CUMHUR İTTİFAKI BİTİYOR MU ?

Erdoğan ve Bahçeli ittifakında yolun sonu görülüyor gibi. Her geçen gün arası daha da açılan iki liderin 2019 yerel seçimleri öncesinde ittifaka gidip gitmeyeceği, belirsizliğini koruyor. Bu yeni sistemle birlikte, ittifakta yer alan iki partinin aslında mazisi bildiğiniz üzere 3 yıl kadar. Yani 3 yıldır gizli ve açık bir şekilde ittifak yapıyorlar. Kimine göre sorunun başladığı yer, Bahçelinin af kanunu istemesi. Kimine göre ise başka sebepler. Ancak bana göre asıl ayırım noktası, böyle bir ittifakın başlangıcı. Yani böyle bir ittifakın oluşması problem. Milliyetçi kesim yıllardır ayakta, sayıp sövdüğün binbir türlü hakarete maruz kaldığın biriyle nasıl kol kola yürüyebilirsin diyor. Bahçeli ise ben ittifaka 15 Temmuz darbe girişiminden sonra karar verdim diyor. Peki o zaman 15 Temmuz'un müsebbibi olan bir partiyle neden ittifak yapıyorsun demek gerekiyor. Bahçeli ise bunu söyleyenlere, ben Tayyip Erdoğan'ın yanında durmasaydım vatanı işgal ederlerdi diye karşılık veriyor. Bende o zaman vatanın istihlasını tek bir kişiye indirgemek, millete hakaret değilmidir derim. Bu millet asırlardır ayakta, Tayyip Erdoğan gider başkası gelir, sen savunduğun değerlerden, milliyetçi değerlerden neden vaz geçtin, neden davanı sattın diye sorarım.. Bu sorular uzar gider..

Biz gelelim meselenin özüne.. Bu iki liderin arası aslında 24 Haziran seçimlerinden hemen sonra bozuldu. Herkesin atladığı mesele bu. 24 Haziran seçimlerinden sonra Bahçeli ne demişti '' Milletimiz bize denge ve denetleme görevi vermiştir ''. Peki millet sana denge ve denetleme görevini verdi diyelim, ama kim verdi ? Seçim sonuçlarında hepimiz gördük ki, milliyetçi oyların %70'lik bir kısmı İyi Parti'ye oy verdi. Sana oy veren kim Bahçeli ? Akp seçmeni. Sen kendi tabanını zaten kaybetmişsin. İttifakın olması bir şey ifade etmez. Yani sen Akp seçmeni sayesinde bu oyu almış oluyorsun. Bu oy oranına rağmen ben Akp'yi denetleyeceğim diyorsun. Bu söz Tayyip Erdoğan tarafından hoş karşılanmadı. İşte mesele 24 Haziran gecesi başladı.

İlerleyen süreçlerde iki partinin kurmayları bir çok konu da birbirine zıt görüşler açıkladılar. Yakın bir zaman da bedelli askerlik kanunu çıktı biliyorsunuz. Bu kanuna esasen Devlet Bahçeli karşıydı ve bu ittifak olmasaydı, bu kanun için red oyu kullanacaktı. Ancak ittifak onun elini kolunu bağladı. Ve en son olarak da af meselesi ile ipler tamamen koptu. Açıkçası ben bu konuda kesinlikle hükümet gibi düşündüğümü belirtmek istiyorum. Bahçeli, kimleri kapsayacağını, hangi suçlar için bu kanunun çıkarılması gerektiğini açıklamadan, ortaya bir af kanunu tartışması attı. Şu anda zaten, Akp tabanının büyük çoğunluğu da artık bu ittifakın sürdürülmemesi gerektiğini düşünüyor.

Daha bir çok mesele var ve kapalı kapılar ardında belki bizim bilmediğimiz bir çok sebep daha olabilir. Bütün bu gelişmelere bugün Erdoğan şu açıklamaya yaparak son vermiş oldu ''  Cumhur İttifakı gönüllerde yaşayacak ''.. Artık ittifakın sonuna gelindiği olarak yorumluyorum bu sözü. Ancak sonuna gelinmesi demek Bahçeli'nin Akp'den bağımsız bir siyaset güdeceği anlamına da gelmiyor. Ben bu Mhp'yi Bahçeli'nin Mhp'si olarak tanımlıyorum. Hep söylediğim bir şey var. Sanırım ölene kadar da aynı sözü söyleyeceğim, '' Bir Milliyetçi asla Muhafazakar düşüncenin esiri olamaz. Milliyetçi önce Ulus değerleri düşünmek ve bunun için mücadele etmek zorundadır '' Bugün ve geçmişten beri süre gelen politikalara, Mhp'nin içinden de muhalefet var. Kimisi sesini çıkartabiliyor, kimisi çıkartamıyor. Zaten ses çıkartanlar partiden derhal ihraç ediliyorlar. Meral Akşener ve kurmayları gibi..

Meral Akşener demişken, geçtiğimiz günlerde üzüntü verici bir olay yaşadı kendisi. Bahçeli'nin azmettirmesi ile kuru kalabalık Akşener'in evinde slogan atıp daha sonra dağılmıştı bildiğiniz üzere. Bu olayı şiddetle kınamakla ve Akşener'e geçmiş olsun demekle birlikte, Akşener'in neden davacı olmadığını da sormak isterim. Çünkü bu olay hem şahsına hemde oy aldığı seçmenlerine karşı yapılmıştır. Bir komutanın nasıl askerlerinin hakkını ordunun hakkını koruması onun için namus borcuysa, siyasi liderlerinde seçmenlerinin haklarını koruması o kadar namus borcudur. Bu eleştirilerimin aynısını Kılıçdaroğluna da yapıyorum.. 

İttifakın dağılması bizim için neden önemli peki..  Geçmiş yazılarımda da belirttim. Şu anda Milliyetçi Hareket, Milliyetçi düşünce bir uykuda. Uyuyanlar ancak ittifak dağıldığı zaman uyanacaklar. Yıllardır Bahçeli, Akp ile ittifak yaparak milliyetçi cepheyi ikiye böldü. Bu durum ise Akp'ye hem Başkanlık sistemini değiştirmeyi getirdi, hemde 24 Haziran seçimlerini Erdoğan'ın kazanmasını getirdi. Aslında uyanış geç kaldı diyebiliriz. Çünkü Erdoğan hedeflediği tüm işleri gerçekleştirdi. Sıra en büyük ve son hedefe geldi. O hedefte 2023 Atatürk'süz Türkiye Hedefi. 

İşte bu hedefi gerçekleştirmemek için bu uyanışın olması gerekiyor. Bu hedef gerçekleşmezse kazanılan bu kadar seçimin bir önemi de kalmamış olacak. Atatürkçülerin, Milliyetçilerin ve Solcuların birleşerek, Muhafazakar düşüncenin karşısında yer aldığı gün Akp'nin iktidardan düştüğü gün olacak. Bunun içinde Bahçeli'nin bu ittifaka girdiği için pişman olacağı günler yakın gibi gözüküyor. Bakarsınız Akşenerle ittifak yapar Erdoğan. Türkiye siyasetinde her şeyi gördük ve göreceğiz. Akşener bugün McKinsey meselesinde Erdoğan'ın yanında durduğunu açıklamıştı. Geçtiğimiz aylarda da millet ittifakını ilk dağıtan Akşener ve partisi olmuştu. Böyle birşeyin olacağına ihtimal vermek istemem ancak siyaset insana herşeyi yaptırabilir.

McKinsey meselesinde ise, Erdoğan son açıklasında '' Fikri danışmanlık alınmayacak, biz bize yeteriz '' dedi. Biz bize yeteriz yetmesine de, o zaman bu şirketten neden Berat Albayrak yardım istedi. Hemde bu kadar Abd ile ters olduğumuz bir zamanda. McKinsey şirketi bildiğiniz üzere, Amerikan uluslararası danışmanlık firması..

Bu olayı İyi Parti veya Chp'li bir bakan yapsaydı bugün her türlü hakaret, vatan haini yaftaları yapıştırılmazmıydı ? Ya da geçtiğimiz günlerde Üsküdar belediyesinin yıktığı Camii'yi acaba, Chp yıksaydı ne olurdu ? Herhalde sokağa çıkarlardı ve Belgrad ormanına gizledikleri silahlarla iç savaş çıkartırlardı..

Muhtemelen Erdoğan kısıklı da aile yemeği esnasında damadına kızacak '' Oğlum evladım yapma böyle şeyler diyecek ''. Biliyorsunuz nepotizm'in tavan yaptığı bir ülke artık ülkemiz. Her yerde akrabalar, damatlar. Her halde görevden almaz da, böyle bir tepki koyabilir ! Her halde !

Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

Twitter adresim ; twitter.com/Yigit_KrTpRk

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ATATÜRK'ÜN HAYATINDAKİ 19 SAYISI Genel 30.11.2018
KILIÇDAROĞLU KİMİN PİYONUSUN ? Politika 21.11.2018
HAFTALIK GÜNDEM ANALİZİ Politika 27.10.2018
'' MEFTUNE'' 5.BÖLÜM BABAM İLE SON VEDA Edebiyat 14.10.2018
  ‘’ MEFTUNE ’’ 4.BÖLÜM  ÖLÜMÜN KIYISINDA Edebiyat 13.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİN OLMALI MI? Politika 09.12.2018
NEREDEN ÇIKTI DEMEYİN Politika 09.12.2018
Bazı Siyasi Tezlerim Politika 08.12.2018
Milletimiz Her Şeyin Farkında (Teröre Karşı Sağduyulu) Politika 07.12.2018
İngiliz Arşivinde Erbakan ve Kıbrıs Politika 03.12.2018

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Kenan Bulut 06.10.2018

Yine harika bir yazı kaleme almışsın kardeşim. Söylediklerine aynen katılıyorum ayrıca Akpciler de katılacaktır kesinlikle. Herşey vatan için Herşey Mustafa Kemal Atatürk için kal sağlıcakla.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.