Doğu Türkistan'da Yaşam. Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklarlar

Benim Hayatım, Yaşananlar ve yasaklalar


Ben Güneşin doğduğu, insanlığın battığı. Medeniyetin beşiği, Abdülkerim Buğrahan, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf hashacıp, Yakup be devlet, Alihan Töre, Muhammet emin buğra, İsa Yusuf alıp tekin, Osman batur, ve nice bilim adamı ve devlet rehberlerinin yetiştiği, tarihte çok kez devlet kurmuş, imparatorlar kurmuş, Çinlilerin kalbine korku salmış, Çinliler korkusundan Çin seddini yapmış ve Çin seddinin içine kovmuş bir ecddanın torunuyum 1997 doğumlu Çin zulmüne doğmadan önce uğramış ben 3. Çocuk olduğum için Çinliler beni kürtaj ile düşürmek istemiş ancak para karşılığında doğmama izin verilmiştir başkaların görmemesi şartı ile, çocukluk zamanım hep gizlenmek ile geçmiştir dedem ve baba ennem allah ona rehmetli etsin o hep beni yanında gezdiriyordu çok zamanlarda akraba ziyaretlerine giderdik evde kalırsam arama yapılıyordu anıdan gelir bulurlarsa tekrar para isterlerdi, çocukluğum böyle geçti sonra okula yazılmak için nüfus kaydımı yaptırdı bunada baya para ödeyerek nüfusa yazdırdı ve yaşımı 7 yaş büyük yazdırdı çünkü babam o sıralar hac yapmak için başvuru yapmış ama 60 yaş üstü olmadığımdan dolayı hece yazılamamış beni biran önce hece gede biliyim diye 7 yaş büyük yazdırmış, sebeple benim yaşım şimdi 7 yaş büyük yazılmıştır ben ilk okulu ve orta okulu, liseyi, Doğu Türkistan’in hoten şehrinin karakaş ilçesinde okudum ve orada buyum ailem tüccar ailesi olduğu için durumumuz iyidi.
Ve ben liseyi erken bitirip yaklaşık bunda beş sene önce durumlar bu kader kötü değildi ozamanlar bodrum katlarda dini eğitim alma şansımız vardı bende almıştım o zamanlarda Uygur polisler baskın yapmadan önce para karşılığında haber veriyorlardı
Bi kiş gunu hava çok soğuk kar yağıyordu -10 lardaydı galiba benim de aralarında bulunduğum dini eğitim alacağimiz eve baskın olacağı heberini aldık ve terlik ile evden kaçtik eviden çiktik ve yaklaşık 2 km gittikten sonra önümüze küçük nehir çikti sular buz tutmuştu ama insan taşıyamazdı ben ve arkadaşlarım polislere yakalanmamak için çok buza adım attık ve ilk girdiğimde çok uşumuştum dizimden geçen suda yakşık ikki 2dk yurdiysem bile çok üşümüştüm sonra nehirden geçip sıgındık karların arasına saklandık sonra hocamız bize seslendi gele bilirsiniz diye bu bizim bir saat yaşadığımız kaçak hayatımız
Sonra ben çinin (QQ) uygulamasında ben Şehit damollam Muhammet salih hacımın çevrisini yaptığı riyazus salıhını paylaştığım için beni çin polisleri tutukladılar ve sorguya çektiler, nerden buldun kime gönderdin gibi çok şaşırtıcı sorular soruyordu ve sonrasında benim yüzüme tokat attı yere düştüm ayaklarıyla teklememeye başladı karnıma sert tekmeler attı ağlıyorum göz yaşlarıma acımadı ben o zamanlarda 15 yaşındaki bir çocuğum sonra abi beni dövme dedim döven bana ben senin abin değilim abini bul abi de diyerek dahada çok teklemeledi
O zamana kader babam tanıdıkları aracılığıyla yuklu miktarda para ödeyerek beni çikarmıştı
Okader dayak yememın ve aşalanmamın tek sebebi ( rıyazussalıhın ) iyiler parkı adındakı dini kitabi paylaştığım oldu
Türkiye'ye nasıl geldiniz?
Benim 2 amcam türkiyede 1980 lerde gelmiş ve burada yaşıyorlar benimde böyle bir şehire gelmek gibi bir isteğim vardı küçükken amcam bizi ziyarete geldiğinde bende seninle gelmek istiyorum diyiyormuşum amacam esfiri yaparak geç bavula seni bavulla getereceğim istanbula diye cevaplarmış
Çünkü pasaport alma imkanım yoktu
2014 senesinde çin devlet başkanı sert politikaları yola koymaya başladı önceden yapan suçları itiraf ederse ceza uygulayacağını söyledi ve bu konuda şu yolu izledi
Beş buçuk sene Önceden dini eğitim aldıysan ona kendi itiraf ederse 3 sene polis tarafından dini eğitim aldığı belirlenirse 5 sene hapis yatacağını söylemeye ve uygulamaya başladı indirimli ceza almak için gidip söylerse yanında kim vardı kim eğitim vermişti diye beraber oturanları ifşa ediyorlar eğer beraber eğitim aldığı arkadaşları söylemek istemese işkence yaparak konuşturuyorlar her turlu öğreniyorlar
Bu sebeple babam hep benim yakalanıp hapisse girmemden korktuğu için paraya pasaport işlemlerini vekâleten yapanlardan yaptırıp beni Çin polislerinin gözünün önünden uzak tutmak istiyordu ve bu sebeple 50 bin yuan karşılığında pasaport yaptırmaya vekâlet verdi benim için ama o zamanlarda Çin başkanı kendine karşı kona bilecek olanları temizlemek için rüşvet alanları temizleme procesi başlattı bu proje başladığında çin’in yüksek makamlarındaki Çin başkanına karşı koya bilecek olan herkesi temizledi ve bu temizlikte benim pasa portumu yapacak olan adamda hapisse gitti
Sonra ben umudumu üzdüm her gün akşam korkuyordum sabaha kader rahat uyuya bilimiyim diye çünkü benimle beraber eğitim almış olan arkadaşlarımı ve gençleri tek tek gençleri evlerinden tutukluyorlardı
Sonra 2015 Ağustos ayında Çin devleti pasaport almada kolaylık sağladı ben çok mutlu oldum ve pasaport işlemlerini kendim yaptım çok şükür pasaportum elime gelmişti babam ve annem mutluluktan göz yaşı dokuyorlardı sandım aslinde benden ayrılacağı için beni özlemeye başlamışlar ve göz yaşlarını tutamamışlar
Ben babaannem ve dedem ile birlikte İstanbul’a 1 Kasım 2015 tarihinde geldim geldiğim gün çok şaşırmıştım her yerde insanlar mutlu birbirine bakarak gülüyorlardı benim bulunduğum yerde herkes mutsuzdu kimse kimseye derdini anlatmıyordu çok haya canlıydım çünkü İstanbul’daydım
Ben geldikten bir hapta sonra beni bir polis aradı acıl dönmem gerektiğini ve dönmezsem hiç dönemez hale gele bileceğimi söyledi o zamanda ben İstanbul üniversitesinin Türkçe dil kürsüne Türkçe öğrenmek için yazılmıştım ve ben okuyacağımı söyledim ama bir hafta sonra babamı hapisse atmışlardı sonra ben buradan Çin konsolosluk onayı olan öğrenci belgemi gönderdim kabul etmemişler kendi konsolosluğunun onayı olan öğrenci belgeyi kabul etmemişler ve rüşvet vererek babamı çıkardılar ama uzak zaman geçmeden yine aldılar yine çıkardı ve abim ile birlikte babamı hapisse aldı, şimdi iki senedir hiç görüşemedim sesini bile duyamıyorum babam ve abim tutuklu ama suçlarının ne olduğunu bile bilmiyorum ben ne kader yatacaklar hapiste bilemiyorum
Doğu Türkistandaki musulmanlara getirile Yasak
İslam dinine getirilen yasaklar çerçevesinde sakallı bıyıklı erkekler, peçeli, başörtülü, abaya, pardüse veya tamamen kapalı giyinen bayanların sokaklarda yürümesi, hastane ve diğer memuriyet idarelerine girmeleri, otobüs ve taksilere binmeleri, hatta kendi evlerinde de toplanarak hatim dua ve benzeri faaliyetler için bir araya gelmeleri evde kuran başta olmak üzere dini kitap ve malzeme bulunduranlar ve yasaya aykırı davrandıkları gerekçesiyle tutuklanacak, terörst kategorisinde yargılanacak, evleri ve bütün mülkleri müsadere edilecek veya evleri yıkılacaktır.


1. Dini (İslam’ı) teşvik etmek, yaymak ve onun reklamını yapmak
2. Dini faaliyetlere davet etmek, katılmaya teşvik ve ısrar etmek, Din adamlarına maddi yardımlarda bulunmak
3. Evlenme (Düğün) cenaze ve miras hukuku işlerinde dini karıştırmak
4. Başka dinlerdeki (Gayrı dindeki) kişiler ile ilişki kurmaktan kaçınmak ve onlarla birlikte ve beraber yaşamayı reddetmek
5. Vatandaşları kültürel etkinlikler ve eğlencelerden soğutmak, Devlet televizyonları ve radyolarında yayınlanan Programları (eğlence amaçlı, ahlak dışı programları) seyretmeyi ve dinlemeyi reddetmek
6. Helal kavramını yemekten başka alanlara çekerek ‘Bu helal değildir ‘İfadesi ile insanların modern hayat tarzına müdahale etmekten ve karışmak
7. Tesettür amaçlı kıyafetleri giymek, dini simge taşıyan nesneler ile (süs eşyası ile) süslenmek ve başlarını de özendirmek
8. Sakal ve bıyık bırakmak, çocuklara dini çağrıştıran isimleri koyarak aşırılığı teşvik etmek
9. Dini nikah kıydırmak ve nikahtan dini hukuk yolu ile boşanmak
10. Dini içerikli makale, kitap, cd, video, vb. Materyalleri üretmek, bulundurmak, yayınlamak, dağıtmak, atmak, saklamak, çoğaltmak, okumak ve seyretmek.
Yurtdışında eğitim gören Uygur Türkü öğrencileri telefon ve masaj ile tehdit etmektedir, özellikle dini ve sosyal birimler alanında öğrenim yapan öğrencilerin geri dönmeleri için zorlamakta ve Türkiye dahil bazı ülkelerdeki öğrencilerin geri dönüş yapmaktadır. Dönüş yapanların çoğu ‘siyasi eğitim’ adı altında baskılara maruz kalmaktadır. Mısırda yüzün üzerinde öğrenci tutuklanıp Çin’e gönderildi ve dolaysıyla üç bine yakın Uygur öğrenci Türkiye’de eğitim almaktadır. Çin pasaportlu bazı öğrenciler ve çalışanlar kalırlarken, dönenlerin bir kısmı tutuklanmaktadırlar. Daha yurt dişini görmüş ve geri dönenlerin çoğu da tutuklanmıştır Çin hükûmeti bu tür uygulamalar ile Uygurların yurtdışını görme, eğitim alma ve çalışma haklarını de elinden almaktadır.
Bu sene başından itibaren Çin, yurtdışındaki Öğrenci başta olmak üzere Akraba ziyareti, ticaret, iş maksadıyla Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Japonya, Kanada ve başka birçok ülkede bulunan Uygurların ailelerini gözaltına almak suratıyla telefon açarak geri dönmeleri için baskı yapmaktadır, bu çerçevede çok sayıda öğrenci ve iş adamları Doğu Türkistan’a dönüş yaptı ve havalana iner inmez tutuklanmış olup birçoğunun akıbetleri belli olmamaktadır. Bu sebepten dolayı Uygur Türkü öğrenciler güvenli olduğunu düşündükleri ve gidebildiği ülkülere kaçmaya çalışıyor. Tabiki Türkiye Dışında bir ülke yok.
Çin Doğu Türkistan’da Nazı Kampları Kurdu.
Doğu Türkistan genelinde yeni kurulan, sözde ıslah kampı ( gerçek manada Çin Nazi Kamplarında) tutulan Müslüman Türk’lerin sayıları milyonlara varmaktadır. Başta Türk’i Cum- huriyetler olmak üzere dünya’ya yayılan Doğu Türkistan di- asporası 3 milyonu aşmaktadır. Şimdşye kadar tespit edilen kesin bilgilere göre diasporadaki muhaceret hayını sürdür- mekte olan gurbetçi insanların yüzde 90’ı Doğu Türkistan’daki ailelerinden hiçbir şekilde haber alamamaktadırlar.
Doğu Türkistan’ın vilayet, ilçe, kent ve kasaba olmak üzere her yer- de “ Islah ve Terbiye Merkezleri” adı altında tesis edilen “Çin Nazi kamplar’ında” milyonlarca Doğu Türkistan’lıyı evlerden toplayıp “Is- lah” olana kadar mecbur
“Çin Nazi Kamplarına” toplatılan insanlar bu şekilde kategorize edilebilir.
• Yurt dışında çocukları eğitim görenlerin ailesi
• Yurtdışında akrabaları olanların ailesi.
• Daha önce Hac ve Umre , ibadeti için Suudi Arabistan’a gitmiş olanlar.
• Türkiyeye seyahat veya ticaret maksadıyla da olsa gelmiş olanlar.
• “İki yüzlü” unsurlar ve ailesi.
Bu kategoridekiler Çin devletine başta polis olmak üzere .eşitli memuriyet dairesinde fiilen sadakatle çalışmış olup halkımız nezdinde Çin yanlısı
ve hatta hain olarak dışlanmış insanlar olmalarına rağmen Çin yönetimi
“ Çin yönetimine olan sadakatlarına güvenmedi ve onların sadakat ve bağlılığını, kendi halkına merhametli ve yandaş davrandılar diye suçlayarak Çin Nazi kamplarına” atıyorlar.
• Yaşam kuşamlarında dini yönleri belirgin aileler.
• İfade ve tavirlarında milli değerleri belli eden( milliyetçi görünen) kişi ve aileler.
• Türk bayrağı, Türk dizileri, Türk kültürü ve Türk siyasi şahsiyetlere özenen, evlerinde giysilerinde onları taşıyan kimseler.
• Her hangi bir sebep ve bağlantı ile veya yanlışlıkla bile olsa yurt dışın- dan telefon kabul eden kimseler.
• Evlerinde dini kitapları bulunduran kişiler.
Çin’in bilinçli bir şekilde yaptığı bu şantaj politikası Doğu Türkistan’ı tamamen ve diasporayı da umumen elektronik ayak kelepçesi etkisi yara- tarak Doğu Türkistan mücadelesini kilitlemeye çalışması Muhaceretteki Doğu Türkistan camiasını derinden muzdarip etmektedir.


Facebook: https://www.facebook.com/abdulkadir.abdukerim


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
Biti kanlı baklavacılar, çocuk öldüren komşular vs Anı 08.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.