DEVLET BAHÇELİ SİYASİ EDEPLE KONUŞMALI

Gerçek demokrasi demokrasiyi savunan zıt güçlerin mücadelesidir; demokrasi düşmanı güçlerin mücadelesi değil.

Siyaset açık ki cehalet ve nefstir yoksa zaten Abd tarafından harıl harıl savunulmazdı.

Mhp Akp'nin iktidarının esipgürlemekten(esip gürlemekten), bağırıpçağırmaktan(bağırıp çağırmaktan) geldiğini düşünmüş olmalı ki aynı yöntemi kullanmayı kendisine çözüm görmüş gibi; ancak bilinmeli ki barbarlık medeniyeti değil barbarlığı getirir; medeniyete değil barbarlığa seslenir; barbarlık kazanç ise barbarlık kazançtır ancak felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri barbarlığın değil medeniliğin kazanç olduğunu söyler yani gözünüzün önüne Yunus Emre'yi, Mevlana'yı getirin; bağırıpçağırıp yaşasalar halleri nice olurdu. Bence siyaset yüz, ses ve tavır olarak kendine Yunus Emre'yi, Mevlana'yı örnek almalı.

Şunu öncelikle anlamak gerekir ki demokrasi demek siyaset demek değildir, siyaset demek demokrasi demek değildir; bu nedenle ki Mussolini ve Hitler de siyasetle iktidara geldiler. Tarih gösterdi ki siyasetin demokrasi olmadığı zaten siyasetin demokrasiyi diktatörlüğe ya da demokrasidışılığa çevirmesinden de bellidir. Yani belli ki siyaset tıpkı özel sektör gibi bir cehalet ve nefs halidir; düşünürlük(filozofluk), alimlik, alimelik, bilgelik hali değil; yani birileri şirket kurarken birileri de siyasi parti kurmaktadır.

Türkiye'de son 16 yıllık siyasi tarih hem siyasetin ne kadar büyük ve derin bir cehalet olduğunu hem de Akp'nin ne kadar büyük ve derin bir cehalet olduğunu gösterdi; örnekler ki Tbmm'de bir Chp milletvekilinin ölmüş anasına bir Akp milletvekilince belaltı(bel altı) küfür bile edilmesi; Atatürk'e ve İnönü'ye 'İki ayyaş' bile denilmesi; muhafelete 'Terörist' muamelesi yapılması gibi örnekler. Kavgalar, dövüşler(döğüşler) ise cabası. Akp'nin Mhp başkanı Devlet Bahçeli'ye bekarlık ve çocuksuzluk üzerinden kaba sözleri gibi sözlerini de unutmamak gerekir; Akp cehaleti belki bilmemektedir ancak dünya Akp'nin sözü ile 'Zürriyetsiz' Büyük ve Değerli insanlar ile doludur; ve zürriyetli Küçük ve Değersiz insanlarla da; insanın değeri menisinden ya da cinsel organından değil felsefeden, bilimden, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile ilgisi kadar gelir. Yani Akp'nin etmediği hakaret kalmış mıdır acaba, siyasi tarihte?

Evet açık ki son 16 yıldır Türkiye siyasetinde Cumhur ittifakı dışı siyasi hayat Cumhur ittifakı içine göre daha medeni, daha edebli bir durumda.

Akp öyle de yandaşı Mhp öyle değil mi? Güneşe yatan, sıcak kalkar; buza yatan, soğuk kalkar; kuşkusuz ki o da öyle. Yani Mhp eskiden Akp'ye demediği lafı bırakmamışken şimdi de Akp karşıtı muhalefete demediğini bırakmıyor gibi bir tuhaf halde oysa acılar insanları olgunlaştırırsa, iyi insan, doğru insan yaparlarsa acılardan ders alınmış olunur.

Devlet Bahçeli muhalefete ya da muhalefetine yani Mhp'yi eleştirenleri 'Palu ailesi'ne benzetmiş ve 'Mhp'yi erken havlu atmış gibi göstermek, iddialarından vazgeçmiş gibi sunmak nasıl bir ahlaksızlıktır. Günahımıza girenler, sosyal medyadan zehir kusanlar, adeta son günlerde ülke gündemine demir atan Palu ailesinden çıkmış gibiler. Bunlarda hiç mi utanma kalmadı mı?' demiş.

Öncelikle, Devlet Bahçeli'nin bu benzetmesi Palu ailesine hakarettir çünkü hem tüm Palu ailesi suçlu değildir hem de suçlunu soyadı Palu değildir, yani suçlu Palu ailesinden değildir, Palu ailesine damat olmuş biridir ki Palu ailesi zalim olan değil mazlum olandır anladığıma göre yani Devlet Bahçeli daha ilk başta yanlış ve kötü bir benzetme yapmış durumdadır. Bu benzetme Mhp'yi eleştirenlere, Cumhur ittifakı'na muhalefete, Millet ittifakı'na da büyük hakarettir çünkü Bahçeli'nin kasıtı(kastı) olan şey cinayet ve tecavüz gibi şeylerdir yani üstelik te akademisyen bir siyasetçinin eleştirilere bu akıldışı ve ahlakdışı hal benzetmesi gerçekten hem akademisyenlik hem üniversite eğitimi hem demokrasi hem de Tbmm adına çok üzücüdür.

Devlet Bahçeli'nin tek siyasi sermayesi sanki benzetme yapma merakı yani edebiyat yapma merakıdır; farkında iseniz siyaset diye tek yaptığı şey benzetmeler yapmaktır, edebiyat yapmaktır ancak yine tuhaf ki yine edebiyat meraklısı olan Akp başkanı Erdoğan gibi, onun da kendisinin yazdığı bir şiir yoktur yani anlaşılan ki edebiyat merakı edebiyatın kendisine değil edebiyatı siyaset ile kullanmak ile sınırlıdır; ve sanki Mhp Akp ile birlikte muhalefete hakaret yarışına girmiş bir halde görünmektedir ancak Mhp'nin Akp'den farkı, Mhp'nin yani Bahçeli'nin komik şeyler de söyleyebilmesidir ki 'püskevit' sözü ile toplumu az güldürmedi değil mi?

Dedim ki Millet ittifakı Cumhur ittifakı'na göre daha çok medenidir, çok çok insanidir; neden; çünkü istese Millet ittifakı da yani Chp ve İp de Cumhur ittifakı'na yani Akp'ye ve Mhp'ye hakaretler edebilir ancak demek ki terbiyeleri yani medenilikleri buna engel oluyor; bu nedenle ki bakın Cumhur ittifakı Millet ittifakı'na 'Zillet ittifakı' demesine karşın Millet ittifakı Cumhur ittifakı'na Zulüm ittifakı ya da Barbarlık ittifakı bile demiyor oysa diyebilir, demek ki medeniyet, medenilik, terbiye, görgü, eğitim, insanlık farkı var?

Hakaret cazgırlık türü ya da hakaret yarışması değildir; ve demokrasi hakaret yani cazgırlık üzerine değil felsefe, bilim ve ahlak üzerine kuruludur.

Yani üniversite öğrencisi akademisyeni öldürüyor; akademisyen akademisyenleri öldürüyor; Devlet Bahçeli'nin de akademisyen olduğu düşünülürse üniversite dünyasındaki suçlara da şaşırmamak gerekir. Yani akademisyen böyle konuşursa gerisi ne yapmaz. Yani genelde siyaset, özelde ise Bahçeli siyasi edeble konuşmalı ki siyaset toplum için barbarlığa açılan en özgür kapı değil de medeniliğe, insaniliğe açılan özgür kapı olsun.

Bir de şu çok tuhaf: Mhp 'Akıl ve ruh sağlığı yasası' çıkarılması için yasa önerisi getirmişti Tbmm'ye; Akp red etmişdi(etmişti). Yani 'Taş üstünde taş, baş üstüne baş bırakmayın' diyen ve demokratik muhalefeti sapkınlığa benzeten Mhp acaba hangi akıla uyup ta Akıl-ruh sağlığı yasası istiyor diye muhalefetin sormaya hakkı var bence; ancak bunları söyleyen Mhp'nin 'Ayaklarını kırın, bacaklarını kırın' diyen Akp ile birlikte olmasına da şaşıracak hiçbir yön yok felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne yani nitel mantığa göre.

Akademisyen nedir; bir öğretmendir; peki 'Taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayın' ve muhalif düşünmeyi sapkınlığa benzeten öğretmen nasıl bir öğretmen tanımına girer acaba?

Gerçek ki sanat gibi siyaset te toplumun öğretmenidir; bu nedenle sanatçılar da, siyasetçiler de topluma doğru örnek biçiminde öğretmenlik yapmalıdırlar. Yoksa denilebilir ki 'Sanatçı böyle ise siyasetçi nasıl olsun, siyasetçi böyle ise sanatçı nasıl olsun, sanatçı ve siyasetçi böyle ise toplum nasıl olsun?'.

Yani tuhaf ki bir de Mhp'nin 'Liderlik okulu' var, nasıl bir liderlik bu acaba?

Gerçek ki felsefenin, bilimin, ve Din hadisileri'nin olmadığı yerde doğru demokrasi de, doğru laiklik te, doğru devlet te, doğru ekonomi de, doğru sanatçılık ta, doğru siyaset te olmaz.

Oysa Millet ittifakı'nın da diyebileceği o kadar çok hakaret ya da kaba söz varki(var ki).

Ey Devlet Bahçeli, böyle siyaset yapacaksan hiç yapma çünkü böyle siyaset demokrasiye de, millete de zarar veriyor, kötülük yapıyor.

Eğer ülkeyi ben yönetseydim yasaklayacağım ilk şey siyaset, pılajlar(plajlar), eşcinsellik, ahlaka-akıla aykırı sanatçılık, astroloji, zina ve moda olurdu, getireceğim ilk şey ülkeyi felsefenin, bilimin, ve Din hadisileri üzerine kurulu bir demokrasinin yönetmesi olurdu. Siyaset te özel sektör gibi cehaletin ve nefsin ya da barbarlığın sesidir bence.

Devlet Bahçeli'nin bu sözü gerçekte; özelde Millet ittifakı karşıtı siyasetin, genelde Cumhur ittifakı'nın çöküş halidir.

Siyaset diye ülkeyi küfürhaneye döndürmeyin.

Ey siyaset insafın yoksa mantığın da mı yok; mantığın yoksa insafın da mı yok?

Siyasette edep kalmazsa toplumda nasıl kalacak?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.1.19/14.53


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TURKCELL'İN 'SALLA' DİYEN GÖBEK ATMA MÜZİKLİ RAMAZAN AYI REKLAMI Felsefe 19.06.2019
REKLAMLARLA LEZBİYENLİK YAYMAK Felsefe 18.06.2019
BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 223 Şiir 17.06.2019
AKP ADIN KALLEŞ OLSUN SENİN Şiir 16.06.2019
ORUCUN ANLAMINI BİLMEYEN ÜLKE Felsefe 15.06.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019