TÜRKİYE'DE TBMM BAŞKANI DA MI ÖZGÜR DEĞİL?

Tbmm'nin Akp'li Tbmm başkanı Binali Yıldırım Akp'nin İstanbul büyükşehir belediyesi başkanlığı başkanı adayı olarak gösterilmiş. Ancak aynı zamanda Tbmm başkanı; hukuka göre ise bu durumda ya belediye başkanlığına aday olmaması ya da Tbmm başkanlığını bırakması gerekiyormuş, tarafsız hukukçulara göre de; ancak Yıldırım hem belediye başkanlığı adayı olmuş hem de Tbmm başkanlığı başkanlığını bırakmıyormuş. Bu durum zaten tam da Akp ruhuna ya da Akp dünyasına uygun bir durum olduğu için hiç te şaşırtıcı değil çünkü Akp'nin hukuka uymak konusunda pek te istekliliğinin olmaması Danıştay başsavcısına bile 'Sen kimsin ya?' demesinden de belli. Belki de sondaki 'v' son anda yutulmuş ta olabilir çünkü Akp dünyası 'Yav'lı mavlı' konuşmaya karşı hiç te kapalı ya da yabancı değil, biliyorsunuz Tbmm'de Chp milletvekili Kamer Genç'in ölü anasına bile belden aşağı küfür edilmişti, bir Akp milletvekilince; ve bu konuda son bir örnek te Tbmm önünde 'Asfaltağlatan/Asfalt ağlatan' motocu(motorcu) milletvekilinin makam masasına ayakkabılı ayaklarını koyup, yanında görevli devlet memurlarını içinde 'Emir erlerim' yazıp internet sayfasında yayınlaması var; ve kaçak bina olduğu ileri sürülen Külliye için 'Sıkıyorsa gelin yıkın' denilmişti; daha nice örnekler var 16 yıllık Akp tarihinde. Zaten bilimsellikdışı bir dünya olan Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmek gerçekte hukuku da dışlamaktır çünkü Türkiye devleti öncesi bu topraklar zaten 'Astığı astık, kestiği kestik' dönemdir yani Türkiye hukukuna göre de, evrensel hukuka göre de demokratik yani bilimsel hukuka aykırı bir dönem yani sultanlara sarılanların hukuka sarılacaklarını düşünmek pek de doğru bir durum olmaz gibi yani zaten hukuka sarılınsa 'Astığı astık, kestiği kestik' Osmanlı dönemi'ne sarılınmazdı.

Tbmm başkanı Yıldırım'ın İstanbul belediye başkanlığı için aday gösterilmesinin, ve Tbmm başkanlığı başkanlığından istifa etmemesi şu iki anlama gelir bence:
1- İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı çantadakeklik(çantada keklik),
2- Binali Yıldırım'ın İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı başkanlığını kazanması kuşkulu.

Konunun bu yönünden başka bir de şu yönü var. Televizyonda, bağımsız yani siyasi parti yandaşı olmayan hukukçuları da dinledim, Yıldırım'ın Tbmm başkanlığından istifa etmesi gerektiğini söylediler.

Bu durumda akıla şu soru gelebilir: Acaba ülkede Tbmm başkanı bile özgür değil mi?

Neden gelebilir?

Çünkü Binali Yıldırım 'İstifa tartışmaları benim dışımda, konu kapanmıştır' dedi.

Yıldırım bu sözü Akp başkanı Erdoğan şu sözü söylemeden önce söylemiş olsaydı konu yine de kuşkuya açık olmazdı: 'Binali Yıldırım'ın istifa etmesine gerek yok'. Yani önce Erdoğan bunu söyledi, sonra Binali Yıldırım onu söyledi; ve Erdoğan hukukçu değil. Yani bu durumda akıl ya da bilim şunu sorar: 'Acaba Binali Yıldırım'ın 'İstifa tartışmaları benim dışımda, konu kapanmıştır' sözünün asıl anlamı 'Tbmm başkanlığından istifa etmemem de tıpkı İstanbul büyükşehir belediyesi başkanlığı için aday gösterilmem gibi benim dışımda bir konu?' demek mi?

Yani konuya genel olarak bakıldığında bilimsel mantık şöyle düşünür: 'Acaba Türkiye'de Tbmm başkanı bile özgür değil mi?' ya da 'Türkiye'de Tbmm başkanı bile özgür değilmiş.' yani 'Akp hukuk mukuk dinlemiyor'.

Dedik ya, Danıştay başsavcısına bile 'Sen kimsin ya?' denildi ya.

Yani Chp baskı rejimi, diktatörlük gibi şeylerle suçlanıyor da.

Yani Binali Yıldırım Tbmm başkanlığı başkanlığından istifa etse ne yitirir; eğer İstanbul büyükşehir belediyesi başkanlığı başkanlığını kazanması kesin ise? Seçimlere yani marta kadar da gider seçim bölgesinde rahat rahat çalışır?

Yani Akp kendisine sanki Türkiye dışında ve Türkiye'ye karşıt, hayali bir ülke kurmuş ta ona göre davranıyor gibi bir hal sergilemekte. Belki de Akp'nin olduğu hemen hemen heryerden muhalefetin hukukdışılık savının çıkması ve Türkiye'nin hem işçi ölümlü iş kazasılarında hem de yolsuzlukta Avrupa birincisi olması da bu nedenledir çünkü ikisi de ancak hukuka aykırılıkla oluşur?

Yani düşünün ki Akp ile Cumhur ittifakı içindeki Mhp'nin başkanı Bahçeli bile bu konuda 'Binali Yıldırım'ın Tbmm başkanlığı başkanlığından istifa etmemesi İstanbul büyükşehir belediyesi başkanlığı'na başkan adaylığını gölgeler' dedi.

Tüm bunlardan anlaşılabilir ki Akp hukuku bile gözardı(göz ardı) edebilecek kadar İstanbul'da zor durumdadır.

Binali Yıldırım adaylığı konusunda tartışmalara neden olmamak cesaretini gösterip Tbmm başkanlığı başkanlığından istifa etmelidir. Dünya işleri için tartışma konusu olmaya, kötülenmeye değmez.

Siyaset yasaklanmalıdır; Türkiye de tüm dünya da yalnızca felsefe, bilim, ve Dini tanımlayan Din hadisileri ile yönetilmelidir; tek bilimsel, tek insani, tek doğru, tek medeni dünya  ve yönetim biçimi budur.

 Milli ya da siyasi iradeden önce felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun özgür irade, Binali Yıldırım, özgür irade.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.1.19/14.58


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018