CUMHURBAŞKANI BELEDİYE VE MUHTARLIK SEÇİMLERİ İÇİN NEDEN MİTİNG YAPIYOR

Akp dönemi ile Türkiye gerçekten çok tuhaf bir ülke oldu çünkü hem dinden imandan söz ediliyor hem de zina, ve eşcinsel evlilik bile serbest; hem demokrasiden söz ediliyor hem de demokrasinin nicel temeli olan güçler ayrılığı kaldırıldı, yok edildi; hem cumhurbaşkanı Akp genel başkanı, Akp sözcüsü, Akp avukatı gibi konuşuyor.

Yani ülkede açık ki ne din iman var ne demokrasi ne cumhurbaşkanlığı. Yani açık ki ülkede bunlara nicelik olarak paralel, nitelik olarak zıt, hayali bir yapı var.

Yani açık ki ülke Batının ilerisine geçmeye değil; Doğunun gerisine gitmeye doğru götürülüyor.

Dev beton işileri(işleri) başarı diye gösteriliyor ancak öteyandan da bir tarım ülkesi de olan Türkiye'de sebze kuyrukuları(kuyrukları) oluştu; et, saman ve sebze ithali başladı. Betonlar başarı ise Akp dönemi bir başarıdır; ancak din, demokrasi, bilimsellik başarı ise Akp dönemi zafer değil hezimettir.

Yandaş medyada hergün görmekteyiz; Erdoğan mitinglerde, meydanlarda cumhurbaşkanı gibi değil de sanki Akp genel başkanı, Akp sözcüsü, Akp avukatı gibi konuşmakta; oysa 31-mart-2019 seçimi cumhurbaşkanlığı ya da siyasi parti genel başkanlığı seçimi değil belediye başkanlıkı(başkanlığı) ve mutharlık seçimi yalnızca.

Yoksa biz mi yanlıyoruz; 31-mart-2019 seçimi belediye başkanı, muhtar seçimi değil de cumhurbaşkanı ya da siyasi parti başkanı seçimi mi?

Ve eğer Erdoğan Akp adına, Akp için meydanlarda konuşurken Akp yandaşı medya onun isiminin yanına neden 'Cumhurbaşkanı' yazıyor? Çünkü cumhur başkanı(cumhurbaşkanı) cumhur başkanı gibi konuşmalıdır, bir siyasi parti genel başkanı ya da sözcüsü ya da avukatı gibi değil.

Anlaşılıyor ki imamhatip kafası da Türkiye için çözüm değil, sorundur. Çünkü Türkiye için de, tüm dünya için de tek çözüm, tek doğru, tek iyi felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri iktidarıdır, egemenliğidir, düzenidir.

Yani anlaşılıyor ki Akp'yi anlamak için yalnızca vicdanı, dürüstlüğü, medeniliği, bilimselliği değil; akılı(aklı), mantığı da biryana bırakmak gereklidir. Zaten Akp vicdanlı, dürüst, medeni, bilimsel ve mantıklı olsaydı 'devlet bekası' kılıfı altında kundaklarındaki öz bebek kardeşilerini(kardeşlerini), 5-10 yaşındaki küçücük çocuk kardeşilerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmeyip hem Türklüke(Türklüğe) aykırı hem dine aykırı hem bilimselliğe aykırı hem de insanlığa aykırı olduğunu kendikendine kanıtlayan Osmanlı hanedanlığı'nı ve Osmanlı sultanılarını(sultanlarını) baştaçı etmezdi değil mi?

Evet; eğer Erdoğan cumhurbaşkanı ise belediye başkanı ve muhtar seçiminde mitinglerde, meydanlarda neden konuşuyor, hemen hemen hergün mitinglere, meydanlara neden koşuyor; eğer Erdoğan Akp başkanı ise Akp yandaşı medya onun isiminin yanına neden 'Cumhurbaşkanı' yazıyor?

Yoksa bu seçim cumhurbaşkanı ya da siyasi parti başkanı seçimi de biz mi bilmiyoruz?

O mitinglerin parası da Akp'nin değil devletin, milletin, vatanın cebinden çıkıyor olmalı büyük olasılıkla.

Soçi'deki 'kardeş'lerimize bakalım: Rusya gibi, İran gibi, demokrasinin ve insan haklarının olmadığı ülkeler. Rusya ki Hıristiyan(Hristiyan) olmasına karşın; Hıristiyan Avrupa birliği'nce ve Hıristiyan Abd'ce bile dışlanmış. İran'da ise şeriat diye, idam diye, insanlar taşlanıp vahşice, barbarca öldürülüyor.. Daha ötede hangi 'kardeş'imiz var; yine demokrasinin ve insan haklarının olmadığı Çin. Akp dünyasına 'kardeş'ler de ancak böyle birileri olur zaten; cumhurbaşkanlığı ile siyasi parti başkanlığını, demokrasi ile demokrasi düşmanlığını karıştırmış bir ülke olmuşsuz, daha, başka nasıl olsunki(olsun ki)?

Akp'yi hukuk mahkum etmemiş olabilir de felsefe, bilim, Din hadisileri, medenilik, insanlık, akıl, mantık, demokrasi, Türkçe, vicdan çoktan mahkum etdi(etti) zaten. Tek sorun bunu henüz Akp'nin ve yandaşlarının anlayamamış olması.

Açık ki Arab dünyası da, İslam dünyasının da genelde kurtulması dini tanımlayan Din hadisileri'ne; özelde kurtulması ise Türkiye'nin Akp'den kurtulmasına bağlıdır artık.

7 düvele yenilmayan bu ülke 1 Akp'ye yenilmez merak etmeyin. 7 de nicelik olarak 1'den büyüktür.

Ey felsefe, bilim, ve Din hadisileri; siz bu ülkenin akılını koruyun, ve gideceği yolu doğrultun.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.3.19/14.54


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018
Haklı Olmak Felsefe 13.11.2018