TDK YANILIYOR SAVIM: HERŞEY SIRADIŞI HİÇKİMSE

Türk dil kurumu felsefe değil edebiyat üzerine kurulu olduğu, ve Türkçe ile ilgisi felsefe ile değil edebiyat ile ilgili olduğu, felsefecilerce değil edebiyatçılarca yönetildiği için Türkçe konusunda birçok yanlış içindedir, ki bir de felsefel, bilimsel olması gereken bu kurum Cumhur başkanlığı'na(Cumhur başkanlığı'na) yani siyasete yani felsefeye ve bilime zıt biryere(bir yere) bağlanmıştır.

Tdk'nin yanlışlarından biri de 'Herşey, her şey, sıradışı, sıra dışı, hiçkimse, hiç kimse' konusularında(konularında) bence.

Tdk demiş ki 'Herşey' değil 'Her şey' yazılmalı; 'Sıradışı değil sıra dışı' yazılmalı; 'Hiçkimse değil hiç kimse' yazılmalı.

Oysa hem 'herşey, sıradışı, hiçkimse' doğrudur hem de 'her şey, sıra dışı, hiç kimse', ve anlamları da farklıdır.

'Her şey' şeylere odaklanırken, tek tek şeyleri önemserken, tek tek şeyleri dikkate alırken, tek tek şeyleri sunarken, tek tek varlıkları söz konusu ederken, somut bir anlama sahipken 'herşey' özeli değil geneli içerir yani 'herşey' deyim özelliği taşır.

Örnek ki 'Burada her şey güzel' yazılırsa oradaki sidik de, lağım da güzel olmuş olur ancak 'Burada herşey güzel' yazılırsa oradaki herşey dikkate alınmaz, bazı şeyler dikkate alınır. Yani bir insana 'Senin her şeyin güzel' ya da 'Ben senin her şeyini seviyorum' demek; 'Senin sidiğin, bokun, sümüğün de güzel', 'Senin bokunu, sidiğini, sümüğünü de seviyorum' demektir ancak 'Senin herşeyin güzel' ya da 'Senin herşeyini seviyorum' demek insani özellikleri, hoşa gidecek şeyleri özellikleri dikkate almaktır yalnızca.

Yani deyim olan 'herşey/Herşey' bitişik yazılır, gerçek olan 'her şey/Her şey' ise ayrı yazılır. Yani 'herşey' 'bazı'yı yani koşulluluğu, 'her şey' geneli yani koşulsuzluğu kapsar.

Yani bir hükümdar bir kişiye 'Buradaki herşeyi alabilirsin' dediğinde eşini, çocuklarını, hazinesinin tümünü, sarayını kastetmez ancak 'Buradaki her şeyi alabilirsin' dediğinde 'Onları da mı?' diye sorulabilir.

Yani 'Seninle herşeyimi paylaşırım'ın içine sidik, bok gibi şeyler girmez ancak 'Seninle her şeyimi paylaşırım'ın içine mantık olarak girer. Bunun gibi 'Bana istediğin herşeyi söyleyebilirsin'in içine küfür, hakaret girmez ancak 'Bana istediğin her şeyi söyleyebilirsin'in içine girer. Yani konuşurken de, yazarken de, sözleşmelerde de buna dikkat etmek gerekir.

Yani 'Herşey, sıradışı, hiçkimse' genel ve soyut yani deyim özelliği iken 'Her şey, sıra dışı, hiç kimse' özel ve somuttur yani gerçek özelliğidir.

İngilizcede de zaten 'her şey' değil 'herşey' yani everything, 'hiç kimse' değil 'hiçkimse'  yani nobody yazılır.

'Her kes' mi yazılıyor yoksa 'herkes' mi; oysa ikisi de doğru ki İngilizcede de zaten 'Everybody' yani 'Herkes' yazılıyor.

Türkçenin öteki dillerden bir farkı, bir üstünlüğü, bir sırrı da bu tür ayrıntılardadır da zaten, ve bu hal Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene'si ile bu noktada da buluşur zaten ki Atatürk de Türkçeye ve dile büyük bir önem ve değer vermiştir zaten. Emin olun; bu ülkede gerçek Türkçe sınavı yapılsa hiçkimse geçemez.

Gerçek ki Türkçe hem tüm dillere giden yoldur hem de evrensel dilini anahtarıdır; Türkçesiz felsefe ve bilim asla tam, mükemmel olmaz yani herşey Türkçenin de sınavından geçmelidir.

Bu nedenle hep diyorum ki dilini geliştiremeyen bir millet ya yozlaşır ya köleleşir; ve Türkiye ancak Türkçe özgürleşirse özgür olur oysa ülkemizde Arabça ile selam alıpveriyoruz(alıp veriyoruz), 'Selamü aleyküm, aleyküm selam'; Fıransızca(Fransızca) ile özürleşiyoruz, 'Pardon'; ve cinsel organlarımıza Latince sesleniyoruz, 'Penis, Vagina'; sonra Dolar 10 Tl olsa ne olur, 1 Tl olsa ne olur.

Türkçe ile dans etmek kolay değildir, öyle ki Türkçe dünyanın en zor, en karmaşık dilidir gerçekte, yani Türkiye'deki Türkçe, yani dahi kahraman Mustafa Kemal Atatürk'ün sayesinde.

Türkiye'nin kalkınması ve dünya önderi olması siyaset ve ekonomi ile değil; önce Türkçe, felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri ile olur.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 20.10.18/02.28


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİN HADİSİLERİ Felsefe 21.07.2019
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019
DOĞRUNUN PİTORESKİ Felsefe 26.06.2019
MÜMKÜNSÜZLÜĞÜN İPİNCE SIRTI Felsefe 22.06.2019
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019