TÜRK EKONOMİSİNİ 2019 YILINDA NE BEKLİYOR?

Türk ekonomisinin 2019 yılında en büyük problemleri yüksek enflasyon, yüksek işsizlik ve yüksek kur olacak. 2019 yılında ekonomistlerin ortak görüşü Türkiye’de kriz havasının hâkim olacağı.

2018’in son çeyreğini sıfıra yakın büyüme ile kapatmaya hazırlanan Türkiye ekonomisinde 2019'un "kriz yılı" olacağı beklentisi hâkim.

Büyümedeki gerilemenin 2019'da yerini küçülmeye bırakacağını, buna bağlı olarak işsizliğin ve hayat pahalılığının artacağını dile getiren ekonomistlere göre, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra hükümetin atacağı adımlar krizin ne kadar süreceğinde belirleyici olacak.

Bir başka deyişle Türk toplumunun 2019 yılında yoksullaşacağına kesin gözüyle bakılıyor, ancak bu yoksulluktan nasıl çıkılacağı henüz bilinmiyor.

Rahip Brunson kriziyle patlak veren ekonomik kötüye gidiş, yabancı yatırımcının risk iştahının azalması, Çin-ABD arasındaki ekonomik savaş ve Avrupa’daki siyasi krizler Türkiye’nin ekonomik durumunu olumsuz etkileyen zincirin halkaları gibi peşi sıra geldi.

Türkiye’de sanayi üretimi yüzde 5,7 oranında azalırken işsizlik ise yüzde 11,4’e çıktı. Bu veri de Türkiye’nin krizden çıkışı 1,5-2 yıl dan önce olmayacağını gösteriyor, sanayi üretimiyle beraber büyüme hızının tekrar yükselmesi makul bir kabul sayılabilir. Bu krizin etkileri ise daha uzun sürecek görünüyor çünkü şuan likidite bolluğu yok özel sektörün borçluluğu yüksek ve bankacılık sisteminde de alacak stresi var.

Diğer sıkıntılardan biri de işsizlik rakamları Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son yayınladığı verilere göre Ekim 2018 itibariyle ülkede işsizlik oranı yüzde 11,4’e çıktı. İşsizlik rakamlarını bu sevide tutmak için bile nüfus artış hızı da göz önüne alındığında her yıl 700-800 bin kişilik istihdam sağlanması gerekiyor.

Bu istihdamı sağlamak için büyüme hızının yaklaşık olarak %4 olması gerektiğini gösteriyor, fakat bu büyüme rakamları ile bu hedefi yakalamak zor olacak, aksine 2019 yılında işsizlik rakamlarını %15 civarında görmek şaşırtıcı olmayacaktır.

Bugün şirketlerin ve vatandaşların banka borçları toplam GSMH’nin yüzde 75’ine ulaşmış durumda. Ayrıca 180 milyar dolarlık dış borcun önümüzdeki 1 yıl içinde ödenmesi gerekiyor. Ekonomi yavaşladığı için bu borçların ödenmesinde ciddi sorunlar çıkacak. Bu nedenle 2019’da şirket iflaslarını sıkça duyacağız.

Son olarak olumlu olarak düşündüğümüz cari açığın düşme durumu ithalatın azalma eğilimi ve ihracatında artış trendi.

Duyduğumuz da hoşumuza gitmesine rağmen altındaki gerçekleri de görmekte de fayda olduğunu düşünüyorum,

Sanayi üretimi ve dolayısıyla büyümede yaşanan gerileme ithal girdilerin (hammadde, ara malı ve sermaye malı) kullanımını düşürüp buna pahalılaştığı için tüketim malları ithalatı düşüşü de eklenince ithalatın genel olarak düşmesi gerçeği ortaya çıktı.

2019 yılında düşen büyüme hızının yaratacağı ivme kaybıyla bir miktar gerileme olması beklense bile enflasyonun yüksek düzeyde kalacağı, işsizliğin, düşen büyümenin etkisiyle artışa devam edeceği tahmin ediliyor.

Buna karşılık düşen büyüme hızı, cari açığın daha da düşmesine yol açacak.

Avrupa Merkez Bankası'nın parasal genişlemeyi sonlandırdığı ve 2019 yılında Amerikan Merkez Bankası (FED) gibi parasal sıkılaştırmaya başlayacağı dikkate alınırsa bizim gibi dış finansman ihtiyacı içindeki ekonomilerin kaynak maliyetinin ciddi biçimde artacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Böyle bir gelişme zaten düşmekte olan büyümeyi daha da olumsuz etkileyebilir.

Bu gelişmeler ışığında büyümenin 2019 yılının ilk 2 çeyreğinde eksi çıkması oldukça yüksek bir olasılık olarak karşımızda duruyor.

Kurdaki artış ihracatı artırdığı için artan ihracat ve düşen ithalat etkisiyle cari açık düşmeye başladığı bilinmesine rağmen bunu bir zafer olarak lanse etmek bir kutlama yapmak tam anlamıyla züğürt tesellisinden öteye geçemeyecektir.

2019 hepimiz için zor geçeceği belli olmuşken şimdiden daha ülkenin zenginleri batan gemiyi terk eden fareler gibi çoktan kaçmanın hesaplarını yapıyor.

31 Mart seçimlerinden sonra 2023 yılına kadar seçim olmayacağını göz önüne aldığımızda her türlü durum ve şarta karşı verilecek en iyi mesaj yine seçim sandıklarına atılacak oylardır.

Unutmayalım ki her zaman bu topraklar Mustafa Kemal ATATÜRK çıkartamayabilir ve biz, sözde vatansever zavallılar gibi başka ülke vatandaşlığı da alamayız o yüzden başka TÜRKİYE yok!


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019
2023 EĞİTİM VİZYONU İLE İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK MÜMKÜN MÜ? Politika 20.05.2019
TARİHTEN DERS ÇIKARMAK Politika 01.05.2019
KAYBEDEN TÜRKİYE OLUR. Politika 23.04.2019
DEĞERSİZ YALNIZLIK Politika 14.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
23 Haziran seçimleri. Politika 12.07.2019
Siyasi Teoriler (Sisler Devri) Politika 05.07.2019
3 YILI DEVİRİRKEN FETÖ İLE MÜCADELEDE GELİNEMEYEN NOKTA…! Politika 28.06.2019
İstanbul Değişimi (3) Son... Politika 27.06.2019
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.