BOP BÜYÜK OSMANLI PROJESİ Mİ?

Eski Genelkurmay başkanı Hulusi Akar'ın emekli olunca Akp hükümetinin Milli savunma bakanı olması, ve doğum yeri olan Kayseri'de kendi adını verdiği bir cami yaptırması; Akp döneminin Osmanlıcılık'ı, Atatürk ve Lozan düşmanlığı, Atatürk'ün 'Yurtda sulh cihanda sulh' sözüne aykırılık; Akp dünyasında Erdoğan'ın doğru ya da yanlış her sözüne alkış gibi şeyler akıla 'Acaba Bop gerçekte Büyük Ortadoğu projesi değil de Büyük Osmanlı projesi mi?' sorusunu akıla getiriyor. Ya da Bop biri Abd'nin Büyük Ortadoğu projesi, biri de Akp'nin Büyük Osmanlı projesi olmak üzere iki kanata(kanada) mı sahip?

Yapılması gereken birçok şey varken Hulusi Akar'ın bir cami yaptırması; örnek ki bir ilaç ya da hastalık araştırma laboratuvarı ya da bir ilaç fabrikası gibi; Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na 'Gel de Kayseri şehir hastahanesi'ni gör' demesi; yani Kayseri'ye bu ilgi acaba bir Büyük Osmanlı projesi kapsamında mı yani örnek ki Kayseri Büyük Osmanlı'nın ikinci ya da birinci baş şehiri(baş ili mi) yapılacak?

Yani üstelik te hayatta olan bir kişinin kendi adına cami yaptırması çok tuhaf, ve kendi adlarına cami yaptıran Osmanlı sultanlarını anımsatıyor(hatırlatıyor). Acaba Türkiye cumhuriyeti'nde kendi adına cami yaptıran kaç kişi var? Yoksa bu hal Recep Tayyip Erdoğan camisi yapılması için önayak olarak mı kullanılacak? Oysa İslamiyet'in dahi dinderi(peygamberi) ve dahi önderi Muhammed bile kendine adına değil cami, bir mescid bile yaptırmamışdı(yaptırmamıştı) yani açık ki Muhammed'in İslamiyet'e bakışı ile Osmanlı'nın ve Akp'nin İslamiyet'e bakışı arasında dağlar kadar fark ve zıtlık var. Zaten İslamiyet'in de, dinin de asıl temeli dini tanımlayan Din hadisileri'dir yani Din hadisileri'ne aykırılık olan yerde İslamiyet dini inançı da, din de olmaz. Ve üstelik artık Akp'den bir siyasetçi olan bu adam; kendi adını verdiği camisinin açılışına en başta Akp'li siyasetçileri davet etmiş, ve caminin açışılını da Akp başkanı olan Erdoğan'a yaptırmış, yani adamın camisi siyaset ile açılmış yani bir cehalet ve nefs türü olan hayat ile ki cehalet te, nefs te zaten felsefenin de, bilimin de, dinin de en büyük iki düşmanıdır yani ortada bir cami var ancak Din hadisileri açısından da büyük bir bilinçsizlik, mantıksızlık var. Yani hem kendi adına cami yaptırıyorsun hem de caminin açılışını üstelik te hakkında israftan, yandaşlıktan hukuka aykırılıklara kadar kötü savlar bulunan bir siyasi partiye, ve siyasete yaptırıyorsun. Yani gerçekte İslamiyet dini inançı da, din de siyaset ile asla biraraya gelmeyecek şeylerdir, öyle ki bir hadis bile değil sultanları, sultanlarla düşüp kalkan alimleri bile kötüler ki Akp iktidarı ya da siyasi partisi zaten Osmanlı sultanılarını(sultanlarını) baştaçı eden bir siyasi partidir üstelik yani Akp demek hem siyaset hem de sultanlık demektir, öyle ise Akp'nin İslamiyet ile, din ile, cami ile ne işi olur; kaldı ki ülkede genelevler var, çıplak pılajları(plajları) var, eşcinsellere evlilik hakkı bile var, zina bile suç değil, sokaklar-kamusal alanlar bile moda denilen akıldışılık ve ahlakdışılık ile dolmuş; yani İslamiyet cami yaptırmak değil dini tanımlayan Din hadisileri'dir ki Muhammed bile bir cami bile yaptırmamıştır çünkü görülüyor ki cami gösteriş yani nefs olmuş, ve nefs İslamiyet dini inançında da, din de kötülenen birşeydir; Muhammed mescid yaptıyordu, cami değil, ve mescidin minaresi ve minberi olmazmış. Yani din siyasetin ve ticaretin arkasından değil Din hadisileri'nin arkasından gider. Din de yandaşlık da olmaz çünkü din dürüstlüktür, güvenilirliktir, adilliktir, tarafsızlıktır, bilimselliktir yani 'Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler kışlamız, müminler askerimiz' diyen tuhaf mantık önce gidip dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrensin çünkü Din hadisileri'nin amaçı alim, alime, ilim/bilim üretmektir; savaş malzemesi, asker ve savaş değil. Yani görülmekte ki bu topraklarda Osmanlı ile İslamiyet arasındaki makas açıldıkça açılmış, öyle ki Osmanlı taht için sultanların bebek, çocuk kardeşlerini; öz annelerini, öz babalarını bile öldürmüş ki değil İslamiyet'te, barbarlığı nedeni ile bir Arab alime bile yakasilktiren(yaka silktiren) Cengiz han'da bile böyle birşey yok çünkü Cengiz han 'Tahta en güçlü olan oğul değil, en büyük oğul geçsin' töresini getirmiş, bilgilere göre yani Osmanlı'nın ya da Akp'nin arkasından gitmek açık ki İslamiyet'in ya da dinin arkasından gitmemektir yani Osmanlı'nın ya da Osmanlı'nın arkasından giden Akp'nin arkasından gitmek İslamiyet ile aradaki makasın daha da açılmasıdır çünkü görünen ki barbar Osmanlı hanedanlığı İslamiyet değil, olsa olsa Muaviye mantığıdır.

Acaba Erdoğan'ın Esad düşmanlığı da, Sisi düşmanlığı da, İhvan karşıtı Suudi Arabistan'a tavır alması da bu Büyük Osmanlı projesi'ni engelleyen yani Büyük Osmanlı'nın aşağı doğru akmasını engelleyen bir durum olması nedeni ile mi, ve Abd'nin de Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt devleti kurmak istemesi bu pırojeyi(projeyi) engellemek için mi? Ve acaba İhvan bu pırojeyi sağlamak için mi?

Ve acaba Abd Bop içindeki ikizlerden Büyük Osmanlı projesi'ni kullanıp Saddam'ı ve Kaddafi'yi devirip, sonra da Büyük Osmanlı projesi'nin gerçekleşmesini önlemek için Büyük Osmanlı projesi'nin yani Akp'nin karşısına Büyük Ortadoğu projesi'ni mi çıkardı? Yani gerçekte Akp en büyük aldatılmasını Abd ile mi yaşadı?

Yani ordunun siyasete karışması yanlış; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne katılması doğru iken bir de camiye bir cehalet ve nefs türü olan siyaset karışmış olmakta bu durumda ki zaten bazı camilerde daha önceleri yapılmış olan Akp yanlısı siyasi haller camiye siyasetin Hulusi Akar camisi'nden çok daha önceleri sokulduğunun göstergesidir ki Hulusi Akar camisi olsa olsa bu halin günümüz zirvesi olur.

Köprülerde padişah adı, camilerde siyasetçi adı; ülkenin, ve İslamiyet diye, din diye, siyasetçe Müslümanlığın geldiği, getirildiği nokta bu işte.

Yani acaba Bop'un adı Büyük Osmanlı projesi adına göre mi ayarlandı yani takiyye mi yapıldı? Yani bu durumda hem Hulusi Akar'ın laboratuvar yerine cami yaptırması hem de Akp dünyasının Erdoğan'a adeta biat etmesi, Erdoğan'ı hiç eleştirmemesi, hiç sorgulamaması anlaşılabilir şeyler olur.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 19.12.18/09.20


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018