DİNİ İNANÇ MANTIK İÇERMEZ

Din başkadır, dini inanç başka. Din din tarihinin özünün de dediği gibi ilk aşamada mantık, son aşamada ise bilimdir ki bu durum 1400 yıl önce, İslamiyet dini inançının dahi dinderi(peygamberi), insanlığın en büyük dahisi Muhammed tarafından 'Din bilimdir/ilimdir, bilim yoksa din de yoktur' sözü(hadisi) ile tanımlanmıştır; benzeri bir sözü büyük Türkiye dahisi Atatürk de demiştir 'Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir/ilimdir' sözü ile ki hayatın içinde din de vardır zaten.

Yani din herşeyden önce bilimdir, dini inanç ise herşeyden önce inanç.

Yani din tarihsel özü içinde 'mantık'tır oysa genelde inançta, özelde ise dini inançta mantık aranmaz yani din bilim gibidir, dini inanç ise örnek ki aşk gibidir, ve aşkta da mantık aranmaz; bu nedenle ki biryerdeki insanlar birzamanlar(bir zamanlar) Zeus adlı bir ilaha, biryerdeki insanlar da Ra adlı bir ilaha tapmışlardır, ve bu ilahlara tapmamak bu ilahlara tapanlarca dinsizlik sayılmıştır ki 'Dünya dönüyor' diyen Galile'ye de yapılan budur.

Yani 1400 yıldır mutlak/kesin/açık olarak din bir inanç değil bilimdir; dini tanımlayan Din hadisileri ile. Yani 1400 yıldır din ile dinin inanç kesin olarak birbirlerinden ayırılmış(ayrılmış) durumdadır yani 1400 yıldan önceki insanlar 'Biz bilmiyorduk' diyebilirler.

Din genelde mantık, özelde ise bilim yani bilimsellik içerir; dini inanç ise bir inanç olduğundan keyife bağlıdır yani din bilim ne derse onu der ancak dini inanç dünyanın düz olduğuna bile inanabilir çünkü inançtır tıpkı aşk gibi çünkü aşk ta inançtır yani hiçkimse aşık olduğu kişi hakkında bilimsel kanıtlar istemez.

Dini inançın mantık içermediği yani bilimsellik amaçı(amacı) taşımadığı şu hal ile de mantık olarak kanıtlanabilir: Eğer insanları ilahlar öldürüyorsa sevdiklerinizi ilahların öldürmesine nasıl izin veriyorsunuz? Eğer insanları ilahlar öldürüyorsa; sevdiklerinizi öldüren ilahlara neden tapıyorsunuz? Eğer insanları ilahlar öldürüyorsa onlardan neden şikayetçi olmuyorsunuz, onlara neden boyuneğiyorsunuz(boyun eğiyorsunuz)? Sonra da; sevdiklerinizin canlarını alan ilahlardan şikayetçi olmuyorsunuz ancak size 5 Tl'lik malı 10 Tl'ye satanlardan şikayetçi oluyorsunuz; birisi size bir tokat atsa şikayetçi oluyorsunuz.

Din bilimdir yani mantıktır, dini inanç ise mantık içermez; din öğrenilmek ister, dini inanç ise yalnızca boyuneğilmek; bu nedenle ki dinin çevresi tenha iken dini inançın çevresi kalabalıktır, ve bir cehalet ve nefs türü olan siyaset ve ticaret de dinin değil dini inançın çevresinde toplanır çünkü bir bilim olan din bir cehalet ve nefs türü olan siyasete ve özel sektör denilen sömürgenliğe ve haksızlığa, adaletsizliğe karşıdır. Din bilimdir, dini inanç ise bilim değil inançtır; bu nedenle Aztek'lerde, Maya'larda bile dini inanç vardır yani dini inançta herkes istediğine inanabilir ancak dinde dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılmak vardır yalnızca.

Yani bakın; bikini, mayo diye sütyen-külot herkesin içinde dolaşanların bile kendilerine 'dini inançlı' diyenleri vardır ancak dinde yani Din hadisileri'nde koşullardan(şartlardan) biri de 'Utanmak, ahlak, edeb'tir yani herkesin içinde bikini ya da mayo ya da açıksaçık ya da daracık ya da cinsel sunumlu giyimle dolaşanlar dini inançlı olabilirler ancak dinli olamazlar; aynı biçimde ki sigara, içki içmek gibi şeyler de dine aykırıdır ancak dini inançlılar bunları içebilirler ancak dinliler bunları içemezler, üretemezler, satamazlar, savunamazlar çünkü din öncelikle mantık üzerine kuruludur, ve bilime aykırı şeyler de, ahlaka aykırı şeyler de mantığa aykırı şeylerdir çünkü bilim de, ahlak ta zekanın, akılın, beyinin, ruhun en yüksek nitel aşamasıdırlar; aynı biçimde, zina ve eşcinsellik gibi şeyler de dine aykırıdır yani bir insan hem bunları yapıp hem dinli olduğunu söyleyemez ancak dini inançı bunlara karşı değilse dini inançlı olduğunu söyleyebilir; ve özel sektör yani kapitalizım da dine aykırıdır çünkü bir halkın ya da toplumun ya da milletin vatanını ve emeğini kendi özel hayatı için kullanmak bilime de, ahlaka da aykırıdır ki bilim de, ahlakta zekanın, akılın, beyinin, ruhun en yüksek aşamasıdırlar yani özel sektör dini inançlı olduğunu söyleyebilir ancak dinli olduğunu söyleyemez çünkü dinin Din hadisileri yani bilimsel kuralıları(kuralları) vardır; bu nedenle siyaset te dine aykırıdır çünkü siyasette gerçekte özel sektörü yani takım elbiseli, kıravatlı(kravatlı) hükümdarlığı savunmaktır ki hükümdarlık ta zaten en başta bilime aykırılıktır.

Siyasete de, özel sektöre de 'Bilimsel ol' denilemez çünkü bilimsel olsaydılar zaten siyaset ya da sömürü değil alimlik olurlardı zaten; onlara 'Ahlaklı ol' de denilemez çünkü ahlaklı iseler örnek ki genelevleri, zinanın yasak olmamasını, çıplak pılajları nasıl açıklayacaklar? Dolayısı ile siyasetin ve kapitalizımın gideceği yer din değil, kolayca sömürebileceği, kolayca yanıltabileceği, çıkarları için kolayca kulanabileceği dini inançtır çünkü siyaset ve özel sektör din karşısında tıpkı kimya öncesi simya, ve tıp öncesi Şamanlık gibi durur yani din örnek ki tıp gibi ise siyaset, ve özel sektör de simya, ve Şamanlık gibidir yani bilimdışılıktır; bu nedenle ki siyasetle, ve özel sektörle yönetilen dünya daha iyiye değil daha kötüye gitmek zorundadır hep çünkü herşeyden önce mantığı dışlamıştır bu iki cehalet ve nefs türü; yani din siyasetsiz ve özel sektörsüz bir dünya isterken dini inançın olduğu heryerde siyaset ve özel sektör vardır; din ne diyor 'Dünyayı, ülkenizi Din hadisileri ile yani bilim ve ahlakla yönetin' diyor, siyaset ne diyor 'Dünyayı ve ülkenizi oyla yönetin' diyor, özel sektör ne diyor 'Dünyayı ve ülkenizi para ile yönetin' diyor yani din ile siyaset ve özel sektör arasında hem ters yönde hem de uzaylar kadar fark var; bu nedenle siyaset ve özel sektör dini değil dini inançı çok sever.

Yani insanlık tarihi gerçekte dini inançtan dine geçişin de tarihidir, ve sonuçta tüm insanlık sonunda mutlaka dinli olacaktır çünkü din demek herşeyden önce bilimsellik yani mantık demektir, ve akıl-ruh sağlığı için de, barış ve huzur dolu bir dünya için de mantık zorunludur yani birgün tüm dünya, tüm insanlık mantık üzerine kurulu olacaktır, bunu engelleyen temel şey ise siyaset ve özel sektördür yani siyaset ve özel sektör gerçekte dini de engellemektedir. Din insanları ve insanlığı bilime ve ahlaka götürmek isterken dini inanç ise tıpkı bir hükümdar gibi tanımlanmış bir ilaha yani bir ilaha boyuneğmeye götürmek ister yani dini inanç gerçekte demokrasiye de aykırıdır, yalnızca dine ya da yalnızca bilime ya da yalnızca özgürlüğe değil.

Yani size dini öğretmek istediklerini söyleyenlere 'Bana dini tanımlayan Din hadisileri'ni yani dini öğret' deyin, 'kendi dini inançını değil'.

Düşünsenize Neron, Hitler bile bir ilaha inanıyorlardı oysa onların dinle, dinin onlarla ne işi var, ne işi olur. Kuşkusuz ki ait oldukları dünya din değil, dini inançtı.

Gerçek ki dini inanç mantık içermek ister ancak içeremez, dini inanç 'Var' der ancak kanıtlamaz ya da kanıtlayamaz, örnek ki 'Herşeyi bir yaratan var, insanı da bir yaratan var' der ancak ilahının nasıl var olduğunu sorgulamaz yani dini inanç mantık içermek ister ancak içeremez; zaten dini inanç mantık içermek istemeseydi din de olmazdı çünkü din dini inançın yapmak istediğini yapar, başarır yani 'Gerçeği ve doğruyu öğrenmek' yani gerçekte hiçbir dini inanç yoktur ki gerçeği ve doğruyu aramak istemesin.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.1.19/06.26