KARIN MI ÖLSÜN DOĞMAMIŞ BEBEĞİN Mİ?

Dünyanın da, Abd dışında her ülkenin de hep batısına doğru gidin çünkü dünyanın batısı doğusundan, Abd dışında her ülkenin batısı da doğusundan daha medeniyet ve medenilik içindedir ancak bazı insanlar ve bazı kesimler ya bu durumu yok etmeye ya da bozmaya çalışır. Abd'nin ise doğusu batısından daha medeniyet ve medenilik içindedir.

Bu açıdan; bir ülkede bin tane üniversite olması, bin tane şehir hastahanesi olması da o ülkenin medeniyet içinde olduğunu gösterebilir ancak medenilik içinde olduğu demek anlamına gelmez. Unutmayalım ki Hitler'inde üniversitesileri(üniversiteleri), akademisyenleri, bilimcileri, mucitleri, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, patronları, hastahaneleri vardı; ve üstelik de Volkswagen yerli araba icadı da vardı.

Teknoloji yüksekliği ile akıl yüksekliği; medeniyet yüksekliği ile medenilik yüksekliği gerçekte doğru orantılı değil ters orantılıdır ancak bu durum mutlak değil görelidir yani teknoloji ve medeniyet genelde felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden, özelde ise Din hadisileri'nden kopuk ise böyle bir durum oluşur ancak.

Genelde felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden; özelde ise Din hadisileri'nden uzaklık, yoksunluk teknoloji içinde, medeniyet içinde barbarlar yaratır ki bunun geçmişten bir örneği Roma imparatorluğu, günümüzden bir örneği Abd'dir.

Bazıan(Bazan/Bazen) bilim genleri aldığı gibi ırkları ve etnik kökenleri de dikkate almak zorundadır çünkü nasıl ki insan genlerinden bağımsız olamıyorsa bazı insanlar da ırklarından ya da etnik kökenlerinden bağımsız olamazlar yani onları aşamazlar; ancak genler de, ırk da, etnik köken de aşılmak zorundadır ki bu da dil açısından ulusal dilin etnik dilden, evrensel dilin de ulusal dilden üstün yanını oluşturur.

Abd'de doktor ya da doktorlar ya da sağlık sistemi eşi 9 aylık hamile ve komada bir siyah(zenci) babaya diyor ki 'Ya karını kurtarabiliriz ya çocuğunu. Birini seç'. Adam da 'Bebeği kurtarın' diyor.

Yani eşini yani sevgilisini yani karısını yani birzamanlar tavlamak için övgüler düzdüğü, şaklabanlıklar yaptığı, palyaçoluklar yaptığı, 'Seni seviyorum' dediği, 'Sen benim herşeyimsin' dediği, 'Sen benim canımsın' dediği, 'Aşkım' dediği ve böyle daha birçok şeyler dediği karısına, sevgilisine, eşine, sevdiğine sırtınıdönüyor(sırtını dönüyor). Ne için? Doğmamış bir bebek için. Ve bir de utanmadan 'Karım da böyle isterdi' diyor.

Benim bundan anladığım; bu adamın karısını sevmediğidir, 'Yerine başkasını bulurum'dur..

Be adam; çocuk yine yapılır ancak insan eşini yeniden yapamaz.

Şimdi bunu araştırmak gerekir: Acaba bu hal tüm Amerikalılara özgü mü yoksa yalnızca siyahlara özgü mü yoksa yalnızca bu adama özgü mü? Yani sorunun nedeni Amerikan toplumunun akıldan, mantıktan, insanlıktan uzaklaştıran bir yozluk mu yoksa yalnızca bu tür kişilere ait, özgü bir durum mu? Örnek ki bazı hastalıklara beyaz ırk; bazı hastalıklara da siyah ırk yakalanmaz; bir hastalık bir ülkenin batısında daha az, doğusunda daha çok görülebilir ya da tersi olabilir.

Hani 'canın'dı, 'herşeyin'di.

Gerçek ki böyle bir kişinin elindeki bebeğin, çocuğun geleceğinden de endişe etmek gerekir.

Gerçek ki Mars'da giden bir toplum bile felsefel, bilimsel ve insani açıdan yerlerdesürünüyor(yerlerde sürünüyor) olabilir ki Japonlara atom bombasılarının(atom bombalarının) atılmasının gerçek nedeni de bu olabilir.

Yazıklar olsun.

Belki Abd'de aşk yoktur artık; yalnızca seks vardır ya da belki Afrika'da aşk yoktur?

Dinde nasıl ki tabu olmaz; bilime de tabu olmaz; bilim herşeyi araştırmalı, sorgulamalı, incelemeli, düşünmeli. Yani nedir 21. yüzyılda dünyanın, insanlığın bu barbar, ilkel, vahşi, insanlıkdışı, akıldışı hali; bunun nedenleri olmalı değil mi?

Medeniyet ceptedir ve bedendedir ancak medenilik beyindedir, ruhtadır, düşüncededir, kişiliktedir.

Henüz aya, Mars'a gidemesek de; Türklerdeki 'At, avrat, silah' sözü Türklerin özelde kadına, genelde insana verdikleri önemi belirtir, ve dilerim ki bu sözün yerini birgün 'Felsefe, bilim, Din hadisileri' alır ki bunlar da zaten insana en büyük önemi, ve en büyük değeri vermektir.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.12.18/09.31


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018