FETHULLAH'IN 'MUHTEREM HOCA EFENDİ HAZRETLERİ' ERDOĞAN'IN 'BAŞKAN'I

Bu ülkede tuhaf şeyler oluyor çünkü ülke yani sistem felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine kurulu değil; genelde cehalet ve nefs, özelde ise siyaset ve özel sektör üzerine kurulu.

Tuhaf ki Akp yandaşı medya cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Başkan' diyor. Oysa adam 'başkan' değil 'cumhurbaşkanı', daha doğrusu 'Cumhur başkanı' çünkü bu makam ya da kurum hayali değil gerçek. Yani ülkede yalnızca demokrasi, laiklik konusunda değil Türkçe konusunda da büyük bir sorun var.

Hatırlarsınız(Anımsarsınız) şimdiki Fetö başı ya da Fetö başkanı Fethullah'a Fetö denilmeden önce 'Muhterem hoca efendi hazretleri' diyenler vardı; Tbmm içindekilerden bile ki onlar hala Tbmm içindeler. Öyle ki Fethullah Fetö olmadan yani yapılmadan önce medyada 'Gülencileri anlama kılavuzu/klavuzu' gibi yazılar yayınlamıştı ki onlardan biri de Fethullah Gülen hakkında konuşurken 'Muhterem hoca efendi' diyenler idi. Şimdi Fetö ilan edildi de o zata 'Muhterem hoca efendi hazretleri' denilmesinden kurtuldu bu ülke.

Şimdi de Erdoğan'a yani cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Başkan' diyenler türedi. Oysa adam başkan değil, Cumhur başkanı. Ve başkan ile Cumhur başkanı arasında dağlar kadar fark var. Ve üstelik te 'cumhurbaşkanı' hali, 'başkan' halinden üstün bir hal. Yani Erdoğan'a 'başkan' diyen zihin yapısı Türkiye'ye, bu ülkeye, bu devlete, bu millete ait olan ve ülkedeki en yüksek makam, mevki olan 'Cumhur başkanlığı'ını dışlayıp, beğenmeyip, istemeyip, hor görüp cumhur başkanı yerine yalnızca 'başkan' diyor; ve bu da bunu diyenlerce onur, gurur, övünç, üstünlük sayılıyor, sanılıyor yani Cumhur başkanlığı'ndan bile yüksek, ulu. Ve bu, hem 'Cumhur başkanlığı'nı dışlayıp 'Cumhur başkanı' yerine 'Başkan' diyen bu hal bir de kurduğu ittifaka 'Cumhur ittifakı' diyor yani başkanlığa gelince cumhur değil, ittifaka gelince cumhur.

Başkan denilince akılıma(aklıma) gelen şeyler belediye başkanılarına(başkanlarına) 'başkanım' diyenler, Pkk terör örgütü başına ya da başkanına 'Başkan' diyenler, bir de sokağa çıktığımda yanıma gelip 'Başkanım, bana bir ekmek parası verir misin?' diyen 'özel dilenci'ler. Sanırım şirketlerin yönetim kurulu başkanılarına da şirketlerinde 'başkanım' deniliyordur. Yani nereden bakılırsa bakılsın; 'başkan' hali 'Cumhur başkanı' halinden üstün, yüksek, ulu değil; yani bunun nesi, neresi ile övünülüyor, gurur duyuluyor anlamak zor.

Bir olasılık ki Abd devlet başkanına 'president' yani Türkçe karşılığı ile 'başkan' deniliyor olmasındandır bu hal yani Abd'yi Türkiye cumhuriyeti devleti'nden üstün görmenin bir hali olsa gerek. Ancak anlamadıkları bir hal var: İngilizcede 'pre'; 'geri' anlamında 'önce, öncesi' demek; örnek ki 'prematüre/olgunluk öncesi bebek', 'prehistoric/tarih öncesi'. 'Sident' nedir, incelemek ya da araştırmak gerek; ancak belli ki president demek normal bir halin öncesi, normal bir halin istenilmeyen hali demek. Yani prezident sözcüğünü övünç, onur, gurur, ululuk olarak sanmak, anlamak, tanımak, bilmek pek te mantıklı, doğru, iyi birşey değil.

Yani Erdoğan'a Türkiye'deki en yüksek resmi makam olan 'Cumhur başkanı' yerine heryerde(her yerde) olabilen 'Başkan' demek hem yanlış olmakta hem de Akp dünyasının ne kadar çok bilimdışı, mantıkdışı, yanlış, olumsuz, gerçekdışı, cehalet ve nefs olduğunu göstermekte ki zaten siyaset cehaletin ve nefsin bir özel halidir tıpkı özel sektör gibi.

Tuhaf ki bu hal Avrupa ülkesilerinin(ülkelerinin) Cumhur başkanılarına 'cumhurbaşkanı' diyor. Yani demek ki Erdoğan'a Cumhur başkanı yerine 'Başkan' denilmesi özel bir tuhaf hal olsa gerek. Oysa 'başkan' ilkokulda sınıfta da var: 'Sınıf başkanı' olarak, ancak 'Cumhur başkanı' ülkede bir tanedir; yani övünç olarak, ülkede bir tane olan yerine neden bin tane olanın seçildiğini anlamak da zor.

Ve tuhaf ki Türk dil kurumu bile bu hale ses çıkarmamakta; çıkarması gerekirken. Öyle ki cumhurbaşkanı eşine bile 'först/first leydi/lady' diyorlar. Oldu olacak bari Cumhur başkanına da 'pırezidınt/president' desinler?

Atatürk'ten, Türkiye'den, Türk milleti'nden, Türkçeden uzaklaşmak bu olsa gerek.

Yani belli ki Fethullah'a 'Muhterem hoca efendi hazretleri' diyen dalkavukluk hali şimdi de Erdoğan'a 'Başkan' demek dalkavukluğu içinde. Ancak ikisi de normal bir hal değil.

Gerçek ki Cumhur başkanına 'başkan' demek anayasayı, hukuku hiçe saymaktır ki bu hal de 'Acaba Akp Türkiye'de başka bir devlet kurmak peşinde mi?' sorusunu oluşturabilir. Çünkü bakın 'muhterem hoca efendi hazretleri' lakabı Türkiye'de başka bir devlet kurmak peşinde idi.

Ve 'Açılım süreçi/süreci' denilen tuhaflığın yeniden başlatılacağı savları var muhalif medyada.

Yani anlaşılan ki Fethullah'a 'muhterem hoca efendi hazretleri' denilmesi bu ülke için ne kadar tehlikeli bir hal ise Erdoğan'a da 'Cumhur başkanı' yerine 'Başkan' denilmesi de en az o kadar tehlikeli bir hal olabilir. Bu haller iyi haller, doğru haller değil; Fethullah'a 'muhterem hoca efendi hazretleri' diyenler ülkenin başına bela oldu, Erdoğan'a 'Başkan' diyenler de ülkenin başına bela olmasın, aman dikkat. Cumhur başkanı'nın başındaki 'Cumhur'u hiçe saymak, bu ülkeyi de, anayasayı da, Tbmm'yi de hiçe saymaktır.

Türkiye 'Kafana göre takıl' değil; felsefe, bilim ve Din hadisileri olmalıdır.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.12.18/02.24


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019