CUMHUR İTTİFAKI DA CÜRUF İTTİFAKI

Ticaret yani kapitalizım(kapitalizm) insanı herşeyin içine eder; insani herşeyi insani olmaktan çıkarır, ve genelde cehaletin ve nefsin, özelde ise utanmazlığın ve paranın kölesi eder; buna insanı ve toplumu mantıksızlığa ve tutarsızlığa mahkum etmek te diyebiliriz.

Kapitalizımın olduğu ülkede de, dünyada da dostluk, birlik, beraberlik, akılmantık, tutarlılık olmaz. Bu nedenle ki dünya savaşılarını da kapitalızım çıkarmıştır. İslami açıdan 'Kapitalizımın patronu kim?' dersek, yanıt(cevap) 'Kapitalizımın patronu Şeytan'dır.

Demokrasi gerçekte, öz olarak insani bir sistemdir; çünkü felsefe, bilim, toplumculuk ve ahlak üzerine dayalıdır. Ancak genelde sömürü düzeni, özelde ise kapitalizım, daha özelde ise nicel yani akıldışı yani özel sektörcü siyaset demokrasiyi bir erden olmaktan çıkarmış, ve hem akıldışılık hem de ahlakdışılık haline getirmiştir ki bunun uç iki hali vardır: Biri çıplaklık, biri de diktatörlük.

Demokrasi gerçekte bir erdem, kardeşlik, dostluk, beyin, ruh, kişilik işidir; ancak özel sektörün köleliğine soyunmuş siyaset demokrasiyi bu halinden çıkarıp seçim sandıkılarına(sandıklarına) kölelik ve iktidar-muhalefet savaşı haline getirir çünkü özel sektörün düşünürlere(filozoflara), alimlere, alimelere, bilgelere değil az para alıp çok üretecek ve çok tüketecek kölelere gereksinimi vardır. Gerçekte bu halde ise siyasi partiler demokrasi, felsefe, bilim, ahlak, insanilik, medenilik kuruluşları değil sonlarında 'A.Ş' yani 'Anonim şirket' yazmayan anonim şirketler haline gelirler; ve siyaset ya da demokrasi felsefe, bilim, ahlak konuşmak yerine yalan, hile, iftira, kandırma, lafsalatası(laf salatası), lafebesiliği(laf ebeliği), barbarlık, ilkellik, düşmanlık ve savaş haline gelir. Yani gerçekte demokrasinin anladığı demokrasi ile siyasetin anladığı demokrasi hem farklı hem de zıttır.

Siyasi partiler adları ne olursa olsun; özelde 'Kapitalist siyasi partiler' ve 'Devletçi siyasi partiler' diye; genelde ise 'Bilimsel olan siyasi partiler' ve 'Bilimsel olmayan siyasi partiler' diye ikiye ayırılır(ayrılır). Kuşkusuz ki bunların ahlakçı olanları da vardır, olmayanları da yani doğrusu hem bilimsel hem ahlaklı olmaktır.

Bir ülkede siyasi partiler birbirlerine düşman iseler, birbirlerine hakaret ediyorlar, birbirlerine saldırıyorlar ise bilin ki o ülkede demokrasi yoktur. Neden yoktur? Çünkü demokraside siyasi partiler düşman ordusuları gibi değil bilimin dalıları(dalları) gibidir yani fizik bilimi kimya bilimine düşman mı? Yani gerçek ki siyaset demek demokrasi demek değildir; demokrasi demek te siyaset demek değildir. Yani nasıl ki Atatürk 'Ben insanın/siporcunun-sıporcunun-sporcunun ahlaklısını severim' ve 'Hayatta en doğru olan bilimdir/ilimdir' diyorsa, nasıl ki hadis 'Din ahlaktır, ahlak olmayan yerde din de olmaz' ve Din bilimdir/ilimdir, bilim yoksa din de olmaz' diyorsa; bilimsellik ve ahlak olmayan yerde de demokrasi olmaz, demokrasi aldatmacası olur.

Gerçek ki ülkemizde de demokrasi yok; demokrasi aldatmacası var. Bu nedenle ki iktidar partisi Akp muhalefetin ittifakına yani 'Millet ittifakı'na 'Zillet itifakı' diyebiliyor. Zillet ne? Hor görmek, aşağılamak. yani 'İllet'ten geliyor. Yani sanki kendisi alim olmuş. Zillet ittifakı diyenler zillet arıyorlarsa; taht için bebek, çocuk kardeşilerini(kardeşlerini), öz annesilerini(annelerini), öz babasılarını(babalarını) bile öldürtebilen; karılarından başka cariye adı altında, çocuk yaşta sayısız kapatması olan; geçimleri kendi milletini ve başka milletlerin vatanlarını köle gibi sömürmek üzerine kurulu Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü'ne baksınlar; Atatürk'e, Lozan anlaşması'na ve Türkçeye hakaret edenlere baksınlar; insanlığa ve Türkiye'ye bundan büyük zilletlik mi olur? Devletin, milletin, vatanın servetini özelleştirme adı altında satanlara baksınlar. İşçi halka bir süs köpeğinin aylık giderinden daha az asgari ücret verenlere baksınlar.

Cumhur ittifakı millet ittifakı'na Zillet ittifakı diyor. Adaleti sağlamak gerek. Millet ittifakı Zillet ittifakı ise Cumhur ittifakı da Cüruf ittifakı'dır çünkü demokrasiye aykırılığın, laikliğe aykırılığın, akıla aykırılığın, ahlaka aykırılığın, vicdana aykırılığın, bilime aykırılığın, dine aykırılığın, medeniliğe aykırılığın, işçi haklarına aykırılığın, insan haklarına aykırılığın, Atatürk'e aykırılığın ve Feodal Osmanlı diktatörlüğü'nün cürufu üzerine kuruludur.

Evet Millet ittifakı Zillet ittifakı ise Cumhur ittifakı da Cüruf ittifakıdır. Zillet ittifakı dedikleri Millet ittifakı Atatürkseverler, demokrasiseverler, laiklik isterler ve medenilikseverler üzerine kuruludur; yani görün, düşünün, kendisine Cumhur ittifakı diyen ittifakın halini.

Kahrolsun siyaset; yaşasın felsefe, bilim ve Din hadisileri.

Ben size siyasetçi ya da zengin ya da patron ya da patroniçe olamazsınız demedim; bu kafayla, bu hayat biçimi ile alim, alime, bilge olamazsınız dedim.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.12.18/10.36