Islamı doğru anlamak.. -3-

Gerçek Dost şüphesiz Cenabı Allahtır. Kullarına olan Dostluğunu İslam dinine girip yaşamamızı emrederek ve „dosdoğru yol budur“ deyip yoluna takip etmemizi istemektedir. Bilindiği üzere gerçek dir dost, darlık zamanında yardıma koşan,  üzüntüyü ve sevinçi paylaşan, sırrı iyi saklayan ortaya çıkarmayan, insanı yarı yolda birakmayan, elinde olanı veren, kanaat eden, doğru yolu gösteren, yanlış yola gidilmesini müsaade etmek istemeyen vs. olan kişidir. Bu saydığımız kriterler dostluğun ayrılmayan parçalarıdır. Onlardan birisi olmazsa dostluk o an itibaren zedelendiğini ve güçlü olmadığını hissedilir. Insan hata yapar. Bunda şüphe yoktur. Insan dünyanın en iyi dostuna sahip olsa Allahtan daha iyi bir dost bulamaz. Allah bütün iyi dostların Dostudur. En güzeli, en temizi, ve en hasıdır. Allahın kullarına kötülüğü istemesi asla söz konusu olamaz bu yüzden. Nasıl ki bir dosttan kötülük ve bir düşmanda iyilik anlamsız geliyor, Allahu Tealadan „haşa“ yanlış birşey gelmesi ondan daha anlamsız gelir. Iyi dosttan bile yanlışlıklar vuku bulabilir ama Allahu Teala hakkında asla böyle birşey düşünülemez. Allahın Islamın doğru oluşunu En’am Suresinin  153.Ayeti ile delil olarak gösterdik. 151. – 152. Ayetinde ise neler emrettiğini ve neler yasakladığını anlatmaktadır. Hak Teala buyurdular ki;

„De ki: Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anneye babaya iyi davranın, Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Çünkü sizin de onların da rızkını veren Biz’iz. Çirkin kötülüklerin, fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın muhterem kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte bunları size emretti; umulur ki akıl erdirirsiniz. Yetimin malına, “o erginlik çağına erişinceye kadar o en güzel şeklin dışında” yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın, Biz hiçbir nefse, gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman “yakınınız dahi olsa” adil olun. Allah’ın ahdine vefa gösterin.“


En’am Suresi 151. ve 152.Ayet

 

En’am Suresinin 151.‘den 153.Ayetine kadar Diyanet İşleri Başkanlığı şöyle açıklamıştır­;

„..bunun dışındaki bütün yolların, yani burada başlıca ilkeleri belirtilmiş bulunan İslâm’a aykırı her türlü düşünce ve hayat tarzlarının, insanları Allah’ın yolundan, hak dinden uzaklaştıran sapmalardan ibaret olduğu ifade buyurulmaktadır.“


Kaynak: kuran.diyanet.gov.tr

 

153. Ayetin hakkında ibn-i Kesir Tefsirinde şunlar yazılıdır;

Sırât-ı Müstakîm

İbn Abbâs'tan rivayetle Ali İbn Ebu Talha, "Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır.", "Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin." (Şûrâ, 13) ve Kur'an'daki benzer âyetler hakkında şöyle der: ALLAH Teâlâ inananlara cemâat olmayı emretmekte, ihtilâf ve ayrılıktan men'etmektedir. Onlardan öncekilerin sâdece ALLAH'ın dini husûsundaki düşmanlıkları ve münâkaşaları yüzünden helâk olduklarını kendilerine haber vermektedir. Bu sözün bir benzerini Mücâhid ve birçokları da söylemiştir. İmâm Ahmed İbn Hanbel der ki: Bize Esved İbn Amir'in... Abdullah İbn Mes'ûd'dan rivâyetine göre; o, şöyle demiştir: ALLAH Rasûlü sallALLAHu aleyhi ve sellem eliyle yere bir çizgi çizerek; işte ALLAH'ın dosdoğru yolu budur, buyurdular. Bu çizginin sağına ve soluna çizgi çizip; işte bu yollardan üzerinde bir şeytân bulunup ta ona çağırmayan hiç birisi yoktur, buyurdular "Ve şüphesiz ki bu; Benim dosdoğru yolumdur. Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır." âyetini okudular. Hadîsi Hâkim de Asamm kanalıyla... Ebu Bekr İbn Ayyâş'dan rivâyet etmiş ve sahîh olduğunu, Buhârî ve Müslim'in tahrîc etmediklerini söylemiştir.

İbn Cerîr der ki: Bize Muhammed İbn Abd'ül-A'lâ'nın... Ebân'dan rivâyetine göre; bir adam İbn Mes'ûd'a; Sırât-ı Müstakîm nedir? diye sordu. O şöyle karşılık verdi: Muhammed sallALLAHu aleyhi ve sellem bizi, onun başında bırakmıştır. Onun öbür ucu cennettedir. Sağında ve solunda yollar vardır. Buralarda, geçenleri oralara çağıran kişiler vardır. Kim bu yollara girerse yolu cehenneme varır. Sırât-ı müstakîm'e giren kişiye onunla cennete ulaşır. Bu sözlerinden sonra İbn Mes'ûd: "Ve şüphesiz ki bu; Benim dosdoğru yolumdur. Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır..." âyetini okudu.

İmâm Ahmed der ki: Bize Hasan İbn Süvâr Ebu'l-A'lâ'nın... Nüvâs İbn Sim'ân'dan rivâyetine göre, ALLAH Rasûlü sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular: ALLAH Teâlâ, Sırât-ı Müstakîm'e bir misâl vermiştir. Onun iki yanında, açık kapıları bulunan iki sûr (kale) vardır. Kapıların üzerinde salıverilmiş perdeler vardır. Sırât-ı Müstakîm'in kapısında bir davetçi şöyle demektedir: Ey insanlar, Sırat-ı Müstakîm'e topluca girin, dağılmayın. Sırât-ı Müstakîm'in ortasında da bir davetçi vardır. İnsan öbür kapılardan birini açmak istediğinde: Yazıklar olsun sana, onu açma. Şâyet onu açacak olursan helâk olursun, der. Sırât-ı Müstakîm, İslâm'dır. İki sûr, ALLAH'ın hadleridir. Açık kapılar, ALLAH'ın harâmlarıdır. Sırât-ı Müstakîm'in başındaki davetçi, ALLAH'ın Kitabıdır. Sırât-ı Müstakîm'in ortasındaki davetçi ise, her müslümanın kalbinde bulunan ALLAH'ın vâizidir. (nasîhatçisidir.) Hadîsi Tirmizî ve Neseî, Ali İbn Hicr -Neseî, Amr İbn Osmân'ı da ekler- kanalıyla... Nüvâs İbn Sim'ân'dan rivâyet etmişler, Tirmizî hadîsin hasen, garîb olduğunu söylemiştir.

ALLAH Teâlâ "Ona hemen uyun, başka yollara uymayın." âyetinde; kendi yolunu tekil olarak zikretmiştir. Zîrâ hak birdir. Dağınık olması ve birçok şubeleri bulunması sebebiyle ise diğer yolları çoğul olarak zikretmiştir. Nitekim başka bir âyette şöyle buyurur: "ALLAH, inananların dostudur. Onları karanlıktan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin dostları ise, Tâğût'tur. Onları, aydınlıktan karanlıklara çıkarır. İşte onlar, ateş yârânıdırlar. Onlar, orada temelli kalacaklardır." Bakara, 257


İbn Ebu Hâtim der ki: Bize Ahmed İbn Sinân el-Vâsitî'nin... Ubâde İbn Sâmît'ten rivâyetine göre; ALLAH Rasûlü sallALLAHu aleyhi ve sellem: Hanginiz şu üç âyet üzerine benimle bîatleşir? buyurup üç âyetin sonuna kadar "De ki: Gelin, Rabbınızın size neleri harâm kıldığını ben söyleyeyim..." âyetlerini okumuşlar ve şöyle buyurmuşlardır: Kim bunlara vefâ gösterirse; onun ecri ALLAH'adır. Kim bunlardan bir şey eksiltir de ALLAH dünyada iken onu yakalarsa bu; onun cezâsı olur. Kimi de âhirete bırakırsa; onun işi ALLAH'a âittir. Dilerse cezâlandırır, dilerse bağışlar.


Kaynak: frmtr.com


Hadisi Şerif’te belirtildiği gibi çok güzel bir misal ile Allahu Teala  Hazretleri„dosdoğru yolumdur“ diye ifade ettiği Sırat-ı Müstakım’ı bahsetmiştir. Bu misali hayatımızda da görerek, öyle bilip uygulayarak ve Allaha yolundan gözümüzü ayırmamak bizim kurtuluş vesilesi olacaktır inşallah. Bu dünyada bize başta Kur’anı Kerim ve ondan sonra Hadis-i Şerifler hakka yönelmemizi ve batıldan uzak kalmamızı daima cağrı yapmışlardır. Cenabı Hakkın dini olan İslam ezelden beri var idi ve kiyamete kadar hep var olacaktır. Dört İlahi Kitabı olan Tevrat, Zebur, Incil ve son Kitap olan Kur’an-i Kerim İslamın çizgisindedir. Bu yüzden bütün Peygamberler; Nebiler, Resuller Hristiyan veya Yahudi değillerdi, Müslüman idiler. Yol birdir, dava birdir ve hep bir kalacaktır. Gelmiş geçmiş bütün Kullarına Mevlamız İslama davet etmiştir ve bugün de davet etmeye devam etmektedir. Uyan kurtulur, yüz çeviren ise ziyana uğrar..

3.Bölümün Sonu

Selam ve Dua ile..


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sen olmazsan ben ne yaparım?.. Şiir 15.01.2019
Terapi gibi Sözler.. Edebiyat 08.01.2019
Zalimin Zülmü.. Genel 31.12.2018
Düşman Şeytan.. Şiir 30.12.2018
Kendimize gelelim artık.. Edebiyat 27.12.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ümmetin kafası neden karıştı? (4) Genel 18.03.2019
Sahiplenmek Genel 16.03.2019
Teşekkürler Yoldan-daş Genel 12.03.2019
Ümmetin kafası neden karıştı? (3) Genel 11.03.2019
KİMİN İÇİN OKUNUYOR BU EZANLAR? (8 MART) Genel 11.03.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.