ERDOĞAN ŞEHİDLİĞE LAYIK OLDUĞUNU MU DÜŞÜNÜYOR?

Akp başkanı Erdoğan Halk arenası adlı yayında kendisi hakkında söylenilen bazı sözleri üzerine 'Biz şahadete inanmış insanlarız' demiş.

Erdoğan Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı şehit(şehid) ilan etmişdi(etmişti); 'Cemal Kaşıkçı şehittir' deyip.

Şahadet 'şehitlik' ve 'tanıklık, şahitlik demek. 

Benim bilgime göre; İslamiyet dini inançında(inancında) şehidlik konusunda karar Allah'ın. İslamiyet'in dahi dinderi(peygamberi), dahi önderi, dahi lideri Muhammed te kimin şehid olduğunu, kimin şehid olmadığını anlayabilecek bir duruma sahipti. Ancak Muhamed'ten sonra şehitlik konusunda tek karar artık yalnızca Allah'tır. Hele bir siyasetçi şehidlik konusunda asla karar veremez İslamiyet dini inançına göre çünkü siyaset İslamiyet dini inançına da, dine de aykırıdır çünkü dünya mevkisidir, makamıdır, arzusudur.

Yani dinde zaten şehidlik yok ta; İslamiyet dini inançına göre kimin şehid olduğu, kimin şehid olmadığı insanların bileceği birşey değil artık.

Şehidlik konusundaki koşullar(şartlar) ise yalnızca Muhammed zamanına, ve Muhammed'e biat içindeki Müslümanlar içindir. Yani örnek ki 'Cennet annelerin ayakları altındadır' da yalnızca Muhammed dönemi Müslüman kadınları için geçerlidir, günümüz için geçerli değildir çünkü günümüzde hem Müslüman olduklarını söyleyen hem de bikini, mayo yani sütyen-külot ile herkesin içinde kadınlar ya da anneler var. 

Atatürk te, Muhammed te siyaset insanı değillerdi; ilim insanları idiler. Yani kalkıp günümüzde, siyaset ile uğraşan insanların, ilimle ilgileri olmayan insanların kendilerini onların dünyalarına ait sanmaları ya da düşünmeleri gerçeğe ya da doğruya aykırıdır.

Gerçek ki felsefeyi bilmeyenler bilimi/ilimi; dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenler İslamiyet'i ya da Muhammed'i ya da dini anlayamazlar.

Yani insanların ya da Müslümanların şehit olmak savları İslamiyet'i iyi ya da doğru anlamamış olmak ya da Allah'a şirk koşmak haline düşmeleridir. Yani İslamiyet'e göre devlet ya da hükümet ya da siyasi iktidar ya da siyaset şehitlik vermek makamı ya da haddi değildir; İslamiyet'e göre onu ancak Allah bilir ancak görülmektedir ki devlet ya da hükümet ya da siyasi iktidar ya da siyaset şehitlik vermek makamı ya da haline gelmiş ya da getirilmiş bir haldedir.

Öteyandan(Öte yandan) bilinmektedir ki Akp siyasi partisi ya da siyasi iktidarı taht nefsi ya da cehaleti için bebek kardeşilerini(kardeşlerini), çocuk kardeşilerini, öz annesilerini(annelerini), öz babasılarını(babalarını) bile öldürtmüş sultanları ya da Osmanlı hanedanlığı'nı ya da Osmanlı'yı baştaçı eden bir durumdur ancak böyle şeyler İslamiyet dini inançına da, dine de kesinlikle aykırıdır; durum böyle iken Akp dünyasının şehitlikten söz etmesi, kendini şehitlikle yanyana görmesi oldukça tuhaftır oysa Türklerde taht en büyük oğula kalır yani Türkler bir bebeği ya da çocuğu taht ya da devlet bekası için tehlike olarak görmezler, İslamiyet te görmez, din de görmez, bunu örnek ki Mısır'daki o firavun görmüştür yani Osmanlı'da olan bu vahşet Türklerde ve İslamiyet'te yoktur, 'gavur' denilen Batıda bile yoktur; hal böyle iken Akp dünyasının şehitlikten söz edipdurması(edip durması) oldukça tuhaftır. Yani şahadete inanmak insanı Müslüman ya da doğru Müslüman ya da iyi Müslüman yapmaz örnek ki Işid de, El Kaide de, Boko Haram da şahadete inanıyor, öyle ki solcu terör örgütüleri bile öldürülen militanlarına 'şehit' diyorlar. Yani nasıl bir iştir bu, anlamak zor. Hele ki muhalefete ve Atatürk'e bile hakaret eden bir medyaya sahip; sürekli dine aykırılıklarla eleştirilen; Atatürk'ün sigarasını, rakısını konu ya da sorun edip de ya da kötülük sayıp da çıplak pılajları kapatmayan, eşcinselliği yasaklamayan, zinayı suç saymayan, çıplaklığı yasaklamayan, sexshopları yasaklamayan, sıtriptiz(striptiz) kulübülerini(kulüplerini) yasaklamayan, ahlaka aykırı giyimi yasaklamayan bir dünya ya da hal nasıl olur da şehidlikten söz edebilir; İslamiyet açısından da anlaşılır birşey olmasa gerek.

Yani zaten siyasetin ve ticaretin kendisini İslamiyet ile ya da din ile yanyana, birlikte görmesi, göstermesi ya da sanması yanlıştır; İslamiyet'e de, dine de aykırıdır.

Yani din konusunda, sözlere değil; din tanımlayan Din hadisileri'ne bakmak gerekir.

İslamiyet'e göre kimin ne olduğunu, ne olacağını yalnızca Allah bilir. Yani İslamiyet'e göre hiçkimse kendisinin şehitliğe yakın olduğu ya da şehit olacağı ya da şehitliğe layık olduğu izlenimi vermek ya da düşündürtmek hakkına sahip değildir; onu ancak Allah bilir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 24.12.18/01.10

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
LIPTON ICE TEA'NİN MANTIKSIZ REKLAMI Felsefe 15.12.2019
TÜRKİYE DEĞİL BU Şiir 14.12.2019
YERLİ VE MİLLİ İHANET Felsefe 13.12.2019
ŞIRINGA ÇİKOLATA AJANLIK SAVIM Felsefe 12.12.2019
AKP, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DİYANET BAŞKANI SİZ NE ANLARSINIZ DİNDEN? Felsefe 11.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019