer değil hezimettir' diyordu, Lozan anlaşması'nı ve bu anlaşmayı imzalayan Atatürk'ü yasaklar ancak değil mi?

Ben beka ve zeka konusularına(konularına) o tartışma bağlamında değil insan ve ülke bağlamında yani evrensel, küresel, felsefel yaklaşacağım şimdi.

Bir insan için de, bir ülke ya da devlet için de ne beka önemlidir ne zeka bence. Bence insan için de devlet için de beka için de en önemli şey felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir. Savım ki felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı zeka zeka değildir; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı beka da beka değildir. Yani bence birgün, sonunda; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı olan; felsefe, bilim, ve Din hadisileri üzerine kurulu olmayan tüm ülkeler, tüm devletler, tüm toplumlar, tüm milletler yok olacak tıpkı Sodom gibi, Gomora gibi, Sıpartalılar(Spartalılar) gibi.

Yani savım ki felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden uzak, yoksun bir bekayı ve zekayı savunmak yanlış birşeydir.

Ve felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı herşeyi yasaklamamak bir devlet ya da ülke ya da toplum ya da millet için sonun başlangıçıdır. Yani bu nedenle; beka yani bakilik içinde olmak isteyen ülkeler, devletler, milletler önce felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne sarılmalılar, sonra da bunlara aykırı herşeyi örnek ki pılajlarda çıplaklığı, ahlaka aykırı havuzları, akıldışı-ahlakdışı moday, akıldışı-ahlakdışı sanatçılık, bar-pavyon-meyhane-gecekulübü-sıtriptiz kulübü-diskotek-genelev-eşcinsellik-tıravestilik-cinsiyet değiştirme-keyfi estetik ameliyatı-karma masaj salonu-karma sıpor/spor salonu-siyaset-siyasi parti-siyasetçilik-özel sektör-medyada yandaşlık-akıldışı/ahlakdışı medya-falcılık-büyücülük-astroloji-takı-pirsing-dövme-akıldışı/ahlakdışı/insanlıkdışı sıpor/spor-bilime aykırı yer-açıksaçık giyim-daracık giyim-cinsel sunumlu giyim-cinsel tahrikli giyim-evrim karşıtlığı/düşmanlığı gibi şeyleri yasaklamalılar yoksa hiçbir devlet, hiçbir ülke, hiçbir millet baki(sonsuz) olamaz.

Açık ki 'devlet bekası' nedeni ile bile de olsa kundaklarındaki bebekleri, çocukları bile öldürtmüş bir Osmanlı hükümdarlığı ve bu hükümdarlığı baştaçı etmek hem Türklüğe hem dine hem de bekaya zıtlıktır. Öteyandan pılajlarda çıplaklığı yasaklamamak ta öyle.

Henüz anlaşılmamıştır ancak insanlar için de, devlet için de, toplumlar için de bekaya bilimsellik ve ahlak ta dahildir çünkü ahlak ta gerçekte zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin(beynin), ruhun, felsefenin, bilimin, dinin, insanlığın en yüksek, en zirve, en üst aşamasıdır.

Yani Türkiye'de beka ve zeka isteniyorsa siyasete değil; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne sarılınmalıdır çünkü felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin dışında beka, bakilik yok.

Gerçek ki siyaset te, özel sektör de hem cehalet ve nefstir yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırılıktır hem de hükümdarlık anlayışının halleridir.

Yani Türkiye için beka da, zeka da siyaseti aşan ve siyaseti dışlayan; ve felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sarılı bir konudur.

Yani insanlar da, devletler de, toplumlar da, halklar da, milletler de bekadan ve zekadan önce felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni seçmeliler ki zaten en büyük beka da, en büyük zeka da budur.

Yani beka da, zeka da ne Akp ne Mhp ne Chp ne İp ne Vp ne de bir başka siyasi parti ne demokrasi ne laiklik ne Atatürkçülük ne milliyetçilik ne komünistlik ne dini inançlılık; beka da, zeka da ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 28.3.19/06.22