İDDİA Ve İSPAT FARKI - 4

İddia ne demektir? TDK iddia 
isim, hukuk (iddia:) Arapça iddiʿā1. isim, hukuk Sav
"Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu." - T. Buğra                              2. Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme
"Yazarlık iddiasında ama..."
TDK tanımında görüldüğü üzere, İddia ''olmayan bir durumu varmış gibi gösterme'' olarak tanımlanmıştır. Şimdi TDK'yada iddia etti denilebilir mi ?Denilemez, çünkü olmayan bir durumu varmış gibi göstermek ve söylemenin tanımı yalandır ya da iftiradır, fakat kesinlikle iddia değildir. TDK' da İddia tanımında olmayan bir durumu varmış gibi gösterdiği için iftira söz konusu olmadığından ya iddia tanımında yalan söyledi, ya da yanlış söyledi denilebilir.

Yine TDK'nın 1. tanımı da ya yalan ya da yanlıştır. Çünkü TDK 1. tanımında iddiayı ''sav'' diye tanımlamasına rağmen ''sav''ı iddia olarak tanımlamamıştır. TDK Sav                           sav 
isim, hukuk1. isim, hukuk İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava
"Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler?" - N. Cumalı2. mantık Tanıtlanması gereken önerme, tez3. Haber, söz4. Atasözü N.Cumali alıntısında görüldüğü üzere sav sözle ya da silahla uzaklaşırmak anlamında kullanılmıştır, savaş da sav kökünden gelmiştir. İddia TDK tanımına göre sav demek ise, TDK'ya göre savcılar aslında gerçek olmayanları gerçek gibi gösteren memurlar mı demektir!? Aslında TDK tanımları yalan ya da yanlış olmasına rağmen, Türkiye'nin 70 yıldır AİHM'ne zulüm tazminatları ödemede Dünya Lideri olmasını ilk sıralarda olmasını dikkati nazara aldığımızda Türkiye savcıları için TDK'nın bu tanımlarına doğru denilebilir, başka bir deyişle cuk oturdu denilebilir. Fakat konu dil bilimi ise TDK'nın bu tanımlarına ancak yalan ya da yanlış denilebilir. 

Oysa ki Arapça iddia bir davayı ileri sürmek demektir. TDK'nın ne 1. tanımındaki sav, ne de 2. tanımındaki  ''Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme'' DEĞİLDİR..

Kelime Kökeni

Arapça dˁw kökünden gelen iddiˁāˀ إدّعاء  "bir dava ileri sürme, kendini öne sürme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daˁwat دعوة  "çağırma" sözcüğünün iftiˁāl vezni (VIII) masdarıdır. Daha fazla bilgi için davet maddesine bakınız.

Bu önbilgilerden ve iddia ne demek anladıktan sonra, sadece iddianın Din olmadığını, Dinin İddia ve İspat olduğunu anlatmak mümkündür. Dinsiz nedir ? TDK tanımına göre; dinsiz    

sf. 1. Dinî inancı olmayan. 2. mec. Acımasız.

 Güncel Türkçe Sözlük  DEMEKMİŞ. Din ne demek ? TDK tanımına göre;

din    Ar. d³n 

(I) a. (di:ni) 1. din b. Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet: “Her dinin mabetleri bütün müminlere açıktır.” -H. C. Yalçın. 2. din b. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen: “Yazık ki bu sanat ve din bahsinde bana arkadaşlık edecek kültürde değil.” -R. H. Karay. 3. mec. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült.

 Güncel Türkçe Sözlük DEMEKMİŞ.Böyle TDK olmaz. Din kelimesi, Arabcaya Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen dēn sözcüğünden geçmiş olup Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) diline de Akatça'dan geçmiştir, aynen Türkçeye her dilden geçen binlerce kelime gibi -ki Türk kelimesinin de başka dillerden geçtiği iddiası da vardır.Akatça'da Din Yasa Yargı demektir. Yasa yargı ise, iddia ve ispat demektir. Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Budist vs değilim ben Dinsizim diyen bir Deist Ateist genel olarak iddialarına ispat yapan birisi ise, bu kişiye Dinsiz denilemez. İddia İspat yapan bir Deist Ateistin Dini vardır. İddia İspat yapmayan 5 vakit namaz da kılsa, kilise de günah da çıkarsa Dinsizdir.

Not:Ben demiyorum, iddia etmiyorum, yalan yanlış söylemiyorum Tanım bu, gerçek bu.İddia kesinlik arz eder, kişi iddialıyım dediğinde %100 eminim demiş olmaktadır. Yani şu maç iddaa tanımı da yanlıştır, o iddaa değil, tahmindir. Zaten dikkat edildiğinde amblem de yazım da iddaa olarak yanlış yazılmıştır.

Kişi bir şey diyor ise ve :%100 emin değilse yani ispat edemiyorsa buna ''tez'' denilir. Tez; Bilimsel tespitlerde bulunarak belirteç koymaktır. Bu belirteçler ise %50 oranını aştığı zaman ve :%100e yaklaştıkça kesinliği bilimsellik değeri artar. Örnek olarak;

Hadisleri reddedenler, :%1 bile ortaya tez koyamadıkları halde, %100 ortaya ispat koymuş ruh hallerinde olmaları en basit tanımla, ''Düşünce ve algıda bozukluk'' olarak tanımlanır. Fakat, olaylardan yazılardan tespitler yaparak tez yani belirteçler koyan kişi için ''Düşünce ve algıda bozukluk'' tan söz edilemez. Çünkü yorumlarla ortaya koyduğu tezlerin aksini ispatlayablirsiniz demektir. Tez'e birkaç örnek;

ÖRNEK - 1 

TEZ KONUSU : 
Öldürmek ve kuyuya atmak = Hapsetmek 
Elleri ve ayakları olmayan beşinci kez çalamaz
Elleri ve ayakları olmayanı hapsetmeye gerek yok bir yere kaçamaz.

Cabir b. Abdullah (r.anh) şöyle dedi: Rasûluıllah (s.a.v.)'e bir hırsız getirildi. Efendimiz:
"Onu öldürün" buyurdu. Sahabîler:
Ya Rasulullah, o sadece hırsızlık yaptı, dediler. Rasulullah:
"Onun (elini) kesiniz" buyurdu ve kesildi.
Sonra adam ikinci kez getirildi, Rasulullah (s.a.v.) yine:
"Onu öldürünüz" buyurdu.
Oradakiler:
Ya Rasulullah o sadece hırsızlık yaptı, dediler. Bunun üzerine efendimiz:
"Onu (n ayağını) kesiniz" buyurdu ve kesildi. Sonra üçüncü defa getirildi, Rasulullah (s.a.v.) yine: "- Onu öldürünüz" buyurdu. Sahabeler; "Ya Rasulullah, o sadece çaldı," dediler. Bu sefer efendimiz yine;
"Onu (n sol elini) kesiniz" buyurdu.
Aynı adam dördüncü kez getirildi, Rasulullah (s.a.v.);
"Onu öldürünüz" buyurdu.
Sahabîler:
Ya Rasulullah o sadece çaldı, dediler Rasulullah (s.a.v.)
"Onu (n sol ayağını) kesiniz," buyurdu.
Adam beşinci kez getirildi bu sefer de Rasulullah (s.a.v.)
Onu öldürünüz, buyurdu.
Cabir der ki:
Biz adamı götürdük ve öldürdük, sonra sürüyüp bir kuyuya attık ve üzerine taş attık.
(Nesai, katu’s-sârık, 15; Ebu Davud, Hadler, 21)
muctehidler, hırsızlık fiilini 3,4, kez tekrarlayan kişiye verilecek ceza konusunda farklı görüştedirler ama hiç birisi beşinci kezde Öldürüleceğini söylememişlerdir. Oysa bu hadisin zahiri beşinci kez hırsızlık yapanın öldürülmesi gereğine delâlet etmektedir.
Şafii ve Malikilere göre, üçüncü hırsızlıkta sol eli, dördüncü hırsızlıkta da sağ ayağı kesilir. Beşinci kez çalarsa hapsedilir ve tazir edilir. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=385093348895619&set=a.241868346551454&type=3&theater

ÖRNEK - 2 

TEZ KONUSU : müşrikleri öldürmek = hapsetmek
öldürülen müşrikler tutuklanamaz
namaz kılmaları zekat vermeleri beklenemez
serbest bırakılamazlar

Tevbe - 5 Haram Aylan çıkınca artık müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün ; yakalayıp tutuklayın ; gelip geçecek bütün gözetleme yollarını tutun. Tevbe eder. namaz kılar ve zekât verirlerse onları serbest bırakın gitsinler. Çünkü Allah şüphesiz çok bağışlayan, çok merhamet edendir. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=385105735561047&set=a.241868346551454&type=3&theater

ÖRNEK - 3 

TEZ KONUSU : ÇELİŞKİ YOK 
BOZUK ALGI VE DÜŞÜNCEye göre 1. Hadis 2. Hadisle çelişmektedir, Fakat hadisleri seri olarak rivayet eden (HADİS 2 Nikâh 42, HADİS 1 Nikâh 43) ve arapçayı fıkhı daha iyi bilen Ebû Dâvûd bu durumu farketmemiş onlar etmişler.

NOT: 1. Hadis heryerde dövmeyi savunur, açıklama ilk:

İDDAA :Çelişkili hadisler HADİS 1:"Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz." [Ebu Dâvud, Nikâh 43, (2147)] 
DOĞRU ALGI VE DÜŞÜNCE Hiçbir sebeple dövmeyin 
BOZUK ALGI VE DÜŞÜNCE Her sebeple dövün 
HADİS 2:"Birçok kadın Muhammed ailesine gelerek kocalarını şikâyet ediyorlar. Kadınlarını döven o kimseler, sizin hayırlınız değildir." (Ebû Dâvûd, Nikâh 42. Ayrıca bk. İbni Mâce, Nikâh 51) https://www.facebook.com/photo.php?fbid=385114082226879&set=a.241868346551454&type=3&theater

ÖRNEK - 4 

TEZ KONUSU : Kurana aykırılık yok

İDDAA: Kurana aykırılık
Namazın önünden kadın, eşek, siyah köpek, Yahudi veya domuz geçerse namaz bozulur. [2732-Buhârî-Müslim-Muvatta-Ebû Dâvud-Tirmizî-Nesâî] [2743-[Müslim-Ebû Dâvud-Tirmizî-Nesâî-İbnu Mâce] [6237- Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai-İbn Mace] Bkz. Kur’an-107/4-6 REFERANS AYET ALAKASIZ 
HADİSİN DOĞRUSU “kat’u’s-salat”الصَّلاَةِ قطع (namazın kesilmesi) ifadesi, namazın bozulması değil, ve hiçbir mezhepte bozulmaz, konu huşunun gitmesidir. İlgili Ayetler: 2.45, 17.109, 23.2 https://www.facebook.com/photo.php?fbid=385128922225395&set=a.241868346551454&type=3&theater

ÖRNEK - 5 

TEZ KONUSU: Arabcada darb dövmek demek
İDDAA: Dövün demek değil, başka anlam
bir Arab çocuk bile bilir ki, vadrubuhunne kadınları dövün demek

Nisa - 34 .. O kadınların ki, baş kaldırıp itaatsizliklerinden endişe duyarsanız, önce onlara öğüt verin, sonra da yataklarında yalnız bırakın ; (yola gelmezlerse) bu defa dövün. O takdirde (kadınlık vecibelerini yerine getirip) size itaat ederlerse, artık (üzüp incitmek için) aleyhlerinde bir yol aramayın. Şüphesiz ki Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
DOĞRU ALGI VE DÜŞÜNCE: Kadınlarınızı ancak bunları yaptıktan sonra dövün ki, zaten gerek kalmaz, yani dövmeyin.
YANLIŞ ALGI VE DÜŞÜNCE: Karısını dövmek isteyen formaliteden bunları yaptım deyip dövebilir. 
Not: Her yerde dövün demek ya da kelime harici anlam verilmiş, açıklama ilk https://www.facebook.com/photo.php?fbid=385250415546579&set=a.241868346551454&type=3&theater

gibi ..


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇO-BAN Ve BA(ŞKA)N FARKI - 5 Bilim / Teknik 02.02.2019
SEN ve SİZ FARKI - 3 Bilim / Teknik 14.12.2018
İnsan Hakları Günü Bilim / Teknik 10.12.2018
DİNSİ'ler Bilim / Teknik 09.12.2018
AİHM RUHU'nu anlatmak Bilim / Teknik 08.12.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Nedir Bu Akyuvar? Bilim / Teknik 07.02.2019
Bazı Astronomi Tezlerim Bilim / Teknik 25.12.2018
Bazı Astronomi Tezlerim Bilim / Teknik 24.12.2018
Güneşin Yapısı ve Özellikleri Bilim / Teknik 12.12.2018
Güneş ve Güneş Sistemi -2 Bilim / Teknik 09.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.