ANDIMIZ YA DEĞİŞTİRİLSİN YA KALDIRILSIN

Çok tuhaf bir ülke olduk: Sağ ya da Akp ya da gericiler biryandan(bir yandan) 'Yerli ve milli' olmaktan, dindar olmaktan söz ediyor, biryandan da Andımız'ı kaldırıyor, 'Andımız'ın neresi yerli ve milli değil, ve üstelik de 'Andımız kaldırılamaz' diyen Danıştay kararına tepki gösteriyor, ya senin amaçın( amacın) ne, din iman mı yoksa ekonomi adı altında para mı, ya felsefeye, bilime, dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı şeyler yapıyorsun ya tek bildiğin ekonomi, Dolar, terör muhabbeti; sol ya da Chp ya da ilericiler ise hangi kafa ile Andımız'a sahip çıkıyorlar ki bikiniye, mayoya, mini eteke(eteğe), mini şorta, çıplaklığa, sigaraya, içkiye, zinanın suç olmamasına, eşcinselliğin yasaklanmamasına tepki göstermeyip Andımız'a sahip çıkmak ne yani neden Andımız'a sahip çıkıyorsun sende bile bir işe yaramadıktan ve yaramayacak olduktan sonra, yoksa sırf 'Akp'ye karşı zafer olsun' diye mi Andımız muhabbetleri?

Akp'nin Andımız'ı kaldırmak istemesi de çok tuhaf, Akp'ye karşıtların Andımız'ı savunması da çok tuhaf. Akp açısından tuhaflık şöyle, ne diyor bu and, 'Doğruyum, çalışkanım, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak; yurdumu, milletimi sevmek; ülküm yükselmek, ileri gitmek', ne var yani bu sözlerde, bu sözler İslamiyet dini inançına aykırı mı, değil; yani Akp büyük olasılıkla bu şiirdeki Atatürk sözcüğüne(kelimesine) Türk sözcüğünden daha çok takmıştır belli ki çünkü Akp'nin Atatürk, Türkçe ve Lozan hakkındaki utanç sözleri unutulmadı yani büyük olasılıkla ki bu şiirden 'Türk' sözcüğü değil de 'Atatürk' sözcüğü çıkarılsa Akp birşey demeyecek yani belli ki onun derdi Türklükten çok Atatürk iledir, zaten Bop Atatürk gibi ulusal, yerli ve insanlığa da ışık tutmuş kahramanları, önderleri istemez, yani bu durumda Bop kafasının Mose'ye(Musa'ya), Jesus'a(İsa'ya) ve Muhammed'e de saldırması olasılık içindedir yani Bop kafası istiyor ki dünya böyle önderlerin arkasından değil de Madonna, Lady Gaga gibilerin ve akıldışı-ahlakdışı modanın, Ortaçağ kafalı sıporun(sporun), ve pornonun, cinselliğin, seksin arkasından gitsin.

Akp karşıtı dünyaya ya da kendini ilerici sanan dünyaya gelirsek. Kardeşim; Andımız ne diyor, 'Türk' diyor, bir de bilimden, felsefeden, akıldan, mantıktan, insanlıktan söz edersin: 'Türk olmak mı üstün yoksa insan olmak mı?'. Dini inançlar bile insanlara ve insanlığa 'İlle de benim ırkımdan, benim kökümden olacaksın' demez, bilim ve felsefe ise hiç demez. Yani şunu düşünmek gerekir: 'Türkler Türk olmak mı istiyor yoksa insan olmak mı?' yani hangi Türk insan olmak istemez? Demek ki Türkün de, insanın da, insanlığın da amaçı Türk olmak değil insan olmaktır. Yani bu açıdan da kendisine ilerici, aydın, bilimci, medeni, çağdaş diyen kesimin Andımız'a karşı çıkması gerekir.

Yani çözüm şudur: Her iki kesimin de istemediği ortak şeyler Andımız'dan çıkarılsın, değil yalnızca bu iki kesimin, tüm insanlığın bile savunacağı, gerisi kalsın. Yani Atatürk demiyor ki 'İlle de ben, ille de ben'; Atatürk ne diyor: 'Benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil, bilimi dinleyin' diyor; bilimin amaçı ne, insanları ve dünyayı Türk yapmak mı yoksa insan yani insanca yapmak mı ki insan ya da insanca olmak da yalnızca felsefe, bilim ve dini bilimsel olarak tanımlayan Din hadisleri ile olur zaten.

Akp'nin bilimsel olmaması yani doğru yolda olmadığı zaten bilimin, felsefenin ve Din hadisileri'nin gerçeklerine, doğrularına sırt dönüklüğü içinde olmasından belli; Akp karşıtı dünyanın da bilimsel olmadığı da zaten en azından sigaraya, içkiye karşı çıkmamasından belli.

Yani açık ki felsefe, bilim ve Din hadisileri yani mutlak ilericilik açısından her iki kesim de hem Türkiye'ye zararlı hem insanlığa; yani bu durumda Andımız'ı söyleseler ne olur, söylemeseler ne olur?

Öteyandan(Öte yandan), Akp açısında ise bir başka sorun da şu: Andımız'da Trk ve Atatürk sözcükülerinin(sözcüklerinin) dışında kalanları kendisine, eğitime, siyasetine, ülkeye uyguluyor mu? Yani Akp en azından, öncelikle 'Doğruyum' diyebiliyor mu? Daha daha geçen gün 'İnönü'nün elinde Türk bayrağı yok, Amerikan bayrağı var yalnızca' dedi, sonra da 'Ben öyle demedim' dedi ki bu tür Akp halleri iktidara geldiğinden buyana(bu yana), yazsan kitap olur.

Yani gerçekte Andımız falan önemli değil her iki dünya için de; her iki dünya için de önemli olan ortada ki şu: 'Tencere tava, gerisi hava'. Yani gerçekte her iki dünya da gerçekten gerici.

Önce felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni öğrenin; sonra and için, yemin edin. Felsefe de okullarda okutulan felsefe tarihi, felsefe mazisi, felsefe geyiği değil haaa, 'Felsefe bilimi' yani bilim olarak felsefe; bilim de okullarda, üniversiteler öğretilen 'Bilim dalı(uzmanlığı, bıranşı/branşı)' değil haaa, alimliki, alimelik; dini tanımlayan Din hadisileri'ni ise yıllardır yazıyorum internette.

Yani düşünür(filozof), alim, alime, bilge olmayacak; nefs eköle olacak çocuğa yemin ettirsen ne olur, ettirmesen ne olur? Milletvekilileri mecliste yemin ediyorlar da ne oluyor?

Bunlar boş işler; önemli olan önce felsefe, bilim ve Din hadisileri; gerisi tencere tava, hava. Yani insanlar bikini giyecek olduktan sonra ya da bilimsel ve ahlaklı olmayacak olduktan sonra yemin etseler ne olur, etmeseler ne olur?

Yani zinanın, eşcinselliğin, genelevlerin yani fuhuşun, pılajların yani çıplaklığın serbest olduğu; ülke yönetiminin yönetimin felsefe, bilim ve Din hadiisleri ile değil siyaset ve özel sektör ile olduğu ülkede neyin andını içeceksin, neyin yeminini edeceksin? Önce felsefe, bilim ve Din hadisileri ile kendini düzelt; sonra and iç, yemin et; boşyere(boş yere) and içip yemin etme.

Ben size yakında bir 'Andımız' yazacağım; hem bilimsel hem ahlakçı hem evrensel, ve bu şiir eğitimin temeli, amaçı da yapılmalı, yalnızca söylenilmemeli. İnsanlığı sevindiren yani felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni sevindiren, bizi de sevindirir, Atatürk'ü de sevindirir.

Öyle bir Andımız olmalı ki yalnızca Türkler değil, tüm insanlık, tüm dünya söylemeli; Atatürk de bunu isterdi.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.18/12.13


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
SENİ SEVMENİN BİR YARARI VAR MI Şiir 12.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019