"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER"

Asıl sıkıntı bu,

"İZLEMEK" Oysa dur demek gerekiyor.

Biz bu memleketi kolay kazanmadık. Yedi düvele karşı canımızla, kanımızla bedel ödedik dememiz gerekir. İlla bunları söylemek için kaybedecek bir şeyimizin kalmaması mı gerekiyor? Yukarıda arkadaşımızın söylediği Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ünlü sözü "GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" hamasette kalmamalı. Bir daha gelmemek üzere gönderilmeleri için dürüstçe çalışmalıdır.

 

Bu çalışma yapılırken tarafımızı iyi konumlandırmalıyız. Farklılıklarımızı zenginlik olduğunu görerek birleşmemiz gerekiyor. Birleşmek içinde farklılıklarımızı değil ortak noktalarımı ön plana çıkarmalıyız. Bana biriniz Türk soyu, Alman soyu veya Kürt soyu tanımını yapabilir misiniz?

 

Son dönemlerde bazı bilimsel çalışmalara dayandırılarak insanlığın Afrika dan dünyaya yayıldığı söyleniyor. Semavi dinlerde âdem peygamberi Mezopotamyalı olarak tanımlıyor. İnanırız veya inanmayız. Bu iki farklı görüşe inanların toplamı ise dünya insanlığını oluşturuyor.

 

O zaman bu iki farklı görüşe göre insanoğlunun ilk başlangıcı Afrika ise ve bu durumda ilk insandan çoğalıp geliyorsak soya dayalı farklılıklarımızın anlamı kalmıyor demektir.

 

Ama biz Türk’üz. Kürt de Kürt dür. Alman da Alman. O zaman bizi Türk, Kürt, ve Alman yapan nedir sorusu aklımıza gelmektedir. 

 

Evet, bu sorunun yanıtı Amerikalı psikolog Abraham Masao’nu 1943 yılında, insanların fiziksel ve psikolojik özellerinden yola çıkarak geliştirdiği ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramıyla doğrudan ilgili. 

 

İnsan denen sosyal varlık doğumundan ölümüne kadar temel ihtiyaçlarından sırasıyla ilkinden başlayarak her kademede giderilmesi yanında yeni bir takım edinimler kazanır. Ve bu kazanımlar sonucunda oluşturacağı değerler toplamı, o kişinin yaşam kültürünü, dolayısıyla içinde yaşadığı toplumdan ayılamayacağı için, toplumunda kültürünü oluşturur.

 

Yani aynı kültüre sahip insanlara Türk denir yine kendine has kültüre sahip olan toplulukta kendini Alman olarak tanımlamıştır.

 

Bir Alman’la bir Türk’ün fiziksel görünümünün dışında (Aynı fiziki görünüme sahip Türk ve Alman az sayıda da olsa bulmak mümkündür. Ama bu soy konusunda belirleyici değildir.) anatomik olarak fark göremezsiniz. Ama kültürel fark görürsünüz.

 

İşte bizi Türk, Kürt veya Alman yapanda budur.

Anadolu’da yaşan halkların tamamı aynı kültürü yaşamaktadırlar. Doğulusu da batılısı da çiğ köfte yer. Neşet Ertaş dinler duygulanır ya da Ahmet Kayadan “ağladıkça” Parçasını dinler hüzünlenir. Çorbasız soframız kurulmaz. Düğünlerimizde gelin alışımız da aynı. Gerdek gecesinden beklentimiz de aynı.

 

Ana dilimiz farklı diyeceksiniz. Olsun ikinci bir dil bilmenin neresi bizi ayrılığa götürecek ki? Alın size ABD 350 den fazla ana dil konuşulur. Ortak resmi dilleri olmamasına karşın, genel kabul görmüş İngilizceyi anlaşmak için herkes isteyerek öğrenir. Çünkü dünyada birlikte oldukları için süper güç olduklarını herkes bilir.

 

ABRAHAM MASAO’NUN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

 

TEMEL İHTİYAÇLAR: Bireyin yaşamının her döneminde olan ve sürekli giderilmesi gereken ihtiyaçlardır. Temel ihtiyaçlar ilk 4 basamaktan oluşmaktadır.

1) Fizyolojik İhtiyaçlar: Su, yemek, ısınma, uyku gibi bedenin varlığını sürdürebilmek için gerekli olan ihtiyaçlardır. En temel ihtiyaçlarımız fizyolojik ihtiyaçlarımızdır.

2) Güvenlik İhtiyacı: Barınma, kendini tehlikelerden koruma, kaygıdan uzak kendini güvende hissetme ihtiyaçları güvenlik ihtiyaçlarıdır.

3) Ait Olma – Sevme – Sevilme İhtiyacı: Bir gruba ait olma hissi, sosyal statü kazanma, insanlar tarafından kabul edilme, benimsenme, sevme, sevilme gibi sosyal ihtiyaçlardır. Bu ihtiyaçlar karşılanmazsa bireyde yalnızlık, umutsuzluk, yabancılaşma, bunalıma girme gibi duygular ortaya çıkabilir.

4) Saygı – Saygınlık İhtiyacı: İhtiyaçlar hiyerarşisi 4. basamağı olan bu ihtiyaçlar, takdir edilme, tanınma, statü ve başarı kazanma, saygı görme gibi ihtiyaçlardan oluşmaktadır.

Bir yazarın eserleriyle kalıcı olmak istemesi ve devamlı hatırlanmak istenmesi saygınlık ihtiyacına yöneliktir.

Bu ihtiyacın giderilmemesi durumunda aşağılık, zayıflık, çaresizlik, değersizlik gibi kompleksler ortaya çıkabilir.

ÜST DÜZEY İHTİYAÇLAR:  Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi 2. grubu olan üst düzey ihtiyaçlar, bireyin var olan potansiyellerini en son noktasına kadar kullanarak kendini gerçekleştirmeye kadar giden süreçlerden oluşur. 5. basamaktan itibaren olan ihtiyaç basamakları üst düzey ihtiyaçlar içerisindedir.

5) Bilme – Anlama İhtiyacı: Kendi içinde olsun, toplumda olsun, çevrede olsun, olup biten olayları daha iyi bilme ve anlama ihtiyacıdır.

Merak, keşfetme ve bilgiye ulaşma ihtiyaçları bilme ve anlama ihtiyaçları içindedir.

6) Estetik İhtiyacı: Sanatı anlama, zevke alma, bireyin kendi yaratıcılığını kullanma ihtiyacı estetik ihtiyaçlardır.

7) Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı: Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi son basamağı olan kendini gerçekleştirme, rehberliğin son amacıdır. Bireyin doğuştan getirdiği potansiyelleri tam olarak gerçekleştirebilmesi ve kullanabilmesidir. Bireyin kendi yeteneklerini kullanarak istediği hedefi gerçekleştirebilmesidir.

 

Hümanist yaklaşımın bir diğer savunucusu olan Rogers’ın ”tam verimlilik” olarak nitelediği kendini gerçekleştirme, altta yer alan temel ihtiyaçlar karşılanmadan kazanılmaz.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİN OLMALI MI? Politika 09.12.2018
ÖZTÜRK YILMAZLAR BİTMEZ Politika 25.11.2018
GENEL BAŞKANLIK SEÇİMLERİNE DOĞRU CHP… Politika 20.01.2018
"AYIYI İNİNE SOKACAĞIZ” Politika 23.12.2017
YÖNETENLER ve YÖNETİLENLER Politika 14.03.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
HELAL GIDA YİYİP İÇİN AHLAKDIŞI ÜNLÜLERİ SEVMEK Felsefe 16.07.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.