MANSUR YAVAŞ VE AKP

Chp'nin Ankara büyük şehir(büyükşehir) belediyesi başkanlığı başkanı adayı Mansur Yavaş hakkında, Akp 'iş adamı' dediği ancak dolandırıcılık, sahtecilik, çocuk cinsel istismarı gibi birçok konuda hakkında davalar açılmış olan birini tanık gösterip, adeta iftira özelliğinde bir sav ortaya atmış; öyle ki Akp içinde bile bu sava 'Akp'yi küçük düşürüyor, Mansur Yavaş'a oy kazandırıyor' içerikli tepkiler oluşmuş.

Varsayalım ki, diyelim ki, velev ki Mansur Yavaş hakkındaki o sav doğru olsun.

Peki kardeş; cumhurbaşkanının ya da Akp başkanı Erdoğan'ın; 2019 31 martı belediye başkanı ve muhtarlık seçimi yani yerel seçimi için; Akp adına, Akp için konuştuğu ve muhalefeti suçladığı mitingler yapması cumhurbaşkanlığına yakışıyor mu; Akp buna neden tepki göstermiyor? Ve o mitinglerin parasını kim ödüyor: Devlet mi, Akp mi?

Varsayalım ki, diyelim ki, velev ki Mansur Yavaş hakkındaki o sav doğru olsun. Bu durum yalnızca bir kişiyi ve 600 bin Dolar'ı(doları) ilgilendirir; ancak Erdoğan'ın cumhurbaşkanı gibi değil Akp başkanı ya da belediye başkanı adayı gibi davrandığı, konuştuğu o yerel seçim mitingleri hem cumhurbaşkanlığına hem demokrasiye hem siyasete zarar veriyor; ve eğer o mitinglerin parası, giderileri(giderleri) 'Cumhurbaşkanı konuşuyor' diye devletin kasasından yani milletin cebinden ödeniyorsa hem milleti hem devleti hem de 600 bin Dolar'dan daha çok miktarda bir parayı ilgilendirir değil mi?

600 bin Dolar 5 Tl'den 3 milyon Tl yapar. Peki Erdoğan'ın Akp adına ve Akp için düzenlediği, yaptığı, konuştuğu mitinglerin gideri ne kadar, eğer o paralar Akp kesesinden değil de devletin, milletin kesesinden veriliyorsa?

Peki Avrupa birliği Türkiye'ye Suriyeli mülteciler için vaat ettiği paranın geri kalanını neden vermiyormuş? Çünkü sava göre Akp iktidarı Avrupa birliği'nin verdiği parayı Suriyelilere değil, başka yerlere harcamış; yani Avrupa birliği vaat ettiği o paradan ödediği bölümün nerelere harcandığı konusunda belgeleri istemiş, Akp iktidarı o belgeleri verememiş yani verseymiş Avrupa birliği paranın geri kalanını da verecekmiş; sav böyle.

Şimdi, düşünelim: Bir kişi ve onun cebinden çıkan 600 bin Dolar mı önemli yoksa devletin, milletin cebinden, ve devleti, milleti ilgilendiren çıkan daha çok para mı? Yani Akp denizdeki damlayı görüyor da denizi göremiyor ya da görmek istemiyor olmalı değil mi bu durumda?

Peki patronlara satılan şeker fabrikasıları(fabrikaları)? Peki Katar'a satılan 'Tank palet fabrikası'?

Yani görülen ki Akp dünyaya milletin, vatanın, devletin açısından değil de tek bir kişi açısından bakmaktadır, Mansur Yavaş konusunda.

Açık ki Mansur Yavaş konusunda Akp savı yalanlar, iftiralar, saptırmalar, yanıltmalar içermektedir.

Peki ya 'Bakara mı makara mı?' diyen Akp bakanı; peki ya 1 milyon Tl'lik kol saati rüşveti almış Akp bakanı?

Anlaşılıyor ki Akp'nin de dini tanımlayan Din hadisileri ile ilgisi, alakası yok. Çünkü zaten özel sektör gibi, siyaset te dine aykırıdır çünkü ikisinin de amaçı cehalete ve nefse sarılmaktır yani dinin en çok karşı olduğu iki şeye.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 17.3.19/07.43


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019