SİYASİ PARTİSİZ SİYASETSİZ TBMM ZORUNLU

İnsanlık belki farkında değil ancak siyaset cehalettir. Yani siyasetle yani siyasi partilerle yönetilen bir ülke gerçekte cehaletle yönetilmektedir.

Siyasetçiler üniversite mezunu olabilirler, akademisyen de olabilirler, bu önemli değildir; önemli olan şu ki siyaset yapan bir alim bile alim olmaktan çıkar. Üniversite mezunu olmak artık özellikle çağımızda felsefe, bilim ve insanilik açısılarından bir anlam içermemektedir çünkü çağımızda üniversite de artık felsefe, bilim, ahlak, insanilik yuvası değil siyaset, ticaret, nefs yani 'okumuş cehalet yuvası' olmuştur ki bu nedenle çağımızda üniversiteler alimden, alimeden başka herşeyi bolca yetiştirmektedir artık.

Neden böyle? Herşeyden önce siyaset felsefeyi, bilimi ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni amaç edinmez; amaç edindiği şey ya ülkenin var olan siyasi düzenidir ya da istenilen bir siyasi düzen.

Siyasetin amaçına bakarsanız; 'Felsefel, bilimsel, ahlaklı bir ülke kurmak' yoktur. Siyasetin bir kardeşi de hükümdarlıktır; siyasetle yönetilen ülkelere ve hükümdarlıkla yönetilen ülkelere bakın: Ya bilimsellik yoktur ya ahlak. Bunun nedeni siyasetin ve hükümdarlığın iki öz kardeşi olan: Cehalet ve nefstir, yani siyaset te, hükümdarlık da cehaletsiz ve nefssiz olamaz. Hükümdarlık da gerçekte tek siyasi partili siyasettir.

Atatürk'lü Türkiye'nin başında siyaset yoktur. Chp diye bir parti olsa da yoktur. Çünkü Chp siyaset partisi değil felsefe, bilim, Türklük, medenilik, insanilik, ahlak amaçlı idi çünkü Atatürk vardı. Atatürk siyasetçi değil felsefe, bilim, ahlak, kültür, Türklük ve Türkiye kişisi, insanı idi.

Sözümona 'Çok partili demokrasi' diye Türkiye'ye getirilen şey gerçekte demokrasi değil, demokrasi, Türklük ve Atatürk düşmanlığıdır. Zaten 'Çok partili demokrasi'de seçimi ilk kazanan siyasi parti de Amerikancı, Arabçı ve Osmanlıcı bir siyasi parti oldu.

Amaç bir ülkeyi yönetmek ise, ve doğru yönetmek ise gerekli olan şey siyaset değil felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir; bunun dışı dınya yanlıştır, kötüdür, cehalettir, nefstir, isterse elli tane üniversite bitirmiş olsun, isterse %100 oy ile seçilmiş olsun.

Tbmm'ye bakıyoruz; açık ki felsefe, bilim, ve Din hadisileri ruhu değil siyaset ve ticaret ruhu; Kavgalar, döğüşler, hakaretler, küfürler, bilimdışılıklar, siyasi yandaşlıklar, akıldışılıklar, ahlakdışılıklar, insanlıkdışılıklar, Osmanlıcılıklar, Arabçılıklar, Amerikancılıklar, Ab'cilikler; yani sanki Tbmm millet meclisi, ülke meclisi, Türkiye meclisi değil bir mahalle meclisi, köy meclisi, keyif meclisi gibi bir hale sokulmakta; yani görülen ki siyaset Tbmm'yi de Atatürk'ten de, felsefeden de, bilimden de, Din hadisileri'nden de uzaklaştırmakta.

Chp'li bir miletvekili Tbmm'de 'Atatürk'e hakaret edenlere ziyarete gidiyorsunuz' diyor Akp'ye; üstelik te hem Türkiye'de hem de Abd'de üniversite okumuş bir Akp milletvekili bu söze karşı 'Atatürk sizin tekelinizde değil' diyor. Yani mantığa bakar mısınız? Oysa üniversite mantık ta öğretmeli. Yani sanki Chp milletvekili 'Atatürk'e yalnız biz hakaret edebiliriz' demiş gibi!

Çiğköfteler(Çiğ köfteler) falan derken şimdi de Tbmm'de boza festivali! Oysa Tbmm ilim bilim yuvası olmalı tıpkı Atatürk gibi. Belli ki Tbmm 'Yandaşlık yapamadığın zamanlarda eğlen, keyfine bak' yapılmaya çalışılmakta. Belki de üniversitelerde üstelik te ahlaka aykırı, akıla aykırı sözde sanatçılarca pop konserlerinin verildiği bir ülkede mecliste de bu tür şeyler olağandır.

Siyaset nem(rutubet) gibidir; herşeye zarar verir. Gerçekte zarar veren şey yandaşlıktır çünkü yandaşlık felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin değil cehaletin, nefsin, çıkarların yanında olmaktır ki bu nedenle takım tutmak biçimindeki sıpor(spor) da, moda da toplumlara ve insanlığa büyük zarar vericilerdendir. Yani bir milleti birbirine düşürmek istiyorsanız içine siyaseti ya da futbolu ya da modayı sokun yeter.

Atatürk'ün doğru olarak amaçladığı Tbmm siyaset yuvası olan bir Tbmm değil felsefe, bilim, Türklük, Osmanlıcılık karşıtlığı, Arabçılık karşıtlığı, Batıcılık karşıtlığı olan bir Tbmm idi. Böyle bir Tbmm gerçek ki siyasete yani cehalete değil felsefeye, bilime, ve Din hadisileri'ne yakındır.

Bu nedenle Türkiye; siyasetsiz, siyasi partisiz; felsefeci, bilimci ve Din hadiisleri'ci  bir Tbmm haline geçmelidir. Böyle olursa Türkiye hem kendi sorunlarını çözer hem de dünyaya, insanlığa tek doğru önder, lider olur yoksa siyaset uçurumunda yuvarlana yuvarlana sonunda paramparça olur ki zaten Türkiye'ye 'Çok partili demokrasi' diye siyaseti sokan dış güçlerin temel amaçı da budur.

Türkiye'de siyaset, siyasi partiler biran(bir an) önce yasaklanmalı, ve Türkiye'de Felsefe-Bilim-Din hadisileri-Türkçe yönetimi'ne geçilmelidir. Türkçe de çok önemli çünkü Türkçe hem dünyadaki en mantıklı dildir hem de tek dünya diline, evrensel dile en uygun tek dildir yani felsefe, bilim yapılabilecek en ileri dildir.

Yani gerçek ki Atatürk ile yani felsefe, bilim ile ilgisiz bir Tbmm milletin meclisi olamaz; olsa olsa siyasetin meclisi olur ki zaten milletvekilerine de falan partinin milletvekili, filan partinin milletvekili deniliyor yani Tbmm'yi felsefe, bilim, Atatürk, Türk milleti değil siyaset, siyasi partiler, siyasetçiler paylaşmış durumda, bu durumda.

Firavunun Musa'sı vardı; belli ki birgün siyasetin de Musa'sı felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri olacak.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 15.12.18/09.43

 

(Açıklama: Dünkü 'Erdoğan'dan Kaşıkçık cinayeti hakkında tuhaf savunma' adlı yazımın başlığında bir yanlışlık yapmışım 'Kaşıkçı' diye 'Kaşıkçık' yazmışım, ben de demin fark ettim; bu sitede yazıları düzeltme ya da yayından kaldırma özelliği, olanağı olmadığı için ne bu yanlışı düzeltebiliyorum ne bu yazıyı yayından kaldırabiliyorum. Yanlış için özür dilerim.).

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
HELAL GIDA YİYİP İÇİN AHLAKDIŞI ÜNLÜLERİ SEVMEK Felsefe 16.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019
DOĞRUNUN PİTORESKİ Felsefe 26.06.2019
MÜMKÜNSÜZLÜĞÜN İPİNCE SIRTI Felsefe 22.06.2019
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019