Uşak tan koylu bakişi

/UŞAK/.ULUBEY'DE BİR YAĞMUR DUASI HİKAYESİ
1920 yılı yaz ayları Uşak ve çevresinde olduğu gibi Ulubey'de de çok sıcak ve kurak geçmiştir.Ağustos ayı sonunda Yunan işgal kuvvetleri Ulubey'i işgal etmiş ve karakollarını kurmuşlardır.
Ïşgal altinda olmasina ragmen ulubey, halki hep dik duruşunu akli mantigi azmi ile var olmanin gayretini hep yureginde hissetmiş.

Ekim zamanı gelmiş,yağmur yok,toprak derin derin çatlamış taşa dönmüş,kurt,kuş çekilmiş,yağmur duasına çıkmak şart olmuştur.

Yağmur duası her zaman Eski çeşme çayırlığında yapılırmış.(1)Ancak Yunan komutandan izin almak gerekiyor.

Ulubeyliler,bir heyet seçip Yunan karakoluna gönderiyorlar.

Diyorlar ki komutana,-yağmur yağmayınca biz toplu olarak duaya çıkarız.

Komutan-

Nasıl oluyor, 

ne yapıyorsunuz?

diye soruyor.

Ulubeyliler-

Eski çeşme ve çayırlığina çoluk-çocuk, kadin-erkek topluca gideriz.

koyunlari kuzularindan ayırıp meleştiririz,Orada kurban keseriz,yemekler pişer,namaz kılarız,dua ederiz,yemeğimizi yeriz,çeşmenin etrafında tekbirler getirerek döner, her ailenin ilk çocuğunu çeşmenin aharına batırırız,diğerlerini de çeşmede ıslatırız, dağılırız diyorlar.
Komutan-O zaman yağmur yağar mı?demiş.
Ulubeyliler-Eh,Allah'ın izniyle yağar,demişler.
Komutan-Para isteyince de para mı yağıyor,gökten, demış.Alay ederek.
Ulubeyliler- para gökten yağan bir şey olsa o da yağar,demişler.
Nihayet,kararlaştırdıkları gün gelmiş.Ulubeyliler aķin akın Eski çeşmeye yönelmişler,onlardan önce çobanlar sürülerini getirmişler,kuzuları analarından ayırmışlar,karşılıklı me-leşmeler,ortalık sesten inliyor.
Yunan komutan,hem meraktan,hemde güvenlik açısından askerleri ile orada,Ulubeylilerin etrafını sarmışlar olayları izliyorlar.
Bu arada kurbanlar kesilmiş,kazanlara yerleşmiş.Cemaat önce topluca namaz kılıyor ve dualar okunuyor,yemekler yeniyor,çeşmenin etrafı tekbirle dönülüyor.
Çocuklar ahara batırılmış,diğer çocuklar ellerle serpilen sularla ıslatılmış,dualar yakarışlar semaya,yüce Yaradana iletilmiştir.
Ulubeyliler,komutana duanın bittiğini ve dağilacaklarinı söylüyorlar.
Komutan,bir gelenlere bakıyor,bir gökyüzüne bakıyor,havada bulut yok,alaycı bir şekilde gülümsüyor başıyla dağılabilirsiniz,diye onay veriyor.Havada bulut yok,yok ama Hasköy üzerinde bir siyah bulut beliriyor.o sıralarda. Hafiften bir rüzgar başlıyor.5 dakika,10 dakika, dakikalar geçtikçe bulut büyüyor.Dua yerinden ayrılanlar ortalama 1 km.yol yürüyecekler,evlerine,iş yerlerine varacaklar.Ilk dağilanlar henüz evlerine girmeden bir yağmur başlıyor,evlerine veya komşu evlere girebilen giriyor,giremeyen sırılsıklam oluyor.
Yunan komutan,hemen askerlerini topluyor ve şöyle sesleniyor.
-Hiç biriniz,bunlardan birine bile eziyet etmesin,rahatsız etmesin.Bir dua ettiler ortalığı sel götürüyor,bize bir beddua ederlerse bizide yel götütüŕ.diyor.0 günden sonra Yunan askeri hicbir Ulubey'liye ilişmemiş.(2)
Anlatan:Ziya Coşkun
Yazan:Mehmet Keyvanoğlu

 çeşme,Uşak'tan Ulubeye girişte,Eşme-Karahallı yol kavşağında,yolun solundadır.Çesme ve çayırlık yıkılmış buraya spor tesisi yapılmıştır.
Not:2-Bu olayı yaşayan kalmadı ama Ulubey çarşısında hala anlatilıŕ.



Yazıya yapılan bütün yorumlar

NURİ AKGÜN 09.02.2019

sayın yazarım değerli yazılarınızı yazmaya devam edin biz sizin yazılarınızı okuyoruz.Güzel şeyler yazıyorsunuz.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.