MADURO'YU DESTEKLEMİYORUM

Yoksul ülkelerde liderler şişman ya da besili, zengin ülkelerde ise zayıf, tığgibi(tığ gibi) olmak eğilimindedir çünkü yoksul ülkelerde insanlar iyi beslenenlere hayran olurlar çünkü çünkü onlar da çok yemek isterler; zengin ülkelerde de tığgibi olanlara çünkü onlar da zayıflamak isterler. Maduro'nun yanaklarından ise sanki yağ ve bal damlıyor yani Venezuela demek ki devlet başkanı lüks içinde yaşasa da fakir bir ülke.

Venezuela'da Juan Guaido isimli Ulusal meclis başkanı kendisini 'geçici devlet başkanı' ilan etmiş. Yani asker değil sivil biri, ve milletin seçtiği bir meclisten, seçilmiş biri.

27.7.2018 tarihli 'Venezuela'nın madara devlet başkanı' adlı ve 8.8.2018 tarihinde internette yayınladığım 'Maduro'yu korumak' adlı iki yazımda Maduro'yu eleştirmişdim(eleştirmiştim), ve 'Venezuela'nın madara devlet başkanı' adlı yazımın sonunda şunu yazmışdım(yazmıştım: 'Ah garibim ah; yakında ya halkın ya Amerika sana bir dizi çeker, görürsün dünya kaç bucak.'.

Adamın ülkesinde asgari ücret 1,5 Dolar(dolar), etin kilosu 3 Dolar düzeyinde imiş; enflasyon yüzde 1 milyona yaklaşmış; ülkesinde patatesi bile bulmak zor olduğundan hamburgerlerde bile patates kaldırılmış; adam Türkiye'ye geliyor 'Ertuğrul' adlı gerici, Akp yanlısı dizinin çekim setine gidiyor çünkü bu tuhaf dizinin hayranı imiş, sonra lüks bir nefs rezaletinin sergilendiği lokantaya gidip kendine ziyafet çekiyor. Zaten adamın görünümüne bakan onun mide nefsine düşkün olduğunu hemen anlar tombik yanakları ve besili hali ile yani Abd başkanları bile tığ gibi görünmeye, tığ gibi olmaya çalışırken ülkesinde fakirliğin göklere çıktığı bir ülkenin devlet başkanının kendini semiriye almış bir halde olması zaten tuhaf yani halkın fakir ise sen de birderibirkemik(bir deri, bir kemik) olmalısın ya da sana bakanların ilk dikkatini üzerine çeken tombik bir kilon olmamalı.

Ben herşeyi basit yöntemlerle değerlendiririm; Felsefe-bilim-dini tanımlayan Din hadisileri üçlüsünün karmaşık yöntemine geçmeden önce. Adamın görünümüne ve hayat biçimine baktım, beni utandırdı çünkü adam ortada ki dünya tarihine nefsi ve dizi hayranlığı ile geçmek halinde; düşünürlük(filozofluk), alimlik, bilgelik yerine ki böyle şeylerle işi olmayanlarla benim de işim olmaz.

Yani adamın özel hayatının nefs ve cehalet hali beni kahır etti ki zaten geçmişinde de kültürel, bilimsel bir alan, süreç, içerik yokmuş.

Adamın özel halini geçtim; adamı destekleyen ülkelere bakalım: Rusya, Çin, Meksika, Bolivya gibi ülkeler yani demokrasinin, insan haklarının, medeniliğin, insanlığın, gerçek adaletin mumla arandığı ülkeler; ve demokrasi karşıtlığı, laiklik karşıtlığı, Lozan anlaşması karşıtlığı, Atatürk karşıtlığı ve Atatürk düşmanlarına, Atatürk'e hakaret edenlere saygı-sevgi dolu 'hasta ziyaretileri'ne gitmek ile tanımlanan Akp dünyası. Çin'de Uygur Türklerine yapılan zulümler, vahşetler, barbarlıklar ortada; Meksika'da muhaliflere vahşetler, barbarlıklar, hukukdışılıklar ortada, Meksika uyuşturucu üretim ve satış merkezi gibi biryer halini almış durumda yani Meksika'yı Zorro yönetmiyor, Zorro düşmanıları yönetiyor. Rusya da zaten demokrasinin mumla arandığı, Çin'den, Meksika'dan farksız bir ülke. Adama karşı olan ülkelere yani Guaido'ya destek veren ülkelere bakalım, Abd, Ab ülkeleri gibi ülkeler; yani kusura bakılmasın da hernekadar(her ne kadar) sömürgeci(emperyalist), akıldışı, ahlakdışı olsa da ben Abd ile Rusya'yı, Çin'i, Meksika'yı bir tutamam çünkü Abd'de devlet başkanı bile yargılanabiliyor ancak bu Rusya, Çin, Meksika gibi ülkelerde olanaklı değil yani Abd demokrasi ve hukuk açısından Rusya'dan, Çin'den, Meksika'dan ve Maduro'ya destek veren öteki ülkelerden çok ileride yani Maduro ile Abd arasında seçim yapmak gerçekte iki kötü ya da iki yanlış arasında bir seçim yapmak halidir, ve burada yapılması gereken seçim en az kötüyü ya da en az yanlışı seçmek olur yani örnek ki Hitler Abd'ye karşı diye Hitler'in yanında olmak yanlış yani 'Abd'ye karşı olan herkes haklıdır, doğrudur, dostumdur' anlayışı yanlış, mantıksız; Abd'nin insanlığa bilimden teknolojiye, tıptan uzaya kadar sayısız iyiliği, yardımı, desteği var, peki halkına patates bile bulamayan Maduro'nun bilime, teknolojiye, insanlığa ne katkısı, ne yardımı, ne iyiliği, ne desteği var?

'Maduro seçilmiş'tir, 'Seçilmişlere saygı göstermek gerekir' diyenler var; peki Guaido da 'seçilmiş' değil mi, Kuzey Kore devlet başkanı da 'seçilmiş' değil mi; %90 oy almış olan Hitler de 'seçilmiş' değil mi idi; yani 'seçilmişlik' değil gerçekler ve doğrular yani felsefe, bilim, ve Din hadisileri önemli, üstün herşeyden önce yani hiçkimse 'seçilmişlik' arkasına sığınmasın, saklanmasın ki demokrasi içermeyen ülkelerde 'seçilmişlik'lerin nasıl olduğu bilinen birşeydir, örnek ki Kuzey Kore devlet başkanı ne yapıyordu, biri 'Evet', biri 'Hayır' yazan iki ayrı sandık koyuyor ve kimler 'Evet' demiş, kimler 'Hayır' demiş fişliyor. Yani bakın Maduro'nun yanında tek bir örnek demokrasili ülke var mı; tümü de demokrasisizlikle, hukukdışılıkla, adaletsizlikle suçlanılan ülkeler. Gerçeklerin ve doğruların ölüçütü Abd karşıtlığı değil Felsefe-Bilim-Din hadisileri üçlüsüdür. Benim kuralım basittir: Ne cehalet içinde olan insanları ve ülkeleri ne de nefs içinde olan insanları ve ülkeleri savunurum; benim için önce felsefe, bilim, ve Din hadisileri gelir.

Maduro sırtını Abd'ye dönünce nereye yönelmiş? Çin'e, Rusya'ya ve İran'a. Ya hu(Yahu) Abd kötü de Çin, Rusya, İran demokrasi, özgürlük, doğruluk, medenilik, insancalık mı? Abd'ye sırtını döndü isen yalnızca kendi içine kapansaydın ya da en azından Rusya'ya, Çin'e, İran'a gitmeseydin? Bilim, medenilik, insanlık ve tarih açık ki Rusya, Çin, İran yerine Abd'yi yeğlemekte çünkü Abd devlet başkanının bile yargılanabildiği; seçimlere hile karıştırılamayan, seçimleri hile ile anılmayan; bilime, teknolojiye ve insanlığa hizmetler sunan bir demokrasi ve bilim ülkesi an azından.

Yani Maduro'nun haline değil, ülkesinin haline değil; Guaido'yu destekleyen ülkelere ya da Maduro'yu destekleyen ülkelere bile baksak; demokrasinin, medeniliğin, insancalığın Maduro'dan yana olmadığı anlaşılabilir. Maduro yanlış da Guaido doğru mu, hayır, o da yanlış ancak Guaido'nun yanındaki ülkelerde devlet başkanlarının bile yargılanabildiği gerçeğine bakmakla bile en azından Maduro'ya karşı olmak gerektiği ortaya çıkar. Yani gerçekte çözüm ne Maduro ne Guaido ne başka biri; tek doğru çözüm yalnızca felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir.

Yani Maduro'nun haline baksak ta, Maduro'ya 'Söyle bana arkadaşlarını, söyleyeyim sana senin kim olduğunu' yöntemini uygulasak da Maduro yanlış, kötü bir hal. Yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne bakıp diyorum ki: 'Maduro'yu desteklemiyorum ancak Guaido'yu da desteklemiyorum; tek desteklediğim felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir.

Yani Abd karşıtlığını ölçüt alan zihin dünyası bence bunun yerine 'Rusya, Çin, İran ve Akp karşıtlığı'nı ölçü alsa yani bunların yandaş olduklarına yandaş olmasa gerçeğe ve doğruya ulaşmak açısından daha doğru bir yöntem bulmuş olur kendine bence yoksa Abd'ye karşı diye Hitler'i de desteklemek gerekirdi. Yani sol olsun, Atatürkçüler olsun; Abd'ye karşı diye birilerini desteklemeyi bırakmalı, ve ölçüt olarak en azından Din hadisileri'ni ölçü, ölöçüt almalılar artık yoksa gerçek ki en faşist diktatörlükler, en insanlıkdışı ülkeler bile Abd karşıtı olabilirler.

Yani Abd karşıtı, sarayda yaşayan, keyif içinde yaşayan Maduro iktidarda kalacak diye milleti aç, ilaçsız, yoksul, çaresiz mi kalsın? İyi yani; zora düştün mü, köşeyesıkıştın(köşeye sıkıştın) mı, 'Ben Abd karşıtıyım' de.

Yani en azından 'Ertuğrul' dizisini izleyeceğine 'Seksenler' dizisini izleseydin? Bilmez misin Ertuğrul dizisinin amaçı demokrasi ve laiklik değil; Osmanlıcılık yani Akp yandaşlığı yani demokrasi ve laiklik karşıtlığı yani gericiliktir? Yani sevdiği televizyon dizisilerine bakmakla bile insanlar yorumlanabilir gerçekte.

Bak Akp yandaşı tüm medya sırayagirmiş(sıraya girmiş), Maduro'yu destekliyor; bundan da mı çakmıyorsunuz durumu?

Kimseyi Abd karşıtı diye de, Akp karşıtı diye de destekleyemem, ülkemizde Atatürkçü kesimde ve sol kesimde yapılmakta olan genel hatalardan biri de bu işte; ben ancak felsefeden, bilimden ve Din hadisleri'nden yana olanları desteklerim.

Adam ülkemize geldi; felsefe, bilim, Din hadisileri, düşünürlük, alimlik, bilgelik ile değil Ertuğrul dizisi ve lüks lokantacı Nusret ile tanındı. Yazık. Hem Venezuela halkı adına hem de insanlık adına yazık.

Ulusal kanal ve Vatan partisi de Maduro'yu destekliyorlarmış. Onların Atatürk'ten, Atatürkçülükten, solculuktan, demokrasiden, laiklikten anladıkları da bu kadar işte.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.1.19/10.32


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TURKCELL'İN 'SALLA' DİYEN GÖBEK ATMA MÜZİKLİ RAMAZAN AYI REKLAMI Felsefe 19.06.2019
REKLAMLARLA LEZBİYENLİK YAYMAK Felsefe 18.06.2019
BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 223 Şiir 17.06.2019
AKP ADIN KALLEŞ OLSUN SENİN Şiir 16.06.2019
ORUCUN ANLAMINI BİLMEYEN ÜLKE Felsefe 15.06.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019