MUHALEFETİN YANLIŞLARI AKP'YE OY VERMEYİ GEREKTİRMEZ

Akp sürekli 'Chp şunu yaptı, İyi parti bunu yaptı, Hdp onu yaptı', 'Millet ittifakı şunu yaptı' diyor.

Güneş kendini ay ile kıyaslamaz.

Gerçekler ve doğrular da kendilerini halkla, milletle, toplumla değil felsefe, bilim, ve Dini tanımlayan Din hadisileri ile kıyaslarlar.

Mustafa Kemal de bu açıdan farklı biri idi. Mustafa Kemal de kendisini padişahla, Osmanlı ile kıyaslayıp; 'Vahdettin şöyle idi, Vahdettin böyle idi' deyip ortaya çıkmadı; felsefeye, bilime, insan haklarına, demokrasiye, akıla, mantığa, vicdana sarılıp öyle ortaya çıktı.

Mahallede iki insan olsun; biri kötü insan olsun; kötü insanın varlığı öteki insanın iyi insan olduğunu göstermez. Mahallede bir seçim için iki aday olsun; iki aydan biri kötü insan olsun; o kötü insanın varlığı, öteki adayın iyi insan olduğunu göstermez, o da kötü insan olabilir. İnsanların da, toplumların da iyi olup olmadıklarını ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri bilir, ölçer.

Akp felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden öylesine uzak ki kendini bunlarla değil ancak başkaları yani muhalefet ile kıyaslayabiliyor. Muhafet partileri kötü olabilir ancak bu durum 'Akp iyidir' anlamına gelmez. Akp'nin zaten felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden söz etmek yerine diline muhalefeti dolamış olması zaten onun da kötü olduğunu göstermektedir. Yani tıp dersinde tıp büyücüleri, üfürükçüleri suçlayıp tıp dersi vermez; kendini yani tıp dersini tıp dersi olarak verir.

Muhalefet siyasi partileri kötü de Akp iyi mi; Akp felsefe, bilim, ve Din hadisileri adına ne yapmış? Akp'nin kendisi değil mi 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmaz, Türkçeyi terk edelim' deyip hem Türkçeye hem felsefeye hem bilime ihanet eden? Akp değil mi yalnızca yandaşlarına iyi davranıp, yandaşı olmayanlara kötü davranıp Din hadisileri'ne ihanet eden? Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne ve Türkçeye ihanet zaten en büyük ihanet değil mi?

Bir insanın düşmanı kötü insan ise, kendisi iyi insan demek değildir; kendisi de kötü insan olabilir.

Yani memlekete yollar, köprüler, hastahaneler, havalimanıları, barajlar, binalar yapmakla iyi insan olunsa idi bunları yapan Hitler de iyi insan olurdu. Öyle ki Hitler ülkesine fabrikalar bile yapdı(yaptı).

Doğruluğun ve iyiliğin tek bir ölçüsü ve ölçütü vardır; o da felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir; ne alınan oylar ne başka birşey. Güneş ancak güneşle ölçülür; yıldızlarla, ayla değil.

Anlaşılıyor ki Akp'nin imamhatip kafası ne felsefeyi ne bilimi ne Din hadisileri'ni ne mantığı anlayabilecek özellikte değil; kendikendine gelingüvey olmak havası içinde bir mantık içinde.

Bakın firavunlar da Mısır'a koca koca piramitler yaptırmışlardı.

Gerçekler ve doğrular da, insanlık ta kütlelerle, niceliklerle ölçülmez; ancak ve ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile ölçülür.

Yoksa dünyanın en kötü insanları bile çocuklara şeker, çikolata, oyuncak; fakirlere yiyecek, giyecek, beyazeşya, para dağıtabilir.

Yani Türkiye'de seçimler ne yazık ki, ne acı ki iyi ile kötü yani doğru ile yanlış arasında değildir; kötüler yani yanlışlar arasından bir seçimdir çünkü Türkiye henüz ne yazık ki ve ne acı ki felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile değil de siyaset ve özel sektör denilen cehaletler ve nefsler ile yönetilmektedir.

Oysa Muhammed te, Atatürk te iki şeyle özetlenebilir: Bilim/İlim ve ahlak. Hani nerede bunlar; bilgeliğin değil yandaşlığın baştaçı edildiği; pılajların(plajların) yani çıplaklığın yani ahlakdışılığın baştaçı edildiği bu ülkede mi?

Muhalefet Hdp ile birlikmiş; peki Çözüm süreçi dediğin saçmalıkta sen ne yapıyordun? Demedin mi Pkk'lilere kurşun sıkılmayacak, Pkk'liler görmezden gelinecek diye? Yani en azından eğer muhalefet ile Hdp arasında bağ varsa en azından demek ki Pkk ile arasında Hdp var demektir; Çözüm süreçi dediğin saçmalıkta Pkk ile aranda hiçbirşey yoktu, doğrudan muhabbet içinde idin ya? Yani birşeyi sen yapınca doğru, iyi; başkaları yapınca yanlış, kötü oluyor öyle mi? Ne bu kendinibeğenmişlik(kendini beğenmişlik), kibir, nefs, kendindenrazılık(kendinden razılık)?

Ey siyaset; tıraşı(traşı) kısa kes artık, ve git tarihteki çöplüğüne. Yerine felsefe, bilim, ve Din hadisileri gelsin; yeter artık saçmalığın, zırvalığın demokrasi ve özgürlük diye.

Yahu ortalık çıplak dolmuş, eşcinsellere bile evlilik hakkı vermişsin; zinayı suç olmaktan çıkarmışsın; heryer moda diye akıldışılık-ahlakdışılık-abuksubukluk dolmuş; dinden imandan söz ediyorsun. Bırak sen muhafeleti de önce kendine bir bak.

Yani yemek pişirmek için; dibi kara tencerelerden birini seçmek zorundayız.

Siyaset insanlık açısından artık bitkisel hayatta; tarihin, fişini çekmesini bekliyor yalnızca. Bitti artık siyasetin işi bitti.

Yani muhalefet en azından 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmaz, Türkçeyi terk edelim' demiyor; Atatürk'e ve İnönü'ye 'İki ayyaş' demiyor; Atatürk düşmanılarına hasta ziyaretilerine gitmiyor; 'demokrasi tıramvaydır/tramvaydır, istediğim durakta inerim' demiyor; 'Komuta merkezim rahip elbises giy derse giyerim' demiyor.

Muhalefet istediği haltı yemiş olsun; bu durum Akp'yi aklamaz.

Akp'nin yanlışları da muhafelete oy vermeyi gerektirmez. Siyasetin ve özel sektörün canı cehenneme. Yaşasın felsefe, bilim, ve Din hadisileri. Oyum felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne ancak.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 14.2.19/09.09


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018