ERDOĞAN MEYDANLARDA KENDİKENDİNİ YARGILIYOR SAVIM

Ben önce konuların ayrıntılarına girmeden, var olan belirtilerle düşünürüm ve yorum yaparım çünkü ya hemen ayrıntılara girmeye zamanım olmayabilir ya da ayrıntılar konusunda ulaşabileceğim kaynaklar olmayabilir; yani halim uzay uydusuları(uyduları) olmayan çağda Galile'nin 'Dünya yuvarlak ve dönüyor' diyebilmesi gibi bir hal içindedir.

Bu nedenle ben Erdoğan'ın önce mantık ile genel haline bakacağım.

Cumhurbaşkanı olan kişi siyasi partisinin de başkanı olabiliyor ki bu hal zaten hem demokrasidışı hem akıldışı hem bilime aykırı hem dine aykırı bir haldir; yani demek ki yalnızca ya siyasete uygun yanlış ve kötü bir hal ya da yalnızca Akp ruhuna uygun yanlış ve kötü bir hal çünkü cumhurbaşkanlığını devlet başkanlığı, devlet başkanlığını da hükümdarlık olarak yani devletin başı olarak düşünürsek, dine göre devletin başının siyaset ve ticaret gibi şeylerle uğraşması zaten yanlış ve kötü bir haldir, devlete ve hükümdarlığa yakışmayan bir haldir ki bu nedenle İslamiyet dini inançının dinderi, önderi, lideri Muhammed dinder(peygamber' olduktan sonra ticaret ile bile uğraşmamıştır, ve üstelik te 'Sultanlar ile düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler de hırsızdır' deyip günümüz adı ile 'siyaset'i bile dışlamıştır yani Öz İslamiyet'te ticaret, siyaset, hükümdarlık gibi şeyler asla yoktur ancak bakıyoruz ki Müslüman, İslam olduklarını söyleyen bazı Arab ülkesilerinde(ülkelerinde) kırallıklar(krallıklar), pırenslikler(pirenslikler, prensilikler) var, Türkiye gibi 'Müslüman, İslamcı' olduğunu söyleyen bir ülkede de genelevler, sütyenli-külotlu pılajlar(plajlar), zina serbestliği, eşcinsellik, meyhane, bar, pavyon, gecekulübü(gece kulübü), sıtripsiz(striptiz) kulübü serbestliği gibi şeyler bile var. Yani anlaşılan ki dünyada henüz dinden anlayan bir ülke yok; Müslüman dünyasında ise Müslümanlıktan anlayan ülke yok; yani açık ki herkes dini tanımlayan Din hadisileri'ne sırtınıdönmüş(sırtını dönmüş),kafasınagörebiryolgitmektedir(kafasına göre bir yol gitmektedir).

Şimdi; eğer Türkiye'de 'Cumhurbaşkanı kişi siyasi parti başkanı da olabilir' diye bir kanun varsa bunun iki anlamı olur: 1- Cumhurbaşkanı kişi siyasi partisinin yalnızca genel kongre, genel kurultay gibi şeylerine yalnızca başkanlık edebilir, 2- Cumhurbaşkanı kişi heryerde cumhurbaşkanı kişi gibi de siyasi parti başkanı gibi de davranabilir, konuşabilir.

Ben cumhurbaşkanının siyasi pareti başkanı olması halini hem akıldışı hem demokrasidışı, hem dindışı hem ahlakdışı hem vicdandışı bir hal olarak görmeme karşın, aşırı bir zorlama ile yalnızca birinci seçeneğe içim sızlaya sızlaya boyuneğebilirim(boyun eğebilirim) ancak ikinci seçeneği asla kabul etmem çünkü bu seçeneği felsefe, bilim, akıl, mantık, din, ahlak, vicdan hiç kabul etmez.

Bu açıdan baktığımızda anlarız ki birinci seçenek yerine ikinci seçenek bile kendisini kendisi mahkum etmektedir yani bu hal birinci haldir; öteyandan(öte yandan) 2019 martı yerel seçim döneminde meydanlarda Akp başkanı gibi ya da Akp belediye başkanı adayı gibi konuşma durumu, hali sergileyen Erdoğan zaten bu hali ile kendisini felsefe, bilim, din, mantık ve tarih önünde yargılama durumuna girmektedir çünkü böyle bir hali felsefe, bilim, din, mantık, tarih bir devlet adamına yakıştıramayacaktır ki bu hal ikinci haldir. Yani Erdoğan daha bu açıdan kendini kendisi yargılamakta ve mahkum etmiş olmaktadır.

Bir de üçüncü hal ise şudur: gündem yerel seçim olmasına karşın; Erdoğan hemen hemen hergün; sanki kendisi belediye başkanı adayı imiş gibi, ve cumhurbaşkanı da değil yalnızca Akp başkanı imiş gibi; sürekli muhalefete çatarak ve sürekli kendini ve kendi partisini savunarak sanki mahkemede yargılanıyormuş da kendini savunuyormuş durumunda göstermektedir farkında olmadan çünkü sürekli olarak Akp başkanı, Akp ve kendisi olarak konuşuyor, cumhurbaşkanı olarak değil de çünkü cumhurbaşkanı demek siyasi parti temsilcisi değil milletin ve devletin temsilcisi demektir, hoşgörü demektir, birleştiricilik demektir, güven telkin edicilik demektir, tarafsızlık demektir, bilimsellik demektir demokraside, laiklikte, Türkiye'de yani sanki parti başkanlığı cumhurbaşkanlığı seviyesine çıkarılmış gibi değil de cumhurbaşkanlığı parti başkanlığı seviyesine indirilmiş gibi bir hal var gibi görünmektedir çünkü Erdoğan uluslararası konular dışında ne zaman ağızını(ağzını) açsa yalnızca Akp ve kendisi adına konuşuyor görünmektedir, ve 'Acaba bu ülkede cumhurbaşkanı var, varsa kimdir?' gibi bir soru oluşturan bir hal oluşmaktadır.

Yani ortada ki Erdoğan'ın 2019 martındaki hali ya Akp adına konuşuyor ya da bir mahkeme önünde suçlanıyormuş ta bir panik ve telaş havasında kendini savunuyormuş gibi bir hal arz etmekte gibidir çünkü bu seçim cumhurbaşkanlığı ya da siyasi parti başkanı seçimi değil belediye başkanlığı ve muhtarlık seçimidir. Yani oluşan hal sanki 'Erdoğan meydanlarda kendi kendini yargılıyor ve kendikendini mahkum ediyor' gibi bir haldir yani yaptıkları çözüm ve çıkış değildir çünkü yanlıştır.

Siyaset mutlaka hata yapacaktır ve yenilecektir çünkü insan için de, toplumlar için de, insanlık için de, dünya için de tek doğru var oluş hali yalnızca Felsefe-Bilim-Din hadisileri egemenliğine sarılmaktır.

Siyaset siyasetçi, iktidar yapar ancak düşünür(filozof), alim, alime, bilge, insanlığa örnek insan, insanlığa önder, insanlığa lider, dünyaya önder, dünyaya lider yapmaz. Gerçek ki siyasete sarılmak bir girdaba sarılmaktır.

Yalnızca Akp değil tüm siyasi partiler kapatılmalıdır, siyaset ve siyasetçilik yasaklanmalı ve insanlık suçu sayılmalıdır; ve Türkiye de, tüm ülkeler de yalnızca felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile yönetilmelidir. Siyaset hükümdarlığın takım elbiseli ve betonarmeli halidir; siyaset hükümdarlığın en sinsi, en kurnaz, hükümdarlığın yalnızca babadan oğula değil herkese geçebilmesi olanağı halidir.

Gerçeği, doğruyu görselerdi siyasetçi değil düşünür, alim, alime, bilge olurlardı zaten. Ve din yani dini tanımlayan Din hadisileri ile siyaset zıt ve düşman şeylerdir.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 10.3.19/13.24


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
SENİ SEVMENİN BİR YARARI VAR MI Şiir 12.09.2019
GÖNÜL NE YARARI VAR DERDİNİN BANA Şiir 11.09.2019
LOFT REKLAMI ÇOK SAKINCALI SAVIM Felsefe 10.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019