NE BÜYÜK AŞK

İnsanlar aç doğarlar; sanata, fikre, özgürlüğe ve dünyaya kısacası her şeye açtırlar.Ve doğarken insanlara çeşitli özellikler verilmiştir.Herkes büyük bir olgunun güzel ve zeki hamlelerini atmak için sıfırdan başlamak ister.En büyüğü elinde tutmak bir kazanç gibi gözükse de hiçbir zaman öyle olmamıştır.Çünkü en büyüğü elinde tutabilmek için kendi olmaktan vazgeçmiştir.Başkasıdır artık.O kadar fazla duygu içerisine girer; kendini değiştirir, çoğu zaman kendini bulamaz bedeninde.Ne olursa olsun o en büyüğü almak her şeyden önemlidir.Hiç alakası olmadığı hâlde, doğuştan gelen yeteneklerine aykırı olarak sırf bir kazanç uğruna farklı alanlara dağılabilir.Bütün ömrünü bir anlık vermiş olduğu kararla kapkara yapsa da aydınlığa bu alanda gideceğine inanır.Fakat gözleri çevresini görmekten o kadar uzaktır ki kaybolur o karanlığın içerisinde; aydınlığı bulamaz.Belki eskisi gibi aç değildir.Düşünceleri, fikirleri, olguları, yaşam şartları… vs. eskisi gibi değildir artık ancak bu insan mutlu değildir.Mutluluğu aramak için çıktığı yolda bu denli çaresiz ve karanlıkta kalışı onu bir anlık vermiş olduğu kararın; bütün her şeyini, hatta dünyasını, değiştirdiğinin farkına varsa da vakit artık çok geçtir…

İnandığı, kazanç olarak gördüğü şey bir insan olduğunda durum bundan farksız olamayabiliyor.İnsanlar kaybetmeyi, mutsuz olabileceklerini hiçbir zaman göze almıyorlar.Hep kazanmanın hayali ve duygularıyla yaşıyorlar.Gerçi insan kaybetmek de farklı bir terim ‘’senin olmayanı kaybedemezsin zaten.’’ Sürekli o kişiyi kazanma arzusunun doğurduğu bağlanma sonucu, bütün mutsuzlukların yarısından daha fazlasının sebebi aşktır.Evet, mutluluğu kazanmak için mutsuzluğu tatmak gerekir. Fakat o mutluluk bu değil ki.Bütün dünyanızı bir insanın karartmasına nasıl izin verdiniz gördünüz mü?

İnsanlar cinsiyet olarak ikiye ayrılmışlardır.Erkek ve kadın olarak yani.Fakat bu ayrım her ayrımda olduğu gibi -çoğunlukla- ne erkeğe yaramıştır ne de kadına.İnsanların duygularını törpülediği için de tüm acılar ‘’aşk’’ olmuştur hatta.Bunu fırsat bilen çoğu kişiler de insanların acılarının (hakkıyla yapan ve eserler koyan üstadlarımıza ve kişilerimize saygımız sonsuz.) taklidini yapmaya çalışmışlardır.Taklit diyorum çünkü hiçbir duygu olduğu gibi karşı tarafa yansıtılamaz.Düşündüğünüzde, etrafınıza baktığınızda tüm şarkılar; besteler, şiirler,filmler; diziler bir kadına ya da erkeğe sahiplendirilmiştir.İnsanlar duygularını onlarca duyguyu umursamadan, yok sayarak, tek yönlü kullandıkları için de acıları da o tek yönlü ve büyük oluyor.Aklını kaybedenler, şahsiyetini kaybedenler ve en büyüğü ömrünü kaybedenler olabiliyor maalesef.

Gördüğünüz gibi onu kaybedenler, bunu kaybedenler ve o sıralama artarak devam edebilir.İnsanlar karşılarındaki insanı –sırf duygu besliyor diye- bu kadar yükseltmemelidir.Hiç kimse hayata kazanarak gelmez.Herkes açtır ve sıfırdır.Pişman olacağı duyguları ‘’keşke’’ dediği hiçbir şey olmaması için yaptıkları değişimler onu böylesi hamleye sürükler.Ve hiçbir insan size doğumunuzdan ölümüze kadar eşlik edemeyebilir.Hayat her zaman tatlı değildir.Acı yönleriyle de sevin hayatınızı…

Aşık olmayalım demiyorum.Diyemem de zaten.Çünkü aşk büyütür insanı. Allah’ın helal olarak, peygamberin onaylayıp yaşadığı bir şeydir aşk.Peygamberlerin bütün hanımlarına duyduğu aşk da dinde muhabbette örnek gösterilir.O her şeyin başlangıcı da olabilir bir uçurumun kenarından itilmenize de yardımcı olabilir.

Ömrümüz binlerce duyguyu tadarak, yeri geldiğinde kaybedeceğimizi kabul ederek; kazanmayı isteyerek, acısıyla-tatlısıyla dolu dolu geçerse, insanlarımız aşklarından başlarını kaldırıp çeşitli bilim-sanat etkinliklerinde eser verirseler.Bunca akan gözyaşları hiçbir insanda olmayacak ve acılar anlam kazanacak yapılan eserler taklit değil bir başarının eseri olacaktır…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
EKMEK TEKNESİ- HİKÂYE Genel 18.06.2019
Nablus Meydan ve Kurtuluş Savaşı Yönetenleri (YORUMA BEKLİYORUM) Genel 12.06.2019
KARAKTER HİKAYESİ Genel 23.05.2019
BU ÇAĞ KİMİN? Genel 08.05.2019
GÖSTERİLENLER Genel 30.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.