DÖVİZ ve FAİZİN DÜŞMESİ YETERLİ Mİ?

           Ülke olarak zor günlerden geçtiğimiz malum herkesçe malum, markette, manavda her yerde bu zorlukları hissedebiliyoruz.

            Pe ki bu durum geçti mi yoksa fragmanı izledik filmi daha yeni mi izleyeceğiz? Karar sizin herkes kendine göre değerlendirebilir, bu kararınız sorgulamak için bazı veriler paylaşacağım.

            Faizler arttı, döviz bazlı borçlanmalar arttı ve ne yapılırsa yapılsın bir türlü iç piyasa ve tüketim hızlandırılamadı bir türlü en son açıklanan TUIK verileri de bunu destekliyor, nasıl mı?

            Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 13.2 oranında azaldı; ağustos ayında 68.3 olan endeks eylül ayında 59.3 oldu.

            Tüketici güven endeksi en son 2015'in eylül ayında 58.52 civarına inmiş, bu tarihten sonra 60 puanın altını görmemişti. Dikkat edin Kasım’da açıklanan rakamlar Ağustos ayı için 59.3 olan veri yıl başına kadar 50’nin altına düşme ihtimali çok yüksek.

            Diğer kritik veri ise enflasyon: Reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ve profesyonellerden oluşan 68 katılımcı ile gerçekleştirilen anketin sonuçlarına göre enflasyonda 2018 yıl sonu beklentisi yüzde 19.61 seviyesinde bulunuyor.

            Anket sonuçlarına göre Eylül ayı içi tüketici enflasyonu beklentisi aylık yüzde 1.25'ten yüzde 2.13'e yükseldi. Yıllık beklentilere göre 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE artışı beklentisi yüzde 12.96'den yüzde 14.46'ya yükseldi.

            TCMB beklenti anketinden çıkan sonuçlara göre dolar/TL kurunda yılsonu beklentisi 5.97'den 6.59 seviyesine yükseldi. 12 ay sonrasına ilişkin beklenti ise aynı dönemde 6.29'dan 7.08'e yükseldi.

            Şimdi bu ekonomik veriler doğrultusunda iş gücü nasıl etkilenecek onu inceleyelim. Şimdiye kadar ekonomik büyümemizdeki lokomotif sektör olan inşaat sektöründe durum ne ülkeyi düzlüğe çıkaracak sektör yine inşaat mı olacak?

            Tabi ki HAYIR! Neden mi?

 

            Sektörün elindeki işleri bitirdiğinde yapacak yeni iş nerede ise yok gibi çünkü. 2 milyon çalışanın (eğer aynı orantıda ise) daire yapımındaki düşüşe bakıldığında yaklaşık 1,5 milyonu işsizler ordusu için potansiyel oluşturuyor.

 

            Hemen aklınıza inşaat kredi faizlerini düşürmek, yeni teşvik paketleri ve KDV indirimleri gelmesin. Zaten çok daha kıt olan sermayeyi yine betona gömersek hiç ama hiç kalkınma şansımız kalmayacak.

            Artık ekonomi modelimiz sadece sözde değil uygulamada da üretime odaklı olmalı, bir an önce harekete geçilmeli çünkü her şeyden daha değerli olan ve geri gelmeyecek tek şey zaman ve zamanda şuan aleyhimize işliyor.

            O nedenle diyorum ki; sadece döviz ve faizin düşmesi ile ekonomide işler düzelmez. Sadece düzelmeye imkân tanır. Yeter ki, çözüm modellerini genişletebilelim.

 

Saygılarımla...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
İŞSİZLİK, TARIM ve BÜTÇE Politika 16.07.2019
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019
2023 EĞİTİM VİZYONU İLE İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK MÜMKÜN MÜ? Politika 20.05.2019
TARİHTEN DERS ÇIKARMAK Politika 01.05.2019
KAYBEDEN TÜRKİYE OLUR. Politika 23.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Terör Politika 12.08.2019
Hazırlanın, Değişiyoruz ! Politika 06.08.2019
Kurban Ve Kurbanlıklar 1 Politika 01.08.2019
ARTIK AB HADDİNİ BİLSİN Politika 20.07.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.