KILIÇDAROĞLU KİMİN PİYONUSUN ?

Bugün Kılıçdaroğlu’na ve Kılıçdaroğlu’nu sevenlere, yani hâlâ seven birileri var ise, onlara şu soruyu soruyorum ‘’ Kılıçdaroğlu kimin piyonudur ? ‘’. 

Dün belirtmiş olduğum gibi, bugün böyle bir yazı ile karşısınızdayım. Tüm sosyal medya hesaplarımdan bildirmiştim. Ancak bazı itiraz sesleri yükseldi. Gereksiz bir yazı olacağını söyleyenler oldu. Kılıçdaroğlu’na sorduğum ‘’ Kimin piyonusun ‘’ sorusunun aynısını yazıma gereksiz diyenlere de soruyorum. Zira bunlarda aynı yolun yolcusu, Atatürk’e ve Ulusal değerlere ihanet eden zevattır. Yani Chp yönetiminden farkı yoktur. Benim için ise, sadece ve sadece Ulusal değerler ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. Bu uğurda, kim yanlış yaparsa yapsın eleştirmek benim için namus borcudur, Atatürk’ün de vasiyetidir.

 

Dün hepinizin bildiği gibi Öztürk Yılmaz ihraç edildi. Kime göre istifa ettirildi ?. Kılıçdaroğlu’na göre. Sen Öztürk Yılmaz’ı, partiden ihraç ederken, bu millete sordun mu ?. Muhafazakar seçmene değil, kendi tabanına sordun mu ?. Milletin seçtiği bir vekili, kendi insiyatifinle hiç bir haklı gerekçen olmadan nasıl gönderebiliyorsun ey Kılıçdaroğlu ?. Sakın yanlış anlaşılmasın, Öztürk Yılmaz’ın Türkçe ezan ile ilgili çıkışının zamansız olduğunu kabul ediyorum. Ayrıca Öztürk Yılmaz’ın da, avukatı veya savunucusu değilim. Öztürk Yılmaz’ın diğer bütün siyasetçiler gibi, yanlışları olmuştur. Muhteviyatı uzun olacağından yanlışlarına girmeyeceğim. Ancak ne olursa olsun, Öztürk Yılmaz’ın gönderilmesi bana göre küçümsenecek bir olay değildir. Mevzu Öztürk Yılmaz meselesi değildir. Bir başka kişi yine aynı durumdan, aynı bu şekilde bir olaydan partiden ihraç edilse, isim hiç önemli değil, ben yine aynı tepkiyi gösterirdim. Mevzu Türkçe ezan, Öztürk Yılmaz veya Yılmaz’ın Kılıçdaroğlu’nu sert eleştirileri değil, mevzu bir partinin bağımsız karar mekanizmasını, iktidar partisinin baskısına karşı satmasıdır.

 

Lütfen hatırlayınız o meşhur canlı yayın programını. Öztürk Yılmaz karşısındaki Selman Öğüt’e ne demişti ‘’ Siz neden Türkçe’den bu kadar nefret ediyorsunuz. Bırakın insanlar ezan’ı Türkçe olarak anlasınlar. Ezan Türkçe okunsun kardeşim ! ‘’. Bu sözlerden sonra kendini 80 milyonluk Türkiye’nin cengaveri ve savunucusu zanneden Selman Öğüt denen sözde akademisyen, Camiileri ahır yaptınız yalanından tutunda, bir çok yalanı Chp’yi o programda temsil eden Öztürk Yılmaz’a söyledi. Aslında bu sözleri sadece Öztürk Yılmaz’a değil, milyonlarca Atatürkçü, Ulusalcı ve Chp’ye gönül vermiş insana da söylemiş oldu. Peki sayın Kılıçdaroğlu, Selman Öğüt ismindeki bu beye gerekli cevabı verdi mi ?. Vermedi, sadece Öztürk bey’i disipline verdiğini açıkladı. Aslında o günkü program ile ilgili bir eleştiride Öztürk Yılmaz’a yapılabilir. Zira kendiside savunduğu konu ile ilgili hiç bir bilgi sahibi olmadan konuştu. Yani, sadece Türkçe ezan istiyorum demekle iş bitmiyor sayın Öztürk Yılmaz. Konuştuğunuz konuyu bilecek, savunduğunuz mevzu ile ilgilide araştırmalar yapmış olacak, yani savunduğunuz konunun muhteviyatını bileceksiniz. Zira karşısında Allahü ekber’in anlamını bile bilmeyen bir Selman Öğüt var. Allahü ekber’in anlamının, Allah birdir olduğunu zanneden, halbuki ekber’den yeni büyüklükten gelen, anlamınında Allah en büyüktür olduğunu bilmeyecek kadar cahil olan birisine karşı daha etkin konuşabilirdi, sayın Öztürk Yılmaz. Bu konuda da eleştiriyorum kendisini.

 

İşte görüyorsunuz sevgili okurlarım, Allahü ekber’in anlamını bilmeyenlerin savunduğu bir Arapça ezan. Türkçe ezan istemek dinsizlik midir ?. Zamanında bu topraklarda Cuma hutbesi Arapça okundu. Mustafa Kemal Atatürk, ezanı Türkçe’ye çevirmekle beraber, cuma hutbesini de, Türkçe’ye çevirdi. Ancak bugün hâlâ hutbe Türkçe okunmakta. Buna ses çıkarmayanlar, ezana ses çıkartıyorlar, bu nasıl bir ironidir ! Allah’ın tek bir dili yoktur haşa. Allah ben sizleri kavimlere ayırdım, her kavim kendine ait bir din anlayışına ve uygulayışına sahip olabilir buyurmuştur. Arapça kutsal bir dil değildir. Türkçe’de kutsal bir dil değildir. Ancak bizim dilimiz sonuç itibari ile Türkçedir. Türkçe ezan istemek asla dinsizlik demek değildir, bilakis dinin daha iyi anlaşılmasına bir hizmettir. Bende şahsım adına, elhamdülillah müslümanım ve Türkçe ezanı istiyorum diyorum. 

Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkçe ezan ile ilgili şu sözü söylemiştir ‘’ Ezan bir çağrı aracıdır. Türkleri ibadete Türkçe çağırmak, islamın faziletini arttırır ‘’. Şahsım adına bende aynı görüşteyim.  Öztürk bey’in belirttiği Türkçe ezan makul bir istektir ve kabul edilebilir bir istektir. Nitekim Türkçe ezan uygulaması, Mustafa Kemal Atatürk'ün bir devrimidir. Öztürk bey sonuç itibari ile, Atatürk'ün en can alıcı devrimine sahip çıkmıştır. Bugünkü sözde dindar kesimi en çıldırtan devrime sahip çıkmıştır. Öztürk bey bir Atatürkçü olarak görevini yapmıştır. Ben bu Ak Partili vatandaşların acısını anlıyorumda, içimizdeki Kılıçdaroğlu ve zihniyetindekilerin acısını anlamıyorum. Hadi bu Akp’lilerin büyük bölümü Atatürk devrimine karşıda, bize ne oluyor ?. Kılıçdaroğlu’nun, Öztürk Yılmaz’ı partiden ihraç etmesi Mustafa Kemal Atatürk ve onun devrimlerinden utanmasıdır. Başka bir açıklaması yoktur.

Türkçe ezanı millete sorarlar ve milletin isteği başımızın üzerinedir. Millet ne derse o olur. Ancak milletin genelinin Arapça ezan istemesi, beni ve benim gibi Türkçe ezan isteyenleri bağlamaz. Bu millet sanki bilmiyor mu, Öztürk Yılmaz’ın Türkçe ezan için ihraç edilmediğini aslında asıl sebebin, Kılıçdaroğlu’nu sert eleştirmesi yüzünden olduğunu bu millet bilmiyor mu ?. Asıl Akp’nin piyonu olan, Öztürk Yılmaz değil, Erdoğan’ın ve onun seçmeninin talebi ile, Öztürk Yılmaz’ı ihraç eden, Kılıçdaroğludur. Asıl piyon Öztürk Yılmaz değil, Kılıçdaroğludur.

Öztürk Yılmaz’ı partiden ihraç etmek kesinlikle Akp'nin ajanlığıdır. Türkçe ezan Atatürk ilkesini korumak ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Kılıçdaroğlunu eleştirmek ise, parti içi ifade özgürlüğüdür. Her ikiside kabahat değildir. Bu kararı verenler Erdoğan'ın emriyle hareket etmişlerdir.En başta kendi tabanlarına ve Atatürk ilkelerine ve devrimlerine ihanet etmişlerdir.

 

Devlet Bahçeli nasıl Mhp’nin içine 24 Haziran seçimleriyle beraber, kripto Akp’lileri soktuysa, Kılıçdaroğlu’da başa geldiğinden bugüne, kripto Atatürk düşmanlarını, terör unsurlarıyla kol kola yürüyenleri partiye doldurmuştur. Nitekim Bahçeli’nin andımız ile ilgili yaptığı çıkıştan sonra, parti içinden kendisine sert muhalefet geldi.

 

Hem Bahçeli hemde Kılıçdaroğlu zihniyetinden, bu iki parti mutlaka temizlenmelidir. Benim 2019-2023 yılları arasında beklediğim, muhalefette bir birliktelik var, bildiğiniz gibi. Ben bu oluşuma ‘’ Ulusal birlik ’’ yada ‘’ Ulusalcı blok ’’ diyorum, bildiğiniz üzere. Bu dediğimde, 2019’daki son yenilgiden sonra olacaktır. Ancak bu Ulusalcı birliğin birleşememesinin önünde iki büyük engel var. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli. Önce bu iki kişi ve zihniyetinden kurtulmak gerekiyor. O günlere malik olmaya artık çok az kalmıştır.

 

Fetö’nün düzenlediği, hükümetin de çanak tuttuğu, kaset olayından sonra Chp’nin başına gelen Kılıçdaroğlu, artık Chp’de son zamanlarını yaşıyor. O zamanlarda pensilvanya’nın piyonu olan Kılıçdaroğlu, şuanda da Erdoğan’ın piyonu mu ?. Çıkıp açıklaması gerekiyor.

 

Bu ülkede kim yedi düvele meydan okuyor. Erdoğan mı ? yoksa, 1950’den beri iktidar’a gelemeyen, 16 yıldır her türlü özgürlükten, hukuktan, ülkenin tüm imkanlarından uzaklaştırılmış, adeta ötekileştirilmiş Atatürkçü ve Ulusalcı seçmen mi ? yedi düvele meydan okuyor.

 

Gerçekten dört tarafımız düşman dolu, yedi düveli geliyor.

 

Akp'lisi

Fetö'cüsü

Pkk'lısı

Chp'nin içindeki hainler

 

Hepsine direniyoruz.. Ve bizler, mevzu bahis Atatürk ve Ulusal değerler ise, korkmadan savunmaya devam edeceğiz. 

 

Buradan soruyorum Kılıçdaroğlu sen kimin piyonusun ?

 

Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YERLERDE Politika 12.12.2018
ATATÜRK'ÜN HAYATINDAKİ 19 SAYISI Genel 30.11.2018
HAFTALIK GÜNDEM ANALİZİ Politika 27.10.2018
'' MEFTUNE'' 5.BÖLÜM BABAM İLE SON VEDA Edebiyat 14.10.2018
  ‘’ MEFTUNE ’’ 4.BÖLÜM  ÖLÜMÜN KIYISINDA Edebiyat 13.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ERBAKAN İÇİN KIBRIS NE Kİ? Politika 14.12.2018
SADECE ADI YÜKSEKÖĞRETİM Politika 13.12.2018
DİN OLMALI MI? Politika 09.12.2018
NEREDEN ÇIKTI DEMEYİN Politika 09.12.2018
Bazı Siyasi Tezlerim Politika 08.12.2018