‘’ DÜŞMANIMIZ KİNDİR BİZİM’’

İnsan , bakıma , görüme muhtaç bir yavru olarak gelir bu dünyaya. Fıtratındaki acizlik pek çok yardımcıyı etrafında pervane gibi döndürür. Halkın ifadesiyle bu insan yavrusu çocuk ‘düşe kalka’ büyür. Büyüyüp serpilme dönemlerinde pek çok zorlukla mücadele etmek zorundadır. Bazı zorlukların üstesinden gelir. Bazen de güç yetiremez hayatın gailelerine. Ezilir, mağlup olur, isyan eder. Zulme uğradığını düşünür. Kinlenir , bilenir bir çeşit kendi kendini zehirler. Halkın biraz da gafletle ‘zehir gibi’ dediği bir kıvama gelir. Hayata bakış biçimi insanın kişiliğinin oluşmasında belirleyici bir rol oynar. Eğer insan , hayatı bir ‘mücadele’ olarak görürse sürekli kavga eder ve kendini bir savaşçı olarak görür. Savaşır sürekli! Savaş ise , düşmansız olmaz! Düşman olarak cehaleti ve nefsini görürse ne ala! O savaş kişiyi aydınlığa ve barışa kavuşturur. İnsanlarla , hayvanlarla ve doğayla savaşırsa insan , kurnaz tilkinin eğeyi yalayıp kendi kanını tükettiği gibi bir açmaza saplanır kalır. Eğer insan , hayatı ‘yardımlaşma ‘ olarak görürse , yardım alır ve yardım eder. ‘Allah yardımcınız olsun’ duası ne kadar iç ısıtıcı değil mi ? İnsan yardım gördüğü ,desteklendiği insanları saygıyla , sevgiyle ya da rahmetle anmaz mı ? Yine insan ,dışlandığı , azarlandığı , haksızlığa uğradığı zaman dilimlerini ya hatırlamak istemez ya da kalbi sıkışarak hatırlar. Maalesef , ilk insandan itibaren kin , nefret , öldürme isteği , insanlığın bağrına bir hançer gibi saplanmış ve saplanmaya devam etmektedir. Daha yeni genç bir kadın akademisyenin vahşice katledilmesi yüreklerimizi dağladı. Öldürülen kadın kardeşimizin anne-babası, eşi diğer yakınları ve sevdikleri nasıl büyük bir acıya gark olmuşlardır! Anlamak ve anlatmak imkansız! Hukuk Fakültesi gibi bir okulun son sınıfına gelmiş bir öğrenci hangi saiklerle hem kendini hem de hocasını ateşlere atabilmiştir! O gencin anne-babası umutla okuttukları , ikbalini gözledikleri evlatlarının bu elim davranışının ağırlığını ömür boyu nasıl taşıyacaklardır. Kuşkusuz konu yargının konusu. Yargıda bulunmak bizim görevimiz değil. Biz ölen kardeşimiz içinde o talihsiz vebali üstlenen kardeşimiz için de derin bir üzüntü duyduk. Ölen kardeşimizin anne- babasını ekranlardan cenaze merasiminde gördüğümde içim sızladı. Uzaktan anladığımız kadarıyla bir ‘kopya çekme’ nin soruna dönüştüğü anlaşılıyor. Bu gencimizin yaşadığı ‘kopya’ başka bir ifadeyle ‘hak etmeden kazanma’ ya toplum olarak ne kadar karşı durabiliyoruz? Tanık olduğumuz kopyaları (haksız kazanç) biz de Ceren hoca gibi canı pahasına durdurup tutanakla kayda geçirebiliyor muyuz? Yoksa bir avuç idealist insanı yalnız bırakıp onları ateşe mi atıyoruz? Ceren hocanın katili yalnız o genç değildir. Gizli-açık , haksızlığa göz yuman herkes az-çok bu ve benzeri cinayetlerde pay sahibidir. Allah Adil-i Mutlaktır. Kimsenin hakkını kimsede bırakmaz! Toplumun yaşanabilir bir yer olması için eğitim sistemimiz bu yönüyle de mutlaka gözden geçirilmelidir. Affetmenin erdemini bilen , kinsiz, nefretsiz, nesiller yetiştirmenin bir yolunu bulmamız bir zorunluluk. Yunus Emre asırlar öncesinden reçeteyi elimize tutuşturmuş , yeterki o ilaçları eksiksiz kullanalım: ‘’ Adımız miskindir bizim/ Düşmanımız kindir bizim./

Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR 2019 DEĞERLENDİRMESİ Politika 01.01.2019
VEDA HUTBESİ IŞIĞINDA HUTBELER- XIV Genel 27.04.2018
VEDA HUTBESİ IŞIĞINDA HUTBELER-XIII Genel 13.04.2018
VEDA HUTBESİ IŞIĞINDA HUTBELER-XII Genel 06.04.2018
VEDA HUTBESİ IŞIĞINDA HUTBELER- XI Genel 16.03.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Güçlü Kadınlar Yetiştirmeliyiz Eğitim 11.07.2019
İyilik ve Doğruluk Eğitim 20.05.2019
İyilik Doğruluk ve Dürüstlük Eğitim 11.05.2019
Allah Kainat ve İnsan Eğitim 04.05.2019
Kainat Niçin Yaratıldı ? Eğitim 01.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.