DİNSİZLER DE BİZ MÜSLÜMAN DEĞİLİZ DERLERSE?

Akp başkanı Erdoğan 'Biz Yahudi değiliz; düşene, kadına, çocuğa vurmayız, şiddet uygulamayız' türü birşey söyledi dün.

Peki ya İslamiyet dini inançındaki(inancındaki) Cehennem?

O zaman da dinsizler 'Biz Müslüman değiliz; bizde Cehennem, vahşet, işkence, zulüm, eziyet olmaz' derlerse ne olacak?

Anlaşılıyor ki dini inançlılık bir kısır döngü, çelişki, mantıksızlık, tutarsızlık içine düşmüşler. Bunun temel nedeni de dini tanımlayan Din hadisileri'nin dinsizlerce de, dini inançlılarca da bilinmemesidir çünkü bu durum dinsizlerde 'Din halkın afyonudur' gibi yanlış bir düşünceye yani cehalet ve kibir haline neden olur, dini inançlılarda ise 'Aynaya bakmamak' yani cehalet ve kibir haline; ve böylece de Din hadisileri'ni bilmemek dinsizleri ve dini inançlıları ortak bir noktada birleştirir: Cehalette ve nefste.

Dinsizler de, dini inançlılar da sanıyorlar ki din ya Müslüman olmaktır ya Hıristiyan(Hristiyan) olmaktır ya Yahudi olmaktır ya Budist olmaktır ya da başka dini inançlardan olmaktır; oysa din bir dinin inançtan olmak değildir, dini tanımlayan Din hadisileri'dir yalnızca yani önce bilimdir/ilimdir, ve bilimin de Müslümanı, Hıristiyanı, Yahudisi, Budisti olmaz çünkü bilim evrenseldir, küreseldir, bilim olduğu için din de öyledir. Yani dünyada din öğretiminin ve eğitiminin değişmesi gerekmektedir artık.

Düşmanını ya da karşıtını eleştirmeden ya da kötülemeden önce kişiler önce kendilerine ya da kendi halklarına, kendi toplumlarına ya da baştaçı ettiklerine, savunduklarına bakmalıdırlar. İnanın; değil bir tümceyi(cümleyi); bir sözcüğü yazmadan önce bile saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca, bazan yıllarca düşünüyorum; 'Akılıma(aklıma) geldi' ya da 'Hoş oldu' diye hemen söylemiyorum, yazmıyorum çünkü felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bunu gerektirir ancak siyaset için böyle bir durum yoktur. Yazmak için yazmıyorum, gerçekleri ve doğruları yazmaya çalışıyorum; konuşmak için konuşmuyorum, gerçekleri ve doğruları söylemeye çalışıyorum çünkü bilgeliğin yolu siyaset, seçim sandıkıları(sandıkları), demokrasi, halk iradesi değil felsefedir, bilimdir.

Açık ki siyaset ağaçları görmekte ancak ya ormanı ve ormanın arkasındaki denizi ya da ormanın arkasındaki denizi görmemektedir çünkü siyaset için önemli olan tek şey vardır, o da oydur, iktidar olmaktır; felsefe, bilim ve Din hadisileri değil. Bu nedenle ki Türkiye için de, dünya için de tek doğru yönetim biçimi Felsefe-Bilim-Din hadisileri yöntemidir, siyaset yöntemi değil.

Kaldı ki televizyonda gördüğümüz kadarı ile Filistinlilere, Gazzelilere şiddet, barbarlık, vahşet uygulayanlar İsrail askerleri ve İsrail polisleri yani her İsrailli Yahudi değildir, her Yahudi de o İsrail askerileri ve İsrail polisileri gibi olmayabilir yani her milletin içinde iyisi de olur, kötüsü de. Öteyandan; Türkiye'deki Maraş katliamı, Madımak katliamı gibi katliamları Yahudiler mi yaptı acaba? Yine öteyandan; taht nefsi için bebek kardeşilerini, çocuk kardeşilerini, öz annesilerini, öz babasılarını bile öldürten Osmanlı sultanılarını, Osmanlı hanedanlığı'nı savunanlar da Yahudiler mi acaba?

Din konusunda tek doğru çözüm dini tanımlayan Din hadisileri'dir yalnızca. Bakın melek sanılan Budistler bile katliam, vahşet yaptılar Hindistan'da.

Öteyandan; çocuklara Yahudi kökenli adlar koyup, Yahudilik dini inançına sünnetine kadar sahiplenip; Yahudi düşmanlığı yapılması haklı mı, doğru mu, neden?

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.12.18/18.25