ERDOĞAN BELEDİYELERİ VE MUHTARLIKLARI KAZANMAK İSTERKEN CUMHURBAŞKANLIĞINI YİTİRİYOR

İslamiyet dini inançı alimlerin bile hükümdarlarla birlik olmasını dinsizlik, yanlışlık, kötülük olarak tanımlamaktadır; 'Hükümdarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler bile hırsızdır' hadisi ile. İslamiyet'in gerçekte anlatmak istediği şey hükümdarlığın, hükümdarlık kültürünün, hükümdarlık halinin İslamiyet'e, dine aykırı olduğudur. Ancak görülmekte ki Akp 'devlet bekası' diye kundaklarındaki öz bebek kardeşlerini, 3-5 yaşındaki öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmüş olan Osmanlı hanedanlığı dünyasını baştaçı etmektedir ki devlet bekası için bile olsa bebek, çocuk öldürtmek Türklüğe de, Müslümanlığa da, dine de aykırıdır ve ancak Eski Mısır firavunu kültürüne ait bir durumdur.

Hükümdarlık, hükümdarlık hali nedir? Bilime, akıla, mantığa, ahlaka, vicdana, merhamete, insancalığa aykırı olma halidir; hadis te zaten bu nedenle hükümdarlığı, hükümdarlık halini kötülemiştir çünkü dini tanımlayan, dini açıklayan, dini anlatan Din hadisileri 'Din bilimdir/ilimdir, ahlaktır, edeptir, vicdandır, merhamettir, medeniliktir, insanlıktır' demiştir. Yani Akp daha baştan; Din hadisileri'ne aykırılıkla yani hükümdarlığı baştaçı etmekle İslamiyet, din önünde yitirmektedir(kaybetmektedir), yanlış ve kötü haldedir.

Yani cumhurbaşkanı siyasette ve toplumda hem Din hadisileri'nden yana olmalıdır hem de bir yandaş olarak değil hakem, hakim olarak olmalıdır; yani Din hadisileri içinde ancak siyaset dışı ve siyaset üstü olmalıdır; yani gerçek, doğru cumhurbaşkanlığının anlamı budur.

Hükümdarlığın günümüz karşılığı ise siyaset ve diktatörlüktür. Yani Hitler hükümdar değildi ancak diktatör olması dolayısı ile İslamiyet'e, dine aykırı idi.

Cumhurbaşkanlığı tarafsızlık, adillik isteyen bir haldir.

Oysa görülmekte ki hem Cumhurbaşkanlı hükümet sistemi denilen sistem hem de Erdoğan'ın hali cumhurbaşkanlığına ve Din hadisileri'ne aykırı haldedir çünkü bir cumhurbaşkanına siyaset, hükümdarlık yapmak hakkı yani tarafsız ve adil olmama hakkı verilmiştir ki bu hal hem Din hadisileri'ne yani İslamiyet'e, dine hem de cumhurbaşkanlığı makamına, mevkisine aykırıdır.

Görmekteyiz ki Erdoğan belediye ve muhtarlık seçimi yani yerel seçim için meydanlarda, televizyonlarda bir cumhurbaşkanı gibi değil Akp başkanı, Akp sözcüsü, Akp'nin belediye başkanı adayı gibi konuşmaktadır, davranmaktadır; ve bunu yaparken de yandaş medya Erdoğan'ın isiminin(isminin) yanına 'Cumhurbaşkanı' yazmaktadır; belli ki Akp de, yandaş medyası da hem Din hadisileri'nden hem de cumhurbaşkanlığı kültüründen, makamından uzak bir hal göstermektedir.

Ortada ki hem cumhurbaşkanlığı makamına, mevkisine hem de Din hadisileri'ne aykırı davranmakla ve açık ki genelde Akp, özelde ise Erdoğan belediye başkanlıklarını ve muhtarlıkları kazanmak isterken hal, biçim, tavır, tutum, kültür olarak cumhurbaşkanlığını yitirmektedir; yani belediye başkanlıklarını ve muhtarlıkları kazanmak isterlerken hem Türkiye hem de Din hadisileri'nin tanımladığı din, İslamiyet, Müslümanlar yitirmektedir; ve bu acı hal gizlenmek, saklanmak için ekonomideki ve teröre karşı başarılar, işler gösterilmektedir.

Oysa insanlık artık şunu öğrenmek zorunda: Din hadisileri'nin olmadığı ya da yitirildiği yerde hiçkimse kazanamaz. Yani asıl başarı, asıl zafer siyasette, ekonomide değil; Din hadisileri'nde başarıdır, zaferdir.

Evet Akp Türkiye'yi kazanabilirsin ancak bil ki Din hadisileri'ni yani İslamiyet'i yani Müslümanlığı yitirmiş durumdasın ki Din hadisileri'nden, İslamiyet'in, Müslümanlığın, dinin, dinliliğin özelliklerinden biri de güvenilir olmaktır ancak tarafsızlara, taraf tutanlara güvenmek akıl-mantıkdışıdır yani Din hadisileri'nin güvenmediğine güvenmek zaten yanlıştır.

Oysa Muhammed 'Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz' demişdi; belediye başkanlıkları, muhtarlıkları, siyaset koltukları neki.

Yani bir cumhurbaşkanının siyaset meydanlarında işi ne? Zaten bu ülkede yeterince siyasetçi var; bakın 550'sine maaş ödeniyor; bir tane de cumhurbaşkanı olaydı.

Tek doğru yol, tek çözüm felsefe, bilim, ve Din hadisileri; siyaset yasaklansın, Türkiye'yi ve dünyayı felsefe, bilim, Din hadisilleri yönetsin.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 26.3.19/06.48


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018